Büyük Günahlar
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Muhterem Müslümanlar
Günah Allah'ın emirlerine aykırı olan iş ve söz demektir. Yüce Rabbimiz kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'de, Sevgili Peygamberimiz de hadislerinde neyin günah ve haram olduğunu açıklamışlardır. Nitekim Resul-ü Ekrem (s.a.v.) Efendimiz bir gün; “İnsanı mahveden yedi şeyden kaçının” buyurmuşlardır. “Ey Allah'ın Resulü, bu yedi şey nedir?” diye sorulunca Peygamberimiz şu büyük günahları saymıştır: “Allah'a ortak koşmak, sihir yapmak, Allah'ın öldürülmesini haram kıldığı bir canı haksız yere öldürmek, yetim malı yemek, faiz yemek, düşmana hücum sırasında savaştan kaçmak, namuslu kendi halinde olan mümin kadına zina iftirası atmak”(1)
Kıymetli Müminler
Günahlar fıtrata aykırı olan ve yasak olduğu dini naslarla sabit olan fiillerdir. Ayrıca günahlar kişiyi hataya sürüklemekte, hatalar ise dünya ve ahiret mutsuzluğuna götürmektedir. Yüce Rabbimiz tarafından yasaklanan şeyler kişinin kendi lehine olan şeylerdir. Bu sebeple nelerin büyük günah olduğu bilinmelidir. Yukarıda sayılan 7 büyük günahın yanı sıra, ‘zina yapmak, rüşvet almak, kumar oynamak, anne ve babaya asi olmak, yalan söylemek, yalan yere şahitlik yapmak, gıybet yapmak, su-i zanda bulunmak, alay etmek, hırsızlık yapmak’ gibi haramlar da büyük günah olarak değerlendirilmektedir.
Afyonda Spor Camiası Ve Emirdağspor
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Mustafa Çınar
Şimdi soruyorum Afyon basınına ve Afyondaki spor camiası içerisinde bulunan arkadaşlara,Emirdağ spor şampiyon olup,gruplara gittiğinde hangi ili temsil edecek?Grup maçlarında başarılı olursa ki olacak hangi ilin takımı başarılı olmuş olacak?Ben söyleyeyim siz söyleyemezsiniz,Afyonu temsil edecek,Afyon başarılı olmuş olacak.Sizler o zaman hangi yüzle Emirdağlıların yüzüne bakacaksınız,nasıl geleceksiniz Emirdağlıların yanına,ne cevap vereceksiniz.
Geçen hafta ki yazımda Emirdağ spor’a yapılan en son haksızlığı Serdar’a verilen cezayı anlatarak belirtmiştim. Bu yapılanları Afyonda spor camiasının içindeki herkes yapıyor.Bu yeni bir şey değil.Emirdağlı da anlasın artık Afyon’un bize nasıl baktığını,yedi maç oynadık bir tane doğru düzgün maçımızı yöneten hakem görmedim.Ceza veriyorlar ikisi de direk kırmızı kart,birisi sahadan çıkmıyor hakeme dünya kadar hakaret ediyor bir maç alıyor,diğeri gördüğü kart yanlış,sessiz sedasız oyundan çıkıyor iki maç veriliyor,bu nasıl bir mantıktır, bu göstermiyor mu Afyondaki spor camiasının Emirdağ’a bakış açısını?
Dün yine sahada bir hakem faciası vardı.penaltılar verilmedi.Ofsayt ve faul olmayan pozisyonlarda,atılan goller ofsayt yada faul gerekçesiyle sayılmadı.Hadi bir pozisyon hata yaparsın,iki pozisyon yaparsın,maç boyunca da hep aynı takımın aleyhine hata yapamazsın arkadaş,eğer yapıyorsan ben bunda kasıt ararım.Dün kü hakemler de kasıtlıydı.Emirdağ sporlu futbolculara bu kadar kolay kart çıkarırlarken aynı kartları rakip takıma çıkaramıyorlar,yada çıkarttırmıyorlar. Ama ne yaparlarsa yapsınlar,Emirdağ spor şampiyon olacaktır.
