Amaç Emirdağ'ın Geleceği ise Gerisi Teferruattır
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Uzun zaman oldu...Yazmadık...Bekledik...Kim ne diyecek; kimler ne yazacak ne konuşacak?
Gördük...İzledik...Yazanlar yazdı...Çizenler çizdi...
Küçük bir değerlendirme de biz yapalım...
Başkan Pala geçtiğimiz hafta bir röportaj vermiş. Şimdiye kadar hiç sorulmayanlara hiç alınmayan cevapları vermiş. Afyonkarahisar ve Emirdağ basınında geniş yer buldu. Aslında bugüne kadar sürdürdüğü imajın bir özeti durumundaydı bu söyleşi...Çok ince ayrıntılara çok net cevaplar vermiş...En çok ilgimi çeken ise Başkan hatalarını kabul ediyor, yapılanları anlatmak yerine neden yapıldığını anlatıyor. Yine AKP, Belediye Meclisi ve basınla olan ilişkilerine kimsenin bakmadığı bir yerden bakıyor.Tebrik etmek gerek Başkanı yine de buradan eleştiriyorum ama siyasetçi değilim hizmet adamıyım derken bu kadar kaliteli siyaset yapması da artık siyasetin Emirdağ'da yeni bir yüz kazandığına işaret...
Yine başkana bir eleştiri daha...Arıtma sistemi projesinin başlaması iyi...Su kuyuları tadilat edildi ama hala çağdışı nöbet yöntemi ile idare ediliyor.Madem değişim diyorsunuz bunu modern şehirlerdeki gibi güvenlikli otomasyon sistemine geçirin sayın başkan...Maliyeti nedir bilemiyorum ama 1 yıl içerisinde bu maliyeti işçi maaşı ve bu yönteme harcanan diğer masraflardan çıkacağına ve kalıcı bir eser olacağına eminim...
27 Şubat...Bir deprem, bir karmaşa...Saldır savunma yap...Başkana Kaymakama ötekine berikine platforma herkese saldır eleştir alkışla çabala...Geceye katılacağını tahahüt eden hemşerilerimiz de vazgeçecek bu gidişle...Biz beceremiyoruz...Birlik ve beraberliği kesinlikle beceremiyoruz.Belediye kaç para verdi?Kaymakamlık kaç para verdi?Ne götürüyor bu işten?Bunlar çok yazık çok utanç verici ve cahilce laflar.Belediyenin de kaymakamlığın da bu işlere ayıracak bütçeleri olamaz çünkü o kurumlar resmi.Bu işler büyük bütçeler ister belediye yazın yaptığı konseri bile sponsorlar aracılığıyla düzenlemişti buna nasıl para verecek?Kaymakamlık da ona keza...Geceyi galiba bir gazeteci organize ediyor duyduğumuz kadarıyla...Şimdi bu organizasyonun ne faydası olacak diyor bir site bir de diğer gazete...Ben de soruyorum ne zararı olacak?Komik işler bunlar...Destek olmayan köstek de olmaz biz böyle gördük.Yazık ortada bir organizasyon ve buna güvenen gurbetteki hemşerilerimiz var.Onların Emirdağ'a şimdiye kadar ne faydası oldu diye de bağırıyoruz.Şimdi Emirdağ için gelin taşın altına elimizi beraber koyalım denmeli yapmazlarsa işte o zaman tefe koyalım bu geceyi düzenleyenleri de katılanları da.Başkan Kanal 3'te bu bir Emirdağ çalıştayına temel olacak diyor.Bu gerekli mi?Evet...Yöntem böyle mi olmalı?Tartışılır ama şimdi değil.Çünkü bir karar verilmiş ve ciddi ciddi çalışılıyor.Geceye katılan hemşerilerimizin hepsinin o yoğun programları arasına bu geceyi de almaları sizce de Emirdağ'a verilen önemi ortaya koymuyor mu? Gece desteklenmeli ben destekliyorum falan demiyorum yalnıca birazcık sabır, sabote etmeyelim yeter diyorum.Velhasıl kelam 27 Şubat beklenip görülecek sonuçlarını sonra eleştireceğiz ya da alkışlayacağız.Organizatörler de şeffaflık adına katılacakları yazmaları yetmiyor anlaşılan, bütçeyi ve bazı ayrıntıları da açıklarlarsa daha sukunet içinde devam eder bu süreç.
