Numara Taşınabilirliği Özgürlüğü 9 Kasım 2008'de Başlıyor
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Numara taşınabilirliğinin uygulanmakta olduğu pek çok ülkede, abonelerine eksiksiz altyapı ve teknik destek hizmeti veren Telefon Şirketleri, bu konudaki deneyim, bilgi ve birikimini Türkiye'deki abonelerinin hizmetine sunuyor. Telefon Şirketleri, yenilikçi ürün yelpazesi, kaliteli hizmetleri ve çok seçenekli tarifeleri ile numarasını değiştirmeden operatörünü değiştirmek isteyen kullanıcılar için en ideal seçim olacak.
Numara taşınabilirliği nedir?
Numara taşınabilirliği, cep telefonu numaranızı değiştirmeden istediğiniz operatöre geçme özgürlüğüdür. Yani bundan böyle operatörünüzü değiştirdiğinizde, numaranız 10 hane olarak tümüyle aynı kalacak.
Numara taşınabilirliğinin avantajları neler?
Devamını oku: Numara Taşınabilirliği Özgürlüğü 9 Kasım 2008'de Başlıyor
Camilerin Birlik ve Beraberliğimize Katkısı
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Cami, Müslümanları toplayan, birleştiren anlamına gelir. Camilere devam eden cemaat, sadece bedenen bir araya gelmiş olmazlar. Aynı zamanda ruhen ve kalben olduğu gibi fikren ve hissen de birleşmiş olurlar. Camide kabile, aşiret, ırk, zengin-fakir, soylu-sıradan gibi sınıf ayırımı olmaz. Tüm cemaat aynı inancı, aynı düşünceyi ve aynı duyguyu paylaşan bir tek vücut haline gelmiştir.
Dili bir, gönlü bir, imanı bir insan yığını,
Orada görür varlığının bir yere toplandığını.(1)
Günde beş vakit namazlarda cemaatle başlayan birlik şuuru ve hidayet nuru, merkezi nokta cami olmak üzere halka halka genişleyerek yayılmaktadır. Yüce Allah Kuran’ında, "Nurunun; içinde adının anılmasına ve yüceltilmesine izin verdiği evler olan camilerde parladığını"(2) haber vermektedir.
Bayram Hutbesi
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Bayramlar yüce duyguların coştuğu, sevgi ve saygı hislerinin mü'minler arasında alabildiğine canlandığı güzel günlerden biridir. Bayram insanları kaynaştırıp bir araya getiren en güzel vesilelerden biridir. Öyle ki, bayramda şahlanan yardımlaşma ve hediyeleşme ruhu yalnızca hayatta olanlara bağlı kalmaz, dünyadan gidip kabirlerinde bir Fatiha bekleyenlere kadar uzanır. Onların bu dileğini yerine getirmek için mü'minler bayramda kabirleri ziyaret ederler; ruhlarına Kuran’lar, Fatihalar ve dualar okuyarak onları da sevindirirler.
Ramazan Bayramının ise mü'minler arasında ayrı bir yeri vardır. Çünkü bu bayram, her gün tutulan orucun iftar vaktindeki sevinci gibi, tutulan bir aylık orucun toplu bir iftar sevincini ifade eder. Bir ay boyunca, özellikle sıcak ve uzun günlerde nefislerine oruç tutturan mü'minler, sabır imtihanını vererek manevi sorumluluktan kurtulmanın sevincini Ramazan Bayramında yaşama imkânına kavuşurlar.
Emirdağ Spor Ve Oynanan Son Üç Maç
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Mustafa Çınar
Özel işlerimden yoğunluğu sebebiyle bu yıl ki yazılarıma belli bir süre ara vermek zorunda kaldım. Sevgili okuyucularımızdan özür diliyorum. Yaklaşan Ramazan bayramı nedeniyle de halkımızın ve tüm İslam aleminin Ramazan Bayramını kutluyor, hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Gelelim üç haftasını geride bıraktığımız süper amatör küme maçlarına, İlçemizin tek ve güzide takımı Emirdağ spor her yıl olduğu gibi, bu yılda lige fırtına gibi girdi ve üç te üç yaparak şampiyonlukta ne kadar iddialı olduğunu yine Afyonkarahisar’a gösterdi.