Cumhuriyetin Fazileti
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Toplumsal hayatın her seviyesinde sevgiyi, şefkat ve merhameti, birbirini dinleme ve fikirlere
saygı göstermeyi insan ilişkilerinin vazgeçilmez şartı sayan Yüce dinimiz, insan iradesine ve özgürlüğüne yönelik her çeşit baskıyı reddeder. Zira kısıtlayıcı tutum ve davranışlar yeryüzünün en şerefli varlığı olarak yaratılan insanın fıtratına aykırıdır. Kur’an-ı Kerim’de,"De ki, Hakikat Rabbinin katından gelmiştir; artık dileyen iman etsin dileyen inkâr etsin." [1] buyrulmuş, insanlar İlahi hakikate inanıp inanmamakta bile özgür bırakılmıştır. Çünkü ancak akıl ve irade sahipleri ile dilediğini yapmakta özgür olanlar yaptıklarından sorumlu tutulabilir.
Fikir ve ifade hürriyetinin olmadığı bir ortamda insanların "doğal hakları" denilen, Allah'ın onlara doğuştan lütfettiği hakların korunması mümkün olmadığı gibi topluma faydalı olabilecek fikirler de rahatça üretilemez, ifade edilemez, hak savunulup haksızlık yerilemez. Bu da sonuçta topluma, onun maddi ve manevi gelişmesine zarar verir. Onun için Kur’an-ı Kerim toplum hayatını ilgilendiren kararlar alınırken danışarak iş görmeyi emretmiş, Peygamber Efendimiz de, toplumun sevk ve idaresinde istişareye, farklı görüşleri almaya hep önem vermiştir. Nitekim Hendek Savaşı öncesinde, savaş tedbirlerini istişareye açmış, kendisi farklı düşünmesine rağmen, çoğunluğun görüşünü uygulamıştır. Keza Peygamber Efendimiz’in bu dünyadan ayrılırken, kendi yerine bir yönetici atamaması da onun, toplumun hür iradesine ne kadar büyük bir değer verdiğini göstermektedir. Çünkü Efendimiz, inananların hür vicdanlarının kararlarına güveniyor, onların yanlış üzerinde birleşmeyeceğine inanıyordu.
Kul Hakkına Riayet
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Değerli Mü'minler!
Bir gün bu fani hayat son bulacak, gerçek hayat dediğimiz Ahiret hayatı başlayacak ve herkes dünyadaki hayatından hesaba çekilecektir. Akıllı ve basiretli insan: Allah'a ve O'nun kullarına karşı vazifelerini yapan, hak ve hukuka saygı gösterip, hesap gününe borçsuz ve günahsız olarak gitmeye çalışandır. Şu gerçek hiçbir zaman unutulmamalıdır: Kim iyilik ve kötülük olarak ne yapmışsa mutlaka karşılığını görecektir. Nitekim Cenabı Hak, Kur'an-ı Kerim’inde “Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür. Kim de zerre miktarı kötülük işlerse, onu görür”(1) buyurmaktadır.
Sevgili Peygamberimiz ise: "Bir kimsenin diğer bir kimsenin haysiyetine yahut malına tecavüzden dolayı üzerinde bir hak bulunursa, altın ve gümüşün geçmediği hesap günü gelmeden helalleşsin. Aksi takdirde, yaptığı haksızlık ölçüsünde iyi amellerinden alınıp hak sahibine verilir. İyiliği yoksa hak sahibinin günahından alınıp haksızlık eden kimseye yüklenir" buyurmaktadır.
Aziz Mü'minler!
Peygamberimizin veda hutbesindeki; "Ey iman edenler! Kimin bende bir alacağı varsa gelsin alsın; kimin sırtına vurduysam işte sırtım, gelsin vursun" sözleri, kul hakkının ne kadar önemli bir hak olduğunu açık ve net bir şekilde canlı tablo olarak bizlere haber vermiyor mu?
Kul hakkının ne derece önemli olduğunu ifade eden şu ayet-i kerîmede ise; ''Ey kavmimiz! Allah'ın davetçisinin davetine uyun ve ona iman edin ki, (Rabbiniz) bazı günahlarınızı bağışlasın ve sizi acıklı bir azaptan korusun''(2) buyrulmuştur. Dikkat edilirse bu ayette bütün günahların değil, ancak bir kısım günahların affedileceği bildirilmektedir. Şartlı affedilecek günahların ise, kul haklarıyla ilgili olduğu ve hak sahibi razı olmadıkça affedilmeyeceği ifade edilmiştir.
Muhterem Mü'minler!
Şu halde diyebiliriz ki; Müslüman, kul haklarına son derece titizlik göstermelidir. Bilerek veya bilmeyerek başkalarının hakkını alan kimse, o hakkı ödemek ve helalleşmek suretiyle kendisini kurtarmaya çalışmalıdır. Haksızlık edip de, hak sahibine hakkını vermeyenler; Ahirette pişmanlık duyacaklar ve çetin bir azaba uğrayacaklardır.