Sözün özü...Bugün radikal kararlar alınmazsa değişime destek verilmezse cancağızım yarın çocuklarımız sorarlar. Sen Emirdağ için ne yaptın diye? O gün ne cevap vereceğiz? Birileri bak açılımlar yapıyor kemikleşmiş problemleri ortadan kaldırmak için ama maalesef çok zor oluyor daha büyük sorunları yanında getiriyor. Zira biz eleştirmeyi de bilmiyoruz. Olur olmaz konuşuyoruz. Son bir kelam da site yöneticisi arkadaşalara "Lütfen sitenize gelen yorumlara girdiğiniz haberlere dikkat edin bu işin ucu bir kaçarsa hepimiz aynı ateşte yanarız mümkünse üyelik sistemi ile yorum paneli açılsın ki çirkin saldırılar engellenmiş olsun".
Ne sevmeyi biliyoruz ne nefret etmeyi... Ne sadakatimiz belli ne ihanetimiz...Ne gülmenin tadına varabiliyoruz ne de hıçkıra hıçkıra ağlamanın...Doğruya doğru;yanlışa yanlış diyemiyoruz...Biz bir tek haseti benimki senden daha güzeli öğrenmişiz. Hala ilkokul çocukları gibi "Benim babam senin babanı döver" yetersizliği ile kıskançlığa sıkıştırılmış haldeyiz...
Soğuk kış gecelerinde yerli dizilere çok dalmadan arada okuduğunuz güzel kitaplarınız ve sevdiklerinizle, o bunu dedi, bu şunu yaptılara çok kafa yormadan kalbinizin sıcaklığı ile yuvalarınızı ısıtmanız dileğiyle...Bu arada çocuklara karne hediyeleri unutulmalısın cezalılar da olabilir ama en ağır ceza tatilde ders çalışmak olsun.
Saygılarımla....
Tükenmez Kalem
2009 Değerlendirmesi
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Ülkemizde geçtiğimiz Aralık ayında bir önceki aya göre en yüksek reel getiri Tüketici Fiyatları ile indirgendiğinde % 6,24 ile Borsa Endeksi‘nde gerçekleşmiştir.
2009 Aralık ayında finansal yatırım araçlarından Borsa Endeksi, Üretici fiyatları Endeksine indirgendiğinde ise % 6,10 ile en yüksek oranda aylık reel getiri sağlamıştır.
Üretici Fiyatları Endeksine indirgendiğinde; yatırım araçlarından Külçe Altın % 1,73 ve Dolar % 0,64 oranında aylık reel getiri sağlamıştır.
Mevduat faizi %-0,01 ve Euro ise %-1,35 oranında yatırımcılarına kaybettirmiştir. Tüketici Fiyatlarına İndirgendiğinde ise; Külçe Altın % 1,86, Dolar % 0,77 ve Mevduat Faizi % 0,12 oranında aylık reel getiri sağlarken, Euro %-1,22 oranında yatırımcısına kaybettirmiştir.
Finansal yatırım araçları, Üretici Fiyatları Endeksi ve Tüketici Fiyatları Endeksi’ne indirgendiğinde; Külçe Altın üç aylık, Borsa Endeksi ise altı aylık ve yıllık değerlendirmelerde en yüksek reel getiri ile yatırımcısına kazandırmıştır.
Külçe Altın, Üretici Fiyatları Endeksine indirgendiğinde yatırımcısına üç ayda % 11,78, TÜFE ile indirgendiğinde % 9,63 oranında reel getiri sağlamıştır.