Benim asıl korkum takımın üç derbiyi kazandıktan sonra rehavete kapılması, üç derbiyi kazanmış takım nasıl olsa herkesi yeneriz havasına girmesinden korkuyorum. Şunu unutmayalım iyi takımların puan kayıpları ligin güçsüz diye anılan, zayıf takımlarına karşı olmuştur. Bu Türkiye süper liginde de amatör liglerde de her alanda böyle olmuştur. Bunun içinde yönetim kurulu arkadaşlara ve teknik heyetimize çok fazla iş düşmektedir. Futbolcu arkadaşlarımızı maçlara büyük küçük takım diye ayırt etmeden her rakibi derbiymiş gibi hazırlamaları gerekir. Motivasyon iyi sağlandığı, problemlerin çözüldüğü bir takımda başarıda kendiliğinden gelecektir.
Kadir Gecesi ve Kuran
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu da cehennemden kurtuluş olan Ramazan ayının son günlerine yaklaşmaktayız. Bir Kadir Gecesini daha idrak edebilme fırsatını yakalamanın coşkusunu hep beraber yaşıyoruz. Bu gece Mübarek Kadir gecesidir. Bu kutlu gece hepimize mübarek olsun.
Yüce Allah Kur’an-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır: “Biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar. O gece, esenlik doludur. Ta fecrin doğuşuna kadar.”(1)
Sevgili Peygamberimiz de bir hadislerinde; bu gecenin önemine işaret ederek “Kim inanarak ve mükafatını yalnız Cenab-ı Haktan umarak Kadir Gecesini ihya ederse geçmiş günahları affedilir”(2) buyurmuş, Kadir gecesinin Ramazan ayının son on gününde aranmasını tavsiye etmiştir. Bizzat kendileri de Ramazan'ın son on gününde ibadetlerini daha çok artırmış, aile fertlerinin tamamına ibadetle meşgul olmalarını öğütlemişlerdir.
Doç Dr. Selami Doğan
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Biyoğrafiler
5 Ocak 1968 de Emirdağ’da doğmuştur. 6 yaşına kadar Emirdağ’da yaşayan Selami Doğan 1974 yılında ailesiyle birlikte Almanya’ya taşınmıştır. İlk orta öğrenimi Almanya da tamamlayan Doğan 1985 yılında girdiği Albertus Magnus Üniversitesi, Tıp bölümünü 1991 yılında tamamladı.1993 yılında Yüksek Lisansını Goethe Üniversitesinde tamamladı. Kalp cerrahisinde minimalinvasif teknikler dalında Doktorasını 1997’de Köln üniversitesinde tamamlamıştır.
2007 yılında doçentlik ünvanını alan Selami Doğan 2008 Eylül ayında Türkiye’ye dönerek, Eskişehir Sakarya Hastanesinde göreve başlamıştır.
Evli ve 2 çocuk babasıdır.
Zekat ve Sadaka-i Fıtr
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Rabbimiz Allah yeryüzünde yarattığı her canlıyla birlikte rızkını da var etmiştir. Ancak imtihan gereği olarak kimine az kimine de fazla rızk vermiştir. O’nun karşılıksız olarak verdiği bu nimetlerin adalet ölçülerine uymadan dağıldığı bir dünyada sıkıntılar baş göstermektedir. Azınlık bir kesim bolluk ve refah içerisinde yüzerken, büyük çoğunluk kuru bir ekmeğe muhtaç, sefalet içerisinde bir hayat yaşamaktadır. İnsanlığın huzur ve selameti için gönderilen dinimiz, bu dengesizliğin ortadan kaldırılması için sosyal bir ihtiyaç olarak, zengini fakire, fakiri zengine yaklaştıran bir köprü olan zekât ve sadaka-ı fıtrı emretmiştir.
Büyüklerimiz ’’Tok açın halinden ne anlar’’ diyerek bir insanın sıkıntısını anlamanın en iyi yolunun o sıkıntıyı kendisinin de yaşaması olduğunu ifade etmişlerdir. İçinde bulunduğumuz şu kutlu zaman dilimi içerisinde oruç tutarak açlığın ne kadar katlanılması zor bir şey olduğunu anlıyoruz. Ancak bu açlıkla birlikte soğuk kış gününde evinde yakacak odunu olmayan, hasta çocuklarını doktora götüremeyen, tedavi ettiremeyen, çaresizlik içerisinde bocalayan bir babanın durumunu anlayabiliyor muyuz acaba?