Herkesin hak ve hukukuna saygılı olalım. Kul hakkıyla Allah'ın huzuruna çıkmaktan saknalım. Kul hakkını, hak sahibi bağışlamadıkça Allah'ın bağışlamayacağını bilelim. Dünyadaki birçok kötülük, kavga ve cinayetlerin, insanlar arasındaki huzursuzlukların, kul haklarına saygı göstermemekten meydana geldiğim unutmayalım.
Sevgili Peygamberimizin: "Müslüman elinden ve dilinden Müslümanların emin olduğu, zarar görmediği kimsedir"(3) sözünü hayatımıza düstur edinelim.
Döğer Maçı Ve Ceza Kurulu
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Mustafa Çınar
Öncelikle şehit olan kardeşlerimize Allah’tan rahmet ailelerine başsağlığı diliyorum.Cumartesi günü Döğerde oynamış olduğumuz maçı güzel bir oyun sonucunda takımımız 3-0 gibi net bir sonuçla kazandı .İkinci hafta bırakmış olduğu liderlik koltuğunu tekrar aldı.İnşallah bundan sonra bir daha da o koltuktan hiç inmeyecek,sezonu da şampiyon olarak bitirecektir.
İşlerimin yoğunluğu nedeniyle bu hafta ben maça gidemedim.Giden arkadaşlardan aldığım bilgiler neticesinde de çok iyi bir oyun ortaya koymuşuz.En az yirmi pozisyona girip sadece üç gol atabilmişiz.Önemli olan kazanmaktı ve kazandığımız için son derece mutluyum.Beni mutlu eden bir başka olayda Döğer maçının çok centilmence geçmesidir.Maçta hiçbir olay olmazken Döğerspor’lu yöneticiler ve taraftarlar maç boyunca centilmence davranıp,ellerinden geldiği kadar takımlarını desteklemeye çalışmışlar,maç bitiminde de iki takımı da alkışlamışlardır. Döğerspor futbolcularına, Döğerspor taraftarlarına ve Döğerspor yönetimine böyle bir centilmenlik gösterdikleri için teşekkür ediyoruz.
Ne Yazsam?
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Yavuz Öztuncer
Çok şey yazamayacağım… Emirdağ Spor’u kutluyorum, Döğer Belediye Spor’u 3-0 gibi net bir skorla yendi.
Saygılarımla‘’ ŞEHİTLER ÖLMEZ’’
Kötü Oyun 3 Puan
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Yavuz Öztuncer
Öncelikle Tüm Türkiye’yi Yasa Boğan Şehitlerimize Allah’tan Rahmet Diliyorum.
Pazar günü İscehisar futbol takımını konuk eden Emirdağ Spor kötü futbola rağmen 3 puanı almayı başardı. Tüm takımı kutluyorum. Dikkatimi çeken birkaç olaya kısaca değinmek isterim. İlk olarak Emirdağ Spor kadroda sıkıntı çektiğini gördük. Geçtiğimiz hafta Dinar maçında Serdar’ın kırmızı kart görmesi ve Şamil’in sakat olması takımı eksik bıraktı.Takımımızın hedefi büyük, 3. Lig. Ancak bu hedefle yola çıkan takım, bu denli kadro sıkıntısı çekmemeli bence. Kırmızı kartın 2, sakatlığın birden fazla olduğunu düşünelim, sanırım 10 kişi çıkacak maçlara Emirdağ Spor. Takım bir an önce kadroyu genişletmeli diye düşünüyorum. Pazar günü oynanan maçta dikkat çeken bir başka konu hakem üçlüsünün komik hatta rezil duruma düşmesiydi. Orta hakem yardımcılarına bakmaz, yardımcılar orta hakeme bakmadan bayrak kaldırmaz, kalkan 10 bayraktan 9 u yanlış, Orta hakem kaybettiği otoriteyi sarı kartlarla sağlamaya kalkar… Ne yazsam, ne söylesem! Hakem atamalarını yapanlara söylüyorum, hakemleri eğitip yollayın maçlarda eğitmeye kalkmayın. Hele hele ligin favori olan takımlarının maçlarına böyle çömezleri yollamayın. Sitemizde yazmaya başlayan Mustafa ÇINAR’a seyirci konusunda katılıyorum. Saha içerisinde oynadım biliyorsunuz. Seyircinin destek verecek her tezahüratı saha içerisine olumlu yansır. Her alkışı futbolcuya güç verir.














