Yayla da Bahar
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Çoban Türküleri okşar içimi
Kaval seslerinde şen bülbül vardır
Yaylakadaki yurdlar bekler göçümü
Guruba karışmış ince tül vardır
Göğsü yeşillenen Emirdağları
Koynunda büyütür irem bağları
Kuşlar kanadında taşır çağları
Yavşanlar içinde gonca gül vardır
Turnam selam götür doğduğum yere
Gönüllere aksın yine Çaydere
Gölcük yaylasında yılda bir kere
Çiğdemler içinde mor sümbül vardır
Yellibel’den gelir gök gürültüsü
Oluklu da yarpız yerin örtüsü
Hasreti dindirir yayla türküsü
Karakovanlarda taze bal vardır
Sitare çiçekli tekne çukuru
Küdüklü Alıçlı Karaçamuru
Ağıllıkkaya da karar hamuru
Sönmüş ocaklarında sıcak kül vardır
Dona da akmeşe, Dandında sedir
Zibetli Yassıyurd kuytu yerdedir
Kızdoğdu açılan pembe güldedir
Yağlıpınarında uçan çil vardır
Gedikte Seki de ötüşür kuşlar
Göğüste guytuluk yapılır taşlar
Tahta sofralarda yenilir aşlar
Ocak başlarında tatlı dil vardır
Boynunda gümbürdek dağlıç koyunun
Yayla sevdasıdır oğuz soyunun
Çifte topakevli türkmen Beyinin
Atının sırtında örme çul vardır
Fikret Akın’ın basılmakta olan 7 Şiir Kitabı
Hüzünlü Bahar ‘dan alınmıştır
Ne Hazırlık Ama
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Yüksel Önaçan
Kurban Bayramı öncesi ve sonrası çok az kalem bayramın olumlu yanları üzerine yazı yazdı; pek çok kalemde akan kanları ön plana çıkararak olumsuzlukları sergiledi. Hatta Müslümanların inançlarına 'batıl, iptidaî' diyecek kadar ileri gidenler de oldu. Hayvan, can, kandan bahsedildi. Vejetaryen değildi bunların çoğu ve dolaplarında da etleri mutlaka eksik olmazdı, olmuyordu. Üslûp, hayvan sevgisi olsa da öz, dinî inanç sevgisizliğiydi.
Hıristiyan dünyası kadar Müslümanların inancına saygısı olmayanlar, haydi klavyenin başına.
Yeni bir yıla girerken dinî bayramımızdaki olumsuzlukları sergileme, yerini olumlu faaliyet ve sergilemelere bıraktı ve bırakacak pek çok sayfada.
Eğlencenin, alkolün bol olduğu otellerden yerler ayırtıldı.
Marketler yeni yıl hazırlıkları için hiç görmediğimiz ürünleri sergiliyorlar.
Çeşit çeşit alkollü-alkolsüz içecekler Amerikan barlarda, dolap ve kilerlerde yerini aldı.
Kıyafetler, maskeler, şapkalar hazır.
Odalarda, pencerelerde yanacak ampuller bugün yarın yanmaya başlar.
Havaî fişekler, açılınca patlayıp-fışkıran yalancı şampanyalar, 01.01.2010, saat 00.00'.01" i bekliyor.
Hediyeler, "Al beni" si olan hediyeler çam ağacının salonun ortasına dikilmesini bekliyor.
Pekçok çocuğumuz yılbaşı gecesi alkolle tanışacak, tanıştırılacak.
Kafalar dumanlanınca bayramlarda unuttuğumuz büyüklerimiz aklımıza gelecek ve atlayıp otomobilimize, bacak aramızda nane likörü şişesi, onları ziyarete gideceğiz. Uykusuz kalmış çocuklar dedesinin-ebesinin elini öpecek mahmur gözlerle.
Hindiler kesildi, kesilecek; sakıncası yok. - çünkü adları 'kurban' değil. - (Hani hayvan dostuydunuz?)
ÇAM AĞACI siparişleri verildi.
Binlerce ÇAM AĞACI kesildi, kesilecek.
