Hac ibadeti, İslam dininin beş temel esasından biridir. Hac; ergenlik çağına gelmiş, akıllı, sağlıklı, hür ve gücü yeten her müslümanın yapması gereken bir ibadettir. Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde “Gücü yetenlerin Kabe’yi ziyaret etmesi Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır”(1) buyurmaktadır. Haccın İslam dininde önemli bir yeri vardır. Hac ibadetinde diğer bütün ibadetlerin özellikleri mevcuttur. Çünkü Hac ibadeti hem bedeni hem mali bir ibadettir. Peygamberimiz (sav) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyor: “Günahtan ve noksanlıklardan uzak makbul bir Haccın karşılığı ancak cennettir.”(2)
Hac ibadeti dünyanın farklı bölgelerinden farklı insanların tek bir gaye için bir araya geldikleri, her türlü vasıf ve rütbeden sıyrılarak beyaz ihramlar içinde, İslam’ın tevhit inancını birlikte yaşadıkları bir ibadettir. Oraya gelen her insan sonunda bu dünyadan böyle beyaz bir kefenle ayrılacağını, mal-mülk, evlat, makam ve mevkiinin burada kalacağını adeta yaşar. Böyle bir ruh ve imanla orada toplanan Müslümanlar Kabe’de buluşurlar tavaf ederler telbiye getirirler. Kendilerinin birer aciz kul olduğunu, Allah’ın uğrunda her şeylerini feda edeceklerini, nefislerine asla fırsat vermeyeceklerini ve birbirlerinin kardeşi olduklarını ispat ve ilan ederler.
Hac ibadeti sayesinde insan peygamberimizin doğduğu, büyüdüğü, insanlara İslam’ı anlatma uğruna çile ve ızdıraplar çektiği, her köşesi kutsi ve mübarek hatıralarla dolu olan o mukaddes beldeleri görme fırsatı bulur. Müslümanlar için önemli bir yere sahip olan Hac, duaların kabulüne günahların affına vesile olur. Nitekim Sevgili Peygamberimiz bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurur: “Bir kimse Allah için hacceder kötü sözlerden fenalıklardan uzak kalırsa o kimse anasından doğduğu günkü kadar temiz ve günahsız olur.”(3)
Maddi ve manevi çeşitli sıkıntılara katlanarak hacca giden her müslümanın kötü söz ve davranışlardan uzak durması gerekir. Hacca gitmeden önce bu ibadetin esaslarını ve orada hangi fiillerin cezayı gerektirip hangilerinin haccı ifsat edeceğini iyi öğrenmelidir. Bu mübarek yolculuğa çıkan bir mümin sabırlı ve hoşgörülü olmalıdır. Orada hiçbir kardeşiyle münakaşaya girmemelidir.
(1) Al-i İmran, 97
(2) Riyazü’s-Salihin, H.N.1272
(3) Buhari, Hac, 436
(4) Riyazü’s-Salihin, H.N.1269














