Ferda Boz Güneri

Bir gün Cebrâil gelmişti nûrlu huzura
Hüzünler düştü bir anda Fahr-i Kâinat’a
Dedi Yâ Resûlallah sabret duyduğun sırra
Hüseyin’in yolu düşer Kerbelâ çölüne

Öptü kokladı torununu bağrına bastı
Mübarek gözlerinden inci yaşları aktı
Ashabı hayret etti gönülleri de şaştı
Hüzünler çökmüştü Nebî’nin nûrlu yüzüne

Bu canım yavrum buyurdu şehit düşecektir
Susuz çöller içinde canları verecektir
Ümmetimde ne yazık onlara kıyacaktır
Kanı güle dönecek Kerbelâ’nın yurdunda

 

Avucuna bırakıldı kanlı kızıl toprak
Kokladı toprağı mahzun ve de ağlayarak
Bu toprak kan olursa bilinki ey ümmetim
Hüseyin’im şehit olmuştur dedi yanarak

Asırlar geçse de dinmedi bu acısı
Yakar ehlinin gönlünü Kerbelâ sancısı
Hüseyin’in aşkı ile atan her bir kalbi
Bir ömür ağlatır ah Kerbelâ’nın acısı

Ferda Boz Güneri