Haydi, bakalım ÇEVRECİLER…
Hayvanların kurban olarak kesilmesi EKOLOJİK DENGEYİ bozmuyor.
Dana ile koyuna katliam diye ağıtlar yakıyordun. Ya ÇAM AĞAÇLARI ile HİNDİ katliamı?
Ama bizler, "Baltalar elimizde," şarkısıyla büyüdük, NOEL gecesiyle eğlenmeyi öğrendik.
Bakalım Emirdağ'da ya da Belçika'da kaç kişi salonundaki çam ağacının altında hediye alış-verişi yapacak…
Sahi;
Çocuklarımız bize bu konuda soru yönelttiğinde savunmamız ne olacak?
Yüksel ÖNAÇAN
Yeniyılda Emirdağ
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Üzerinde yılların verdiği boş vermişliğin,dışa verdiği göçün getiri olarak geri dönmemesi,işbilmeyen siyasilerin dar hemşericilik anlayışının hakim olduğu Emirdağ ımız hak ettiği yerde malasef hiç olamadı.Emirdağ içinde ve dışında yetişmiş ve başarılı insanlarımızla hep övünürüz ama bu dinamiklerimizi Emirdağ ın geleceği için şimdiye kadar maalesef hiç kullanamadık.
Derneklerin tertiplediği gecelerde isimleri anons edilir,güzel Tabandan oynanır, mikrofonu da ellerinden hiç eksik etmezler, konuşulanlar, vaadler hep gecenin sonunda temenni olarak O salonlarda kalırdı.
Geçtiğimiz Mart ayındaki Mahalli seçimler ile Emirdağ ın kaderi değişmeye başladı. Akıl,Mantık hislerimizin önüne geçti.Yıllarca komşu ilçelerin başarı ile uyguladığı iktidar yanlısı Belediye Başkanlığı nı artık son iki dönemdir Emirdağlıda uyguluyor;İktidarın nimetlerinden faydalanmanın yollarını arıyordu.Birinci dönem de bunun altyapısı oluşturuldu,daha doğrusu yollar öğrenildi.
İkinci dönemde ise birazda Belediye Başkanı Cengiz Pala nın Cesur kararları,Emirdağ sevdası ile buluşunca ortaya değişim çıktı.Emirdağ değişiyor,gelişiyor.Bakmayın siz bazı esnafların öldük bittik edebiyatlarına.Şehirde göz ile görülür değişimler yaşanıyor.Eskiye alışmış miskinler ve menfaatlerine dokunulanların cılız feryatları da zaman içerisinde bertaraf edildi.Onlarda anladılar ki yapılanlar Şehrin menfati için.
Şimdiye kadar Belediye Başkanının yaptıklarını yazıp onun borazanını çalacak değilim;onu yapan arkadaşlar zaten mevcut.Emirdağ dışında ve Yurtdışında Emirdağ için yapılanların Emirdağ ın geleceği için müspet adımlar olarak yorumlanması,bizim gibi Emirdağ sevdalıları için mutluluk kaynağı oluşturmaktadır.
Artık göçten yorulmuş ,Aşı ve işi olan, Her türlü alt yapısı bitmiş, Kültürel ve Sosyal tesisleri nin yanı sıra Adaçalın gölgesinde yükselen fabrika bacalarının yükseldiği, İnsanları mutlu ve mürevveh bir Emirdağ hayalinin çok çabuk gerçekleşmesi dileklerimle ;
Yeni Yılın Kutlu Olsun Emirdağ ım.
Şükrü SAĞLAM
www.topakev03.com
Bir Emirdağ Geyiği
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Hakiki Kabakçı
*Emirdağlıların en çok sevdiği paşa?
*Paşaport(pasaport)
*Gömü nasıl belediyelik oldu?
*Ankaradan gelen müfettişlere gömülüleri sayın demişler,onlarda gömüde yaşayanları saymışlar.Ama belediye olmak için yeterli sayı bulunamayınca başkan Hakkı Tekin ölenleride yazdırmış,onlarda toprağa gömülüler diye. Böyle belediye olunmuş.
*Emirdağlılar neden en çok temmuz ile ağustos ayında öksürür?
*Sigaralarını bu ayda değiştirdikleri için.
*Yüksel turizm neden buzlu oldu?
*Çok yükseldiği için atmosferde buzlanmış.
*Emirdağlıların geçmişte en çok canını yakan adam kim?
*Sünnetçi Ceylan.
*Brükseldeki Emirdağlılar arasında siyasete girmenin iki şartı nelerdir?
*1-Soyismi K ile başlamak
Emir Kır
Sait Köse
Sadık Köksal
Halis Kökten
2-Soyismi Ö ile başlamak
Mahinur Özdemir
Emin Özkara
Mustafa Öztürk
*Emirdağ genelindeki ilkokul çağındaki çocuklara sorulan büyüyünce ne olacaksınız sorusuna %80 gibi bir çoğunlukta verilen cevap nedir?
*Gavurcu
*Dış işlerindeki prosedürü dış işleri müsteşarından daha iyi bilen Emirdağlı kim?
*Taksici Zafer.
*Belediye başkanı Cengiz Pala Emirdağ şehirleşiyor deyince hükümet ne yaptı?
*Emirdağ kaymakamı Zekeriya Güneyi Valilik statüsüne çıkardı.
*Emirdağla, Amerika Birleşik Devletlerinin ortak özelliği nedir?
*Her ikisinde de Beyaz Saray var.
*Emirdağın Tam ortasında ne var?
*R harfi var.
*Askeriyenin yeri neden AKÜ (Afyon Kocatepe Üniversitesi) ye bağlandı.
*Emirdağda elektrik kesintileri can sıktı diye.
*Türkiyenin her yerinde hangi kız ismi Emirdağda erkek ismi olarak kullanılır?
*Ceylan
*Avrupadaki Emirdağlı gurbetçiler ikamet ettikleri ülkelerde her türlü trafik kuralına harfiyen uydukları halde,yaz aylarında Emirdağda araçlarını neden gelişi güzel park ederler?
*Tamamen spora olan sevgilerinden. emirdağ spora yardım etmek için.
Hakiki Kabakçı
Aşure
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Her dinin, her milletin kutsal kabul ettiği, kendine özgü belirli gün, gece ya da ayları vardır. Bunlardan biri de; İslâm'dan öncede kutsal kabul edilmiş olan ve İslam kültür ve tarihi sürecinde de kutsal sayılan, hicri takvim yılının ilk ayı ve haram ayların birincisi olan Muharrem ayıdır. Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim de: “Gökleri ve yeri yarattığı günde Allah'ın yazısına göre Allah katında ayların sayısı on iki olup, bunlardan dördü haram aylarıdır. İşte bu doğru hesaptır. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin”(1) buyurarak bu gerçeği ortaya koymuştur.
Yaşanılan süreçte Muharrem ayının 10’uncu günü üzerinde daha fazla durulmuş ve bu güne Aşure günü denilmiştir. Peygamberimiz, Medîne'ye geldiği zaman Yahudilerin Âşûre günü oruç tuttuklarını gördü ve bunun ne orucu olduğunu sordu. Medineliler; "Bugün, iyi bir gündür. Allah, İsrail oğulları’nı Firavun'un zulmünden bugün kurtarmıştır. Hz Musa (as) Allah'a şükür için bugünde oruç tutmuştur. Biz de bugün oruç tutarız dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz “Biz Musa'nın sünnetine sizden daha yakınız” buyurmuş ve o gün oruç tutmuş ve ashabına da tutmalarını emretmiştir”(2)
Muharrem ayı ve aşure gününü önemli kılan; dini, sosyal ve tarihi öneme haiz olaylar arasında; Nuh (as)'ın gemisinin tufandan kurtulup Cudi dağının tepesine oturması, Hz Adem (as)’ın tövbesinin kabul edilmesi, Hz İbrahim (as)’ın Nemrut’un ateşinden kurtulması, Hz Yakub (as)'ın oğlu Hz Yusuf'a kavuşması gibi sevinçli olaylar olduğu gibi, İslam tarihinin en acı ve en üzücü olaylarından biri olan ve her hatırlandığında bizi üzüntüye boğan Sevgili Peygamberimizin torunlarının şehit edildiği Kerbela hadisesi de maalesef bu ayda meydana gelmiştir.