Altı aylık değerlendirmeye göre Borsa Endeksi’nin reel getirisi, Üretici Fiyatları Endeksine indirgendiğinde % 39,01, Tüketici fiyatları endeksine indirgendiğinde ise % 36,30 düzeyindedir. Aynı dönemde Dolar, Üretici Fiyatları Endeksine indirgendiğinde %-5,05, Tüketici fiyatları endeksine indirgendiğinde ise %-6,90 oranında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı olmuştur.
2009 Yılını bir bütün olarak değerlendirdiğimizde Yıllık olarak, finansal yatırım araçları en fazla reel getiri oranına göre, Borsa Endeksi, Külçe Altın, Mevduat Faizi, Euro ve Dolar olarak sıralanmaktadır. Üretici Fiyatları Endeksine indirgendiğinde, Borsa Endeksi % 84,56, Külçe Altın % 26,03 ve Mevduat Faizi % 9,42 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken, Euro %-1,26 ve Dolar %-7,86 oranında yatırımcısına kaybettirmiştir. Tüketici Fiyatlarına indirgendiğinde ise Borsa Endeksi % 83,52, Külçe Altın % 25,32 ve Mevduat Faizi % 8,81 oranında reel getiri sağlarken, Euro %-1,81 ve Dolar %-8,38 oranında yatırımcısına kaybettirmiştir.
2010 un gözdesi borsanın olacağını ve Dolar ve EURO’nun yatay bir seyir izleyeceğini ancak yıl sonuna kadar Dolar’ın 1.60, Euro’nun 2.25 seviyelerinden yukarılara çıkmayacağını tahmin ederken Altın’ın ise ciddi bir artış beklemiyorum.
Bol kazançlı bereketli günler dilerim.
Allah’a İman
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
İman, “Güven duygusu içinde tasdik etmek, inanmak” demektir. İnanılacak şeylerin en başında yaratıcımız olan Yüce Allah (cc) gelir. Allah inancı insanın yaratılışında mevcut olan bir özelliktir. İnsanın var olmasıyla birlikte inanma ihtiyacı da var ola gelmiştir. Aynı zamanda ilk peygamber olan Hz. Adem (a.s.) da evlatlarına Allah inancını bildirmiştir. Daha sonraları insanların bazıları Allah inancından uzaklaşıp inkara sapınca, ebedi hayatlarını cehennem azabında geçirmemeleri için Yüce Rabbimiz tekrar tekrar peygamberler göndermiştir.
Allah’a iman bir ihtiyaçtır. İnsan, var oluşundan itibaren daima mutlak bir gücün arayışı içerisinde olmuştur. Kimileri kendileri gibi sonradan var olan ve varlığı başkalarına muhtaç olanları putlaştırırken; kimileri de nefsine kul-köle olup onu ilahlaştırmıştır. Aklıselim sahibi kimseler ise Allah’ı Rab edinip O’na imanda kusur etmemişlerdir.
Allah’a İman eden, takdirine teslimiyet gösterip ondan razı olur. O’nun verdiği nimetleri fark edip onlara şükrederek ve O’ndan gelen musibetlere sabrederek insan imanın kalitesini göstermiş olur. Bir Ayet-i Kerimede de şöyle buyrulur: “Allah’ın izni olmaksızın hiçbir musibet başa gelmez. Kim Allah’a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya iletir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir”.(1)
Allah’a iman, O’nun emirlerini yerine getirmeyi ve yasaklarından kaçınmayı netice verir. İnsan hakiki imana ancak Rabbimizin emri olan amelleri yerine getirerek ulaşabilir. Öyleyse imanımızı amellerimizle ispata çalışalım. Bir ayet-i kerimede: “Kim Allah’a iman eder, yararlı işler yaparsa, Allah onun fenalıklarını, günahlarını siler ve içinden ırmaklar akan cennetlere, hem de devamlı kalmak üzere yerleştirir. İşte en büyük başarı, en büyük mutluluk budur!”(2) buyrulmaktadır.
O’nun hoşnut olduğu davranışları yapıp, yasaklarından kaçındığımız an, işte o zaman doğru yolda olduğumuz anlaşılır. Ashaptan bir zat: “Ey Allah'ın Resulü bana İslâm hakkında öyle bir bilgi ver ki, bana yetsin ve sizden başka kimseye İslam’dan sormaya ihtiyaç duymayayım” dediğinde; Peygamberimiz (sav) şöyle buyurdu: “Allah’a inandım” de, sonra dosdoğru ol”(3)
(1) Teğabün, 11
(2) Teğabün, 9
(3) Müslim, İman 62
Hakemler Ve Emirdağ Spor
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Mustafa Çınar
Pazar günü ilçemizde oynanan Emirdağ spor Sandıklı Belediye spor maçı nefesleri kesti. İki takımında hedefi şampiyonluk ve üçüncü lige çıkmak olunca, seyri mükemmel, heyecanı yüksek bir maç oldu. Bana göre Bank Asya 1.liginde bile böyle maçlar nadir olmaktadır. Bu zorlu karşılaşmayı kazanan Emirdağ sporumuz oldu ve şampiyonluk yolunda büyük bir adım atmış oldu.
Emirdağ spor maça hızlı başladı. Maçın daha başında sağlı sollu ataklarla rakip kaleye gitmeye başladı. Özellikle rakip takımın defansının arkasına atılan her top,
rakip kalede tehlike yarattı. Bu şekilde 5-6 tane kaleciyle karşı karşıya kaldığımız pozisyonlardan yararlanamadık. Maçın 39. dakikasında Sandıklı Belediye spor ceza sahasında oluşan karambol de top Yiğit’in önünde kaldı, o da kalecinin üzerinden aşırarak maçın tek golünü attı. Her iki yarı da da rakip den daha iyi oynadığımız maçta, kaçırdığımız fırsatlardan yararlanabilseydik, Sandıklı Belediye spor daha farklı yenilgi alabilirdi. Bu kaçırdığımız goller terfi maçlarında başımıza dert açabilir. Çünkü grup maçlarında bu kadar çok pozisyon bulamazsınız. Bulacağınız pozisyon sayılıdır, pozisyonu yakaladın mı atacaksın. Grup maçlarının telafisi de yok.
Taraftarlarımız maçın başında stadı adeta karnaval havasına çevirip büyük bir coşkuyla takımımızı desteklemeye başladı. Sandıklı Belediye spor taraftarları da geldi ve takımlarını desteklediler. Sezonun ilk maçında Sandıklı da oynanan maçta olduğu gibi daha tribüne çıkar çıkmaz bizim taraftarlara ve takıma küfretmeye başladılar. Ortalığı sürekli germeye çalışıp, olay çıkarmaya uğraştılar. Amaçları belli tabii maç yarıda kalsın, Emirdağ spor hükmen mağlup sayılıp, üç puanı silinsin istiyorlardı. Ama bizim taraftarlarımız olacakları bildiği için onlara çok fazla ayak uydurmayıp, takımlarını desteklediler. Şunu herkes bilmeli şimdiye kadar Emirdağına gelen bütün takımları ve seyircileri centilmence karşılamış, alkışlarla da göndermiştir.
Maçın hakemlerine gelince iki hakem için söylüyorum, bu kadar mı kötü maç yönetilir. Özellikle bizim açımızdan çok rezalet bir yönetim sergiledi. Belki de bu hakem arkadaşa böyle maçlar ağır geliyor. Gole giden adamı son adam ve kaleci adeta biçiyor devam diyor, ikili mücadelelerin tamamında rakip takım lehine çalıyorsun, kartlarda ise bizim çocukların yaptığı yada senin çaldığın faullerin çoğunda sarı kartı çıkartıyorsun, rakibe ise yüzde yüzlük sarı kartlık bir çok pozisyonlarda bile kart vermeyip,maçı iki ya da üç tane kartla geçiştiriyosun. Yardımcı hakemlere gelince özelliklede tribünün önünde olan yardımcı hakem galiba Trabzon spor – Fenerbahçe maçını çok izlemiş ki iyi ders almış, iki pozisyon da da üç metre geriden çıkıp önündeki son adamı geçen futbolcumuzu ofsayt bayrağı kaldırarak,oyunu kesiyorsun. Buna benzer iki net pozisyonu kesip yüzde yüzlük gol pozisyonlarını engelledin. Adeta orta hakem ve tribünün önündeki yardımcı hakem bizim ikinci golü bulmamamızı istediniz.Bize bir gol de yetti, sağolun çocuklar, ayaklarınıza sağlık, hepinize sonsuz teşekkürler.
