İŞGALİN MAHİYETİ
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı
Epeyce bir zamandır, belli odaklar Yunan işgalini hafife alