Turistler 1974 Belçikada Çekilen İlk Türk Filmi 2. Bölüm
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Videolar
Yrd. Doç. Dr. Dilek Erenoğlu
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Biyoğrafiler
1967 Konya doğumlu olan Erenoğlu İlk öğrenimini Konya Mümtaz Koru İlkokulu, Ortaokul öğrenimini Konya Meram Ortaokulu, lise öğrenimini Emirdağ Lisesi’nde tamamladı.
1991’de Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu.
1991-1996 yılları arasında Afyon Ali Çetinkaya Kız Meslek Lisesi’nde Edebiyat Öğretmeni olarak görev yaptı.
1996 yılında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne asistan olarak göreve başladı.
1997 yılında Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili Anabilim Dalı Yüksek Lisans Programı’nı tamamladı.
2005 yılında YÖK’ün 35-a Madde’si kapsamında, Osmangazi Üniversitesi adına Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Yeni Türk Dili Doktora Programını tamamladı.
Halen Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde Yrd. Doç. Dr. unvanı ile öğretim üyesi olarak görevine devam etmektedir.

Avukat Abdulkadir Yılmaz
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Biyoğrafiler
Abdülkadir YILMAZ Tez Köyünde Mustafa Ali Yılmaz’ın 9. çocuğu olarak1977 yılında dünyaya geldi. Aynı anne ve babadan 11 kardeş olan Yılmaz İlk Okolu Tez köyünde orta öğrenimini Bursa İmam Hatip okuduktan sonra İstanbul Hukuk Fakültesinde Üniversite tahsilini tamamladı. Annesi Hatice YILMAZ onun yeteneklerini küçük yaşta anlamış olmalı ki 2 yaşından beridir kendisine ‘hükümet’diye hitap etmekte ve köylülerin çoğu gerçek adından çok bu lakapla onu tanımaktadır.
İstanbul Barosunda staj yapan Abdülkadir YILMAZ bir süre İstanbul’da avukatlık yapmıştır. İstanbul Barosunca düzenlenen CMUK seminerilerine katılarak Ceza Muhakemeleri Usülü Sertifikası almaya hak kazanmıştır. 2005 yılında Emirdağ’da açtığı bürosunda serbest avukatlığa başlamış ve halen avukat olarak Emirdağ’da faaliyetini devam ettirmektedir. Evli ve 1 çocuk babası olan Abdülkadir YILMAZ’ı 2006 yılında Ak Parti Emirdağ Teşkilatında Yönetim kurulu üyesi görevini üstlendi. 2007 yılında Emirdağ İlçe Başkan Yardımcısı olan Abdülkadir YILMAZ 2008 yılında yapılan kongre’de Emirdağ Ak Parti İlçe Başkanlığına seçildi. Bir Genel Seçim bir yerel seçim ve bir halkoylamasında aldığı başarılarla Afyonkarahisar İlinin en başarılı İlçe başkanları arasında girmeyi başaran Av. Abdülkadir YILMAZ Afyonkarahisar’da düzenlenen Siyaset Akademisi seminerinde 2. olarak sertifika almaya hak kazanmıştır. Emirdağ’a yapılan ve yapılması planlanan büyük projelerin gerçekleştirilmesi işleminde lokomotif görevi gören İlçe Başkanı için Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu İlçe Başkanın getirdiği her projeyi gerçekleştireceğini söyleyerek kendisine duyduğu güveni dile getirmiştir.
Her zaman şahsi işlerin kamu menfaatlerinin önünde olmaması gerektiğini ve siyasetin temiz olması gerektiğine inan sayın İlçe Başkanını bizde tebrik eder daha iyi konumlarda başarılarının devamını temenni ederiz.
Para
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Ne koşturuyorsun ardından
Kimileri etmedin mi yurdundan
Öldürürsün sen beni derdinden
Can para canan para
Koştum ardından tutamadım
Lokma oldun yutamadım
Senin derdini atamadım
Sağlık para insanlık para
Gittiğin yere akıyorsun
Yuvaları yıkıyorsun
Yüce dağlara çıkıyorsun
Dert para derman para
Anayı kızdan ayırıyorsun
İstediğini doyuruyorsun
Sen şeytanı kayırıyorsun
Din para iman para
Ömrümü ardında bitirdim
Hep kaçtın ben getirdim
Hangi eksiğimi yetirdin
Beden para nefes para
Latsın uzzasın menatsın
Sevdiğine elbet kanatsın
Aşık: Halil ne inatsın
Cennet para cehennem para.
Halil SARI
Adı Emirdağ
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Bir ilçe düşünün Anadolunun kavşak noktasında. İzmir, İstanbul, Zonguldak, Antalya'ya 5'er, Ankara ve Konya'ya 3 saat uzaklıkta.
Bir ilçe düşünün kaderiyle başbaşa bırakılmış. Yetiştirdiği tarım ürünleri, hayvancılık ve avrupadan gelen eurolarla yıllardır kendi kendine geçinip giden, çevresinde bulunan kendi nüfusunun yarısı kadar büyüklükteki ilçeler kadar bile devletten destek göremeyen. Yıllardır dillendirildi iktidar partisi ile aynı partiden belediye başkanı çıkartamadığı için devlet desteğinden mahrum kaldığı fakat iki dönemdir iktidar partisi ile aynı partiden belediye başkanı çıkartamasıda kar etmedi bu garip ilçeye. Eğer bir ilçenin adı Emirdağ ise destek alamamasının en büyük sebebidir isminin Emirdağ olması.
Emirdağlı kendi başının çaresine bakmasını bilen, kurt misali kendi işini kendisi görendir her zaman. Gurbet göbek adıdır Emirdağlının sıla özlemide soyadı. Kim bilir belkide gurbet acısındandır Emirdağ Türkülerin yanıklığı. Emirdağlı ya köyünde kalıp varsa imkanı çiftçilik ve hayvancılık yapacak, ya az sayıda küçük çaplı esnaflık yapacak, her Türk vatandaşı gibi kazandığı 3-5 kuruşun vergisini verecek ya da gavur ellerine gidecektir acıyla, kahırla, özlemle yoğrulan ekmeğini kazanmak için. Çünkü Emirdağlının çalışıp ekmeğini kazanabileceği ne devlet eliyle ne de özel sektör eliyle fabrika gibi iş sahaları yoktur. Bırakın iş sahasını Türkiyenin dört bir tarafına yapılan duble yolların Çifteler Emirdağ sınırında bıçak gibi kesildiğini görmek bile şaşırtmaz anadolunun göbeğinde unutulan Emirdağlıyı. Bu sebeple avrupaya gitsin kurtulsun mantığı ile genç kızlar ve erkekler evlendirilmektedir hiç tanımadığı kişilerle. Boşanma oranının en yoğun olduğu ilçe olmasının bir önemi de yoktur Nasrettin Hocanın göle yoğurt çalması gibi ya tutarsa... Tutmasa da yapacak fazla bir şey yoktur kağıdını, küreğini, oturumunu alsında avrupaya gitmiş kurtulmuştur "O" artık yakınlarının gözünde. Emirdağ'da, köyde kalsa ne yapacak ki tarla tapan yoksa, iş sahası zaten yok.
Emirdağlı bölünecek parçalanacak gurbetin acısıyla, kahrıyla, memleket özlemi ile yanık yanık türküler söyleyerek yoğrulula yoğrula ekmeğini kazanacak ama yinede devletine yük olmayacaktır. Çünkü onun ilçesinin adı, siyasi partilerin oy isterken hatırladığı Emirdağdır. Herşeye rağmen Emirdağlı olmak bir ayrıcalıktır Emirdağlı için...
Emirdağ Gençliğine Sahip Çıkmalıyız!
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Emirdağ gündemini yaklaşık 5 yıldır yakından takip ediyorum. Aynı zamanda mümkün olduğunca da ilçemiz ile ilgili organizasyonlara katılmaya çalışıyorum. Bugüne kadar yaşadığım izlenimlerim sonucu neden Emirdağ gençliğinin bir araya gelemediği sorusuna net bir cevap bulabilmiş de değilim. Örneğin Emirdağlı olup ta üniversite okuyan gençlerimize ne kadar sahip çıkıyoruz?