Prof Dr. Fazıl Necdet Ardıç
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Biyoğrafiler
Aslen Emirdağ Elhan Köylü olan Fazıl Necdet Ardıç 31 Ocak 1965 yılında Ankara da doğdu. İlk ve orta öğrenimi İzmir de tamamladı. 1989 yılında Ege Tıp Fakültesinden mezun oldu. 1994 yılında Kulak Burun Boğaz dalında Bell paralizisinde elektronörografinin prognostik değeri uzmanlık tezini tamamlandı.
1996 yılında Denizli Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesinde Yard. Doç olarak göreve başladı. 2001 yılında Doçent olarak görevine devam Ardıç 2005 yılında Profesör ünvanını aldı. 2007 yılında Pamukkale Üniversitesine Rektör seçildi. 3 yıldır görevini başarıyla sürdüren Ardıç evli ve 2 çocuk babasıdır.

Milletvekillerimiz Için Elele
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Yüksel Önaçan
Türkiye fakir, geri kalmış bir ülke diyenler, kendilerine baksınlar.
Geçen hafta bir milletvekilimizin arzuladığı gibi bir de her birinin altlarına lüks otomobil verip, protokolde de ilk sıraya geçirirsek, dünya devletlerine iyi hava atarız.
İş: T.C. de milletvekilliği
Sosyal haklar:
Ayda 9,5 milyar TL maaş
2 yılda emeklilik hakkı
Emekli olunca ömür boyu ayda 6 milyar TL maaş
ÜLKE TÜRKİYE. (Dolar Bazında Ülkeler)
Kişi başı milli geliri: 10.000 $. Milletvekili maaşı: 5.600 $. Yan ödeme: Harcırahlı. Emeklilik: Yaş sınırı yok. Çifte emekli geliri var. Maaşın milli gelire oranı: % 56
Ülke Norveç:
Kişi başı milli geliri: 98.000 $. Milletvekili maaşı: 7.500 $. Yan ödeme: Yok. Emeklilik: 65’ten sonra. Maaşın milli gelire oranı: % 7.6.
Ülke İsviçre:
Kişi başı milli geliri: 65.000 $. Milletvekili maaşı: 4.200 $. Yan ödeme: Yok. Emeklilik: Yok.
Maaşın milli gelire oranı: % 6.4.
Ülke Danimarka:
Kişi başı milli geliri: 64.000 $. Milletvekili maaşı: 5.000 $. Yan ödeme: Yok. Emeklilik: Yok.
Maaşın milli gelire oranı: % 7.8.
Ülke Finlandiya:
Kişi başı milli geliri: 52.000 $. Milletvekili maaşı: 4.000 $. Yan ödeme: Yok. Emeklilik: Memur gibi. Maaşın milli gelire oranı: % 7.6.
Ülke Hollanda:
Kişi başı milli geliri: 52.000 $. Milletvekili maaşı: 5.660 $. Yan ödeme: 150 $. Emeklilik: Memur gibi. Maaşın milli gelire oranı: % 10,8.
Ülke Avusturya:
Kişi başı milli geliri: 50.500 $. Milletvekili maaşı: 8.100 $. Yan Ödeme: Yok. Emeklilik: Yok. Maaşın milli gelire oranı: % 16.
Ülke Belçika:
Kişi başı milli geliri: 47.000 $. Milletvekili maaşı: 5.064 $. Yan ödeme: 1.423 $. Emeklilik: Yok. Maaşın milli gelire oranı: % 10.6.
