Trafik Çilesi Çekilmez Oldu
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Metin Sağlam
Emirdağ ilçesinde yaz aylarının gelmesi ile başlayan trafik çilesi artık çekilmez oldu. Özellikle yurt dışında yaşayan gurbetçilerin tatillerini geçirmek üzere ilçeye geldikleri Temmuz ve Ağustos ayları çile ayı oluyor. Hep söylendi yazıldı çizildi, fakat ne hikmetse hiç bir yetkili kulak asmadı. İlçenin en işlek 3 caddesine üç görevli görevlendirmek bu kadar mı zor. Hiç bir modern toplumda bu kadar vurdum duymazlık olamaz. Olmamalıda. Geçen yıl yaz aylarında görevlendirilen yetkililer trafiği Arap saçı olmaktan kurtarmıştı. Temmuz ayı sonunda ilçedeki görevinden ayrılıp Yozgat iline tayin olup giden Emniyet Amiri Mehmet Çoşkun'un bir uygulaması vardı. Eskişehir caddesi, Bolvadin caddesi ve Girne caddesine görevlendirilen polis memurları bu sıkıntıların önüne geçiyordu. Bu yıl ne hikmetse bu uygulama yapılmadı. Tabiki insanlar için çile dönemi de başladı. Lütfen bu konuda kim yetkili ve etkili ise bu soruna bir çözüm bulsun. İnsanlar artık sokak ortasında yol verme kavgasına başlayacak. İlçenin acilen otopark konusundada sıkıntısı var.
İslamda Yaralama ve Adam Öldürme Haramdır
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi

Sonsuz güç ve kudret sahibi olan Yüce Allah, İnsanı en güzel bir şekilde yaratmış, şan ve şeref sahibi kılmış ve sayamayacağımız nice nimetleri insanoğlunun emrine vermiştir.
Rabbimizin bu kadar değer verdiği insanoğlu, yaratılış gayesine uygun olarak hareket ederse, dünya sorunsuzca yaşanılabilecek bir mekan haline gelecektir. Müslüman hiçbir zaman kinin, nefretin ve kabalığın timsali olamaz. Bulunduğu toplulukta kimseye zarar veremeyeceği gibi, başka birinin canına kıyması ise asla düşünülemez. Müslüman bilir ki Allah’ın emanet olarak verdiği bu canı alacak olan da yine O’dur.
Cenab-ı Hakk hutbemin başında okumuş olduğum ayet-i kerime’de mealen: “Kim katil olmayan ve yeryüzünde fesat çıkarmayan bir kişiyi (haksız yere) öldürürse sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir adamın hayatını kurtarırsa sanki bütün insanların hayatını kurtarmış olur”(1) buyurmaktadır. Hiçbir kimse gerekçesi ne olursa olsun bir kişiyi öldüremez ve kanaatlerine göre hüküm veremez. İnsanları suçlarından dolayı ancak otoriteyi elinde bulunduran devlet cezalandırabilir.
Miraç Kandili
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi

Üç aylar içersindeki mübârek gecelerden bir tanesini daha idrak etmek üzereyiz. Önümüzdeki 29 Temmuz salı günü Miraç Kandilidir. Miraç bir yükseliştir, bütün süflî duygulardan, beşerî hislerden tertemiz bir kulluğa, en yüce mertebeye terakkî ediştir. Sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s)’in şahsında insanlığın önüne açılmış sınırsız bir terakkî ufkudur.
Miraç öyle bir gecedir ki, iki Cihan serveri onda Rabbi Âlâsının huzuruna maddi cisim ve duygularıyla birlikte yükselip gözüyle Cemâlullâh’ı müşahede etmiştir. Önce içinde bulunduğu Kâbe ve Mescid-i Haramdan, etrafı peygamberlerle mübarek kılınan Mescid-i Aksâya götürülmüş, oradan da bütün âlemleri geride bırakarak peygamberlerle bir bir görüşmüş, varlıklar âleminin en son noktası olan Sidre-i Müntehâya ulaşmış, oradan da geçip Rabbinin huzûr’u izzetine yükselmiş, Vahdet sarayına girmiş ve İlâhi kelâmı doğrudan doğruya işitme nimetine mazhar olmuş, ümmetine büyük bir müjde ve şefaatle dönmüştür.