Burada acı bir gerçekle yüzleşmemiz gerekiyor. Yeni yetişen gençlerimize yeterince sahip çıkmıyoruz, bu gençleri bir araya getiremiyor ve de bu gençlere Emirdağ sevgisini aşılayamıyoruz. Bunu söylememdeki amacım bu gençlerimize yardımcı olmak. Marmara Üniversitesinde 5 yıllık üniversite hayatım boyunca kendi çabalarımla İstanbul’da yaşayan Emirdağlı hemşerilerimize ulaşma fırsatı buldum. Sağ olsunlar bugüne kadar ulaştığımız insanlar bizlere İstanbul’da kol kanat gerdiler. Bu tanıştığım insanlar vesilesiyle diğer hemşerilerimizin staj işlerini hallettik. Burada vurgulamak istediğim nokta nesil farkını yaşıyoruz ve gençlerimizle orta yaş üstü hemşerilerimizi buluşturamıyoruz. Amaç gençlerimizin sıkıntılarını dinleyelim, onların sorunlarına çözüm üretelim, birlik ve beraberlik duygusunu aşılayalım, hemşericilik bağlantısını gerçekleştirelim. İstanbul’da birçok ilin dernek ve vakıfları öğrencilerini haftada bir veya ayda bir kez bir araya getiriyor, yemek veriyor veya bir etkinlik yapıyor. Üniversitelerin bahar şenliklerinde stant kuruyorlar, memleketlerini tanıtıyorlar. Bunu aslında bizler rahatlıkla yapabiliriz. Mesela Eskişehir Emirdağlıların yoğun olarak yaşadığı bir şehir ve buradaki üniversitelerde okuyan Emirdağlı öğrenci sayımızda oldukça yüksek. Osmangazi Üniversitesi’nin bahar şenliğinde kampüs içerisine bir topakev kurulup, önünde de bazlama yapılsa ve üzerine Emirdağ kültüründen bir şeyler yazılsa güzel olmaz mı? Marmara Üniversitesi bahar şenliklerinde bazlama yapan bayanlar çok ilgi görmüştü. Biz bunu topakev ile birleştirip yapsak bence çok ilgi çekecektir. Bunu belediyemiz ile görüşüp gerçekleştirebiliriz.
Bir diğer önerimde Eskişehir Emirdağlılar Vakfı’nın burs alan öğrencileriyle ilgili. Yıllarca burs verilen öğrencilerin neden bir araya getirilip tanışma imkanı sağlanmadığını henüz anlayabilmiş değilim. Oysaki bu öğrenciler bir araya getirildiğinde kendilerine sahip çıkıldığını düşünmezler mi? Emirdağ kültürümüz yeni nesil gençliğe anlatılmış olmaz mı? Bir diğer mevzu ise diğer illere giden öğrenci arkadaşlarımızla o illerdeki Emirdağlı hemşerilerimiz buluşturulamıyor. Bir öğrenci gittiği ildeki hemşerisi ile bir çay içse bu bence öğrenci için çok şey ifade eder. En azından ben burada yalnız değilim hissine kapılır. Bu bir öğrenci için çok anlamlıdır bence. Eğer bizler bu öğrencilere şimdi sahip çıkmazsak, ilerde önemli bir konuma geldiğinde bu öğrencimizi kazanmak çok zor olur. Çünkü önceden Emirdağ sevgisi, Emirdağ kültürü bu gencimize aşılanmamıştır. Bu öğrencilerimizi bana göre öğrencilik hayatındayken kazanıp desteklememiz şart. Yoksa sahip çıkılmayan insandan sahip çıkmasını beklemek çok zor olacaktır. Bugün gelecek vaat eden birçok gencimiz var ama biz bu gençlerimizi istihdam etmek için neler yaptık? Mesela Belçika’da bir üniversitede yüksek lisans ya da doktora imkanı için onları destekledik mi? Hep övünürüz ya Belçika’da Emirdağlı çok diye.. İşte okuyan bu gençlerimize Belçika’daki bürokratlar aracılığıyla bir üniversite ile anlaşıp yüksek lisans imkanı yaratılsa fena olmaz değil mi? Bunun gibi birçok sıralanacak öneri ortaya koyulabilir. Bu noktada okuyan gençlerimizi bulup onlara mutlaka söz hakkı vermeliyiz. Eğer Emirdağ olgusunun sadece kimlikte ve mazilerde kalmasını istemiyorsak…
Ziya Ekşi
Sayfa 429 / 501