Ülke İngiltere:
Kişi başı milli geliri: 46.500 $. Milletvekili maaşı: 6.200 $. Yan ödeme: Londra kenti 9 gidiş-geliş bileti. Emeklilik: Memur gibi. Maaşın milli gelire oranı: % 13,3.
Ülke Fransa:
Kişi başı milli geliri: 46.000 $. Milletvekili maaşı: 4.648 $. Yan ödeme: Yok. Emeklilik: 55 yaş sonrası. Maaşın milli gelire oranı: % 10.
Ülke İtalya:
Kişi başı milli geliri: 40.000 $. Milletvekili maaşı: 9.150 $. Yan ödeme: Yok. Emeklilik: Memur gibi. Maaşın milli gelire oranı: % 22,8.
Ülke İspanya:
Kişi başı milli geliri: 37.000 $. Milletvekili maaşı: 2.312 $. Yan ödeme: 1.500 $. Emeklilik: Memur gibi. Maaşın milli gelire oranı: % 4.
Ülke Çek Cumhuriyeti:
Kişi başı milli geliri: 21.000 $. Milletvekili maaşı: 1.900 $. Yan Ödeme: Yok. Emeklilik: Yok. Maaşın milli gelire oranı: % 9.
Ülke Litvanya:
Kişi başı milli geliri: 15.000 $. Milletvekili maaşı: 820 $. Yan ödeme: Yok. Emeklilik: Yok.
Maaşın milli gelire oranı: % 5,4.
Ülke Polonya:
Kişi başı milli geliri: 14.000 $. Milletvekili maaşı: 1.893 $. Yan ödeme: Yok. Emeklilik: Yok.
Maaşın milli gelire oranı: % 13,5.
Ülke Ermenistan:
Kişi başı milli geliri: 4.000 $. Milletvekili maaşı: 200 $. Yan ödeme: Yok. Emeklilik: Yok.
Maaşın milli gelire oranı: % 5.
Küba'daki durum:
Milletvekili maaşı yok. Beceriksiz çıkarsa, halkın geri çağırma hakkı var. Emeklilik yok.
Harcırah, yolluk yok. Sadece ve sadece Küba halkına hizmet etme onuru var.
Yılmaz Dağdeviren, emek vermiş, zaman ayırmış, ter dökmüş “tuzu kuruluğun kıyaslanabilir tablosunu” çıkartmış, Sizin de bilginiz olsun. Kesin, bir kenara koyun.
Namazın Farz , Vacib ve Sünnetleri
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Namazın Şartları:
1. Hadesten Taharet: Gözle görülmeyen pisliklerden temizlenmektir.
2. Necâsetten Taharet: Gözle görülen pisliklerden temizlenmektir.
3. Setrü'l Avret: Örtülmesi gereken yerlerin kapatılması demektir..
4. İstikbâli Kıble: Namaz kılan kimsenin Kâbe yönüne yönelmesidir.
5. Vakit: Farz ve Vacip olan her namaz için belli bir vakit vardır.
6.Niyet: Kılınacak olan namazın zihnen hatırlanmasıdır.
Namazın Rükunları:
1. İftitah Tekbiri: namaza başlama tekbiridir.
2. Kıyam: Namazda ayakta durmaktır.
3. Kıraat: Namazda Kur'ân okumak demektir.
4. Rükû: Kıraatten sonra eller dizlere erişecek şekilde eğilmekten ibarettir.
5. Sücûd: Rükûdan sonra ayak, diz ve ellerle beraber alnı ve burnu yere koymaktır.
6. Kade-i Âhire: Namazın sonunda "et-Tehiyyâtü" duasını okuyacak kadar oturmaktır.
NAMAZIN VACİPLERİ
1. Namaza "Allahu Ekber" sözü ile başlamak,
2. Namazda fatiha süresini okumak,
3. Fatiha süresini farz namazların ilk iki rekatında, vitir ve nafile namazların her rek'atında okumak.
4. Farz namazların ilk İki rekatında, vitir ve nafile namazların her rekatında sure veya ayet okumak (Zamm-ı Sûre),
5. Fatihayı süreden önce okumak,
6. Secdede alın ile beraber burunu da yere koymak,
7. İki secdeyi birbiri ardınca yapmak.