Miraç mucizesi Kur’ân’ı Kerim de âyetlerle anlatılmış ve varlığı inkâr edilemeyecek bir şekilde ortaya konmuştur. Bu İlâhi yolculuğun ilk merhalesi olan Mescid-i Aksâya kadar ki safha Kur’an da şöyle anlatılır:
Ekizce Köyü'nün İlköğretmeni Huriye Hanım ve Basılı eserleri
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler

Huriye Öğretmen daha 17-18 yaşlarında iken 1952, yıllarında Ekizce Köyü’nün idealist genç ve çok çalışkan bir köy öğretmeniydi. O yıllarda öğretmenler saat kullanmadan ve saate bağlı kalmadan geceli gündüzlü çalışırlardı. Öğrenciyi yalnız okutmakla kalmazlar, yetiştirmek için uğraş verirlerdi. Arkada kalan öğrencinin yetişkin ve başarılı olmaları için adeta çırpınır dururlardı. Fakirlik diz boyu idi. Hemen hemen hiç kimse, istediğini yiyip istediğini giyemezdi. Çok öğrencinin okul giysileri şimdiki gibi çeşitli ve dayanıklı değildi. Beslenme de giyim kulam da öylesine bir çaresizlik ölçüleri içindeydi.
Hele okul, öğrencinin biraz uzağındaysa kış günlerinde çocuğun okula gelip gitmesi işkenceden başka birşey değildi. İşte HURİYE ÖĞRETMEN o zamanlar bazı öğrencilerini sırtında yola kadar taşıyarak zorlu kış günlerinin güçlüğünü en aza indirmeye çalışanlardandı. Çünkü o zamanının öğrenci - öğretmen ilişkileri çok daha bircanlı anlamlarla yüklü bulunmaktaydı. Kurs vermek ve çocuğu parayla yetiştirmek için "PARALI DERSHANELER" yoktu. Onun için yetişkinliğine inanmadığı öğrencilere ayrıca vakit ayırarak, ve elbette ücretsiz özel çalışan öğretmenler, çoğunluktaydı. Biliniyorki HURİYE ÖĞRETMEN de Ekizce'de öğretmenken, bu çalışma biçimini uygulayanlardan birisiydi. Merhum babasının "SÖZÜ GEÇKEL BİRİSİ" olmasından ötürü Ekizce'deki çalışma süresi dolmadan ve hemen ertesi yıl, BURUNARKAÇ Köyü'ne tayini çıkıvermişti. Huriye hanım'ın yaşamla boğuşma, mücadele etme, yüksek irade gücüyle ayakta kalabilme, evde ve dışarıda binbir şiddet olayıyla başetme, analığının çeşitli oyunlarına direnebilme süreci ondan sonra başlamıştır. Ayrıca zamanın en güzel, en seçkin, en göze batan bir genç öğretmen olması da, üstüne üşüşen belaların dayanılmaz yanı olmuştur. Altmış (60) yıl öncesinin anlayışıyla ana-babaya ''KESİN İTAAT'' ve her şartta, sessiz kalma geleneği, yaşamını temelli içinden çıkılmaz duruma düşürmüştür.
Huriye Öğretmenin şimdi gerek öğretmenlik, gerek öğrencilik ve gerekse eşsiz güzelliğinin hüküm sürdüğü yıllara ait,
anılar zincirinden oluşan, üç ciltlik ve 400'er sayfaya yaklaşan, hemen hemen 1200 sayfa cürmünde roman türünde kitapları var. Kitaplar; yenice basımdan çıkmasına rağmen elden ele dolaşır durumdadır. Emirdağ'da satış rekoruna ulaşmış kitaplardır. Eskişehir, İzmir ve İstanbul'da hızlı satış yapan kitaplar arasına girmiştir. Şahsen ben okudum. Daha niceleri... Okuyucularının çoğu ağlamaktan kurtulamamıştır. Bendeniz dahi ağlamaktan kaçmak için kitapların bazı yerlerini, ara vererek heyacanımı bastırdıktan sonra okumaya yeniden başlamak zorunda kalmışımdır. Ama ağlamadan okuyanların az olduğunu çok iyi biliyorum. Çünkü kitapların üç cildide arka arkaya, yaşanmış hayatın tamamen çok acı gerçeklerini anlatan kitaplardır.