Muharrem Ayı ve Aşure günlerimizi; kardeşlik bağlarımızın pekişmesi ve güçlenmesine, birlik ve beraberliğimizin, sevgi ve dostluğumuzun devamına vesile olacak şekilde değerlendirmemiz gerekir. Bu günlerimizi özellikle oruç ve diğer güzel amellerle, ikramlarla süslemenin gayreti içersinde olalım. Bu duygularla Muharrem ayının ve Aşure Gününün hayırlara vesile olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ederim.
(1) Tevbe, 36
(2) Buhârî, es-Savm, 69
Prof. Dr. Necdet Sağlam
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Biyoğrafiler
1955 yılı Emirdağ doğumlu Prof. Dr. Necdet SAĞLAM ilk, orta ve lise öğrenimini burada tamamlamıştır. 1974-1979 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümünde lisans eğitimini tamamladıktan sonra aynı üniversitenin Fen Bilimleri Enstitüsünde Yüksek Lisans eğitimine başlamıştır. 1982 yılında Bilim uzmanlığını alan Prof. Dr. Necdet SAĞLAM 05.02.1986 tarihinde doktora eğitimini tamamlamış ve bu süre içinde Araştırma Görevlisi olarak Biyoloji Bölümünde görev yapmıştır.
1994 yılında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi, Biyoloji Bölümü Mikrobiyoloji Anabilim Dalında Doçentliğini, 2000 yılında aynı bölümde Profesörlük unvanını almıştır. Bu süre zarfında 3 Dönem Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcılığı, Eğitim Fakültesi Öğretmenlik Sertifikası Koordinatörlüğü, Üniversite Eğitim Komisyonu Üyeliği, Döner Sermayesi Satın Alma Müdürlüğü, Eğitim Fakültesi-Fakülte Kurulu Üyeliği, Eğitim Fakültesi Yönetim Kurulu Üyeliği, Eğitim Fakültesi Eğitim ve Proje Komisyonu Başkanlığı, Tübitak'da ve çeşitli dergi ve bilim kurullarında görevlerinde bulunmuştur.
18 Mayıs 2007 tarihinden Aksaray Üniversitesi Rektörü görevine atanan Prof. Dr. Necdet SAĞLAM halen bu görevi yürütmektedir. Yurtiçi ve yurtdışı bilimsel dergilerde 50'den fazla makalesi olan Prof. Dr. Necdet SAĞLAM'ın Biyoloji alanında basılı 2 kitabı bulunmaktadır. Evli ve 1 çocuk babasıdır.

.jpg)
Özledim Emirdağ'ımı
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Terk ettim sılayı gurbete düştüm
Havasını özledim Emirdağımın
Avrupa deyip burayı seçtim.
Suyunu özledim Emirdağımın.
Nasibimiz oldu bu koca şehir
Kaderde ne varsa edilmez tehir
Burda da var Deniz ve Nehir
Çayderesini özledim Emirdağımın.
Gurbet el bizlere oldu vatan
Emirdağımdır gönlümde yatan
Özlemdir,hasrettir bizleri yutan
Kokusunu özledim Emirdağımın.
Belçika isterse altınla dolsun
Her şey sahibine mübarek olsun
Kutmusu kumaşı kendine kalsın
Çulunu özledim Emirdağımın.
Tarlasını çayırını otunu
Peynirini yoğurdunu sütünü
Yayla kuzusunun leziz etini
Külünü özledim Emirdağımın.
Erkeği cesurdur kadını nazlı
Bir çoğu şairdir elleri sazlı
Çevreye uzanan topraklı tozlu
Yolunu özledim Emirdağımın.
(Avrupadaki Gurbetçi)
Sayfa 436 / 497