8. Üç ve dört rekat namazların ikinci rekatında ettehiyyatü okuyacak kadar oturmak. Buna "Kade-i ûlâ=birinci oturuş denir.
9 . Birinci ve son oturuşlarda "ettehiyyatü" okumak.
10. Birinci oturuşta Ettehiyyatü'yü okuduktan sonra gecikmeden üçüncü rekata kalkmak.
11. Vitir namazında kunut tekbirini almak ve kunut duasını okumak.
12. Bayram namazlarına mahsus olan fazla tekbirleri almak.
13. Cemaatle kalındığı zaman, sabah, akşam, yatsı, cuma ve bayram namazlarının birinci ve ikinci rekatlarında, teravih namazı ile Ramazanda teravihten sonra kılınan vitir namazının her rekatında imamın fatiha ve sureyi açıktan okuması.
14. Öğle ve ikindi namazlarında bunları içinden okumak
15. İmama uyan kişinin bu namazlarda fatiha ve sure okumayarak susması.
16. Ta'dili erkan: Yani ayakta iken dosdoğru, rükûda dümdüz olmak, (kadınlar biraz meyilli dururlar) rükûdan kalkınca iyice doğrulmak ve iki secde arasında tam oturmak.
17. Namazın sonunda selam vermek.
18. Namazda yanılırsa sehiv secdesi yapmak.
19. Namazda secde ayeti okursa secde etmek.
NAMAZIN SÜNNETLERİ
1- Abdest alırken misvâk kullanmak.
2- İftitâh tekbîrinde ve vitrin kunût tekbîrinde, ellerini kulaklara kaldırmak.
3- İftitâh ve kunût tekbîrlerinde, avuçları kıbleye çevirmek.
4- Kıyâmda sağ elin baş ve ince parmaklarını sol elin bileşine başlamak.
5- İftitâh tekbîrinden sonra elleri göbeğin altına bağlamak.
6- Her namazın ilk rek'atinde Sübhâneke okumak.
7- İlk rek'atte, Sübhâneke'den sonra, E'ûzü okumak.
8- Bütün rek'atlerde, Fâtiha-i Şerîfenin başında, Besmele okumak.
9- Fâtiha bitince, yavaşça âmin demek.
10- Kıyâmdan rükû'a inerken tekbîr almak.
11- Rükû'da ellerini dizlerinin üzerine koyup, parmaklarını açmak.
12- Rükû'da üç kerre Sübhâne rabbiyel'azîm demek.
13- Rükû'da beli ile başı bir hizâda olmak.
14- Rükû'dan kalkarken, Semi'allahü limen hamideh demek.
15- Rükû'dan kalktıktan sonra, Rabbenâ lekelhamd demek.
16- Kıyâmdan secdeye inerken, Allahü ekber demek.
17- Secdede üç kerre Sübhâne rabbiyela'lâ demek.
18- Birinci secdeden kalkarken, Allahü ekber demek.
19- Tekrar secdeye inerken, Allahü ekber demek.
20- Secdede, el parmaklarını bitiştirmek.
21- Secdede dizlerini yere koyup, uyluklarını karnından ayırmak
22- İkinci secdeden kalkarken, Allahü ekber demek.
23- Sağ ayağını dikip, sol ayağının üzerine oturmak.
24- Ka'de-i ahîrede, son oturuşta salevât okumak.
25- Topukları, kıyâmda birbirinden dört parmak eni kadar uzak, rükü'da, kavmede ve secdede bitişik tutmak.
26- İmâmın intikâl tekbîrlerini yüksek sesle söylemesi.
27- Namazı sarık veya takke ile kılmak
Sayfa 434 / 497