Devamını oku: Ekizce Köyü'nün İlköğretmeni Huriye Hanım ve Basılı eserleri
Rızkı Veren Allahtır
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi

Cenab-ı Hakk yarattığı her canlıya bir ömür tayin etmiş ve bu ömür boyunca tüketeceği rızkı da takdir buyurmuştur. En acizinden en kudretlisine kadar her canlı ancak ve ancak Yaratanın kendileri için takdir buyurduğu rızkı yiyebilir. Hiç kimse bir başkasının rızkını yiyemeyeceği gibi başka birileri de onun rızkını yiyemez. Yüce Rabbimiz bu gerçeği bizlere şöyle bildirmektedir:”Yeryüzünde kımıldayan hiçbir canlı yoktur ki onun rızkı Allah’a ait olmasın…”(1)
İnsan dünyada bulunduğu müddetçe maddi-manevi ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır. Bu ihtiyaçlarını elde edebileceği imkanlar da Allah tarafından kendisine verilmiştir. İnsan kendisine sunulan bu imkanlardan faydalanırken iki şeye dikkat etmelidir. Birincisi: Allah’ın teminatı altında olan rızkını meşru yollardan kazanmalı. İkincisi: Sadece helal ve temiz olanlar nimetlerden faydalanmalıdır. Çünkü her şeyi yaratan Allah: “Ey iman edenler! Eğer siz ancak Allah’a kulluk ediyorsanız, size verdiğimiz rızıkların iyi ve temiz olanlarından yiyin ve Allah’a şükredin”(2) buyurarak bu önemli noktaya dikkat çekmektedir.
İlçemize Fuar Alanı Kurulmalı
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Gurbetçilerimizin izinlerini geçirmek üzere geldikleri memleketimiz Emirdağ’da artik gelenekselleşen Emirdag Gurbetçi senliği ni yapacak sebze pazarından başka bir alanın olmayışı, zaten modern şehircilik planlaması olmayan ilçemizin geçmiş belediye yönetimleri de dâhil şimdiye kadar ne kadar da ileriyi planlamadan günü kurtarma politikalarıyla yönetildiğinin ispatidir.
İlçe stadyumu zemininin çimlendirme çalışmaları sebebiyle her türlü faaliyete kapatıldığı bir döneme denk gelen gurbetçi senliğinin yine bir köy meydanîni andıran ortamda yapılacak olması gülünç manzaralara şahitlik edeceğimizi şimdiden bize gösteriyor.
İçerisinde çocukluk günlerimin en güzel yıllarının geçtiği inkılâp ilkokulu bahçesine kurulan gondolu görünce yüreğim cız etti. Sebze pazarında yapılan milli bayramlarımızın yapıldığı geçit törenini görmek beni derinden yaraladı, daha önceki yıllarda yapılan gurbetçi senliğinin yine sağlıksız bir ortamda yapılacak olmasından hicap duydum.
Ücretsiz Pardus varken, İşletim sistemine Servet Ödemeyin !
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Pardus, TÜBİTAK-UEKAE (Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü) bünyesinde yürütülen bir işletim sistemi geliştirme projesidir. Pardus açık kaynak kodlu ve GPL (GNU Genel Kamu Lisansı) ile dağıtılan bir özgür yazılımdır.
Özgür yazılımlar kullanıcılarına diledikleri gibi çalıştırma, çoğaltma, inceleme ve değiştirme, ve yeniden dağıtma özgürlüklerini koşulsuz olarak verirler. Bu özgürlükler sayesinde kapalı kodlu ve sahipli yazılımlara göre daha fazla güvenlik, esneklik ve tasarruf sağlarlar.
Ulusal işletim sistemi Pardus, kendini yeniledi ve Windows ile savaşmaya hazır. Ücretsiz, hızlı ve kolay kullanım vaad eden Pardus 2008 sistemi kullanıcıların hizmetine sürüldü.
Yurtdışında geliştirilen işletim sistemlerinin dikkatini çekmeyi başaran, Türk yazılımcılar tarafından geliştirilen ve Tübitak tarafından desteklenen Pardus, uzunca bir süreden sonra kendini yeniledi ve son hali ile indirilmeye hazır.
Tamamen özgür bir yazılım olan Pardus, ücretsiz olarak isteyen herkese dağıtılıyor. Linux dünyasına adım atmak isteyenler,
bu işletim sistemi ile başlangıcı gerçekleştirebilirler.
Devamını oku: Ücretsiz Pardus varken, İşletim sistemine Servet Ödemeyin !














