Prof Dr. Mehmet Ali KoyuncuMehmet Ali Koyuncu 01.04.1968 tarihinde Yeniköy’de dünyaya gelmiştir. Babası Fakı Koyuncu, Annesi Dudu Koyuncu’dur. Öğrenim hayatına Yeniköy İlkokulunda başlayan Mehmet Ali Koyuncu, ilkokulu bitirmiş, arkasından Yeniköy Ortaokuluna kayıt olur. Böylece Mehmet Ali Koyuncu Yeniköy Ortaokulunun ilk mezunları arasında yer alır. Lise eğitimini, Eskişehir Atatürk Lisesi'ne kayıt olur ve lise öğrenimini burada tamamlar. Lise öğrenimini de başarılı bir şekilde tamamlayan Koyuncu, girdiği üniversite sınavında da başarılı olur.Üniversite sınavını kazanmasıyla akademik kariyerine de başlamış olur.

1985 yılında Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesini kazanır,  

1989 yılında fakülteyi bitirir bitirmez Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesinde Araştırma Görevlisi olarak akademik hayata başlar,

1992 yılında yüksek lisansını tamamlayıp doktorasına başlar,

1996 yılında da doktora eğitimini tamamlayarak, aynı yıl Yardımcı Doçent olur,

Mehmet Ali Koyuncu1999 yılında Isparta’da Süleyman Demirel Üniversitesi Ziraat Fakültesine gelen Mehmet Ali Koyuncu 2000 yılında Doçent olur,

Doçent olduktan sonrada akademik çalışmalarını devam ettirip, 2006 yılında 38 yaşında Profesör olur,    

2004 yılında atandığı Atabey Meslek Yüksek Okul Müdürlüğünden 2009 Ocak ayında  ayrılarak Süleyman Demirel Üniversitesi Rektör Yardımcısı olur,

Halen Rektör Yardımcılığı görevini sürdürmektedir.

Bulunduğu görevler ve yaptığı çalışmalarla büyük takdir toplayan hocamız birçok öğrenci yetiştirmiş ve onların tez çalışmalarında ve ilerleyen hayatlarında onlara yardımcı olmuştur.
Mehmet Ali Koyuncu üniversiteden sınıf arkadaşı olan Fatma Hanımla 1990 yılında hayatını birleştirir. Fatma Koyuncu neredeyse aynı akademik süreçlerden geçerek 2006 yılında Profesör olur. Bayan Koyuncu 2008 yılında bir yıl süreyle Fen Bilimleri Enstitüsü müdürlüğü yapmış ve şu anda bölüm başkanı olarak çalışmaktadır. Çiftin Ahmet Ozan ve Efekan isimli iki erkek çocuğu vardır. Mehmet Ali Koyuncu yaşamında çok önemli yer etmiş dedesi Ahmet Koyuncu’ya olan ilgisini göstermek için her iki oğlunun isimlerini verirken dedesinden alıntılar yapmıştır. Büyük oğlunu ilk ismi dedesinin isminden ve ikinci oğlunun ismindeki efe kısmı yine dedesinin yörede bilinen “çolak efe” takma adından gelmektedir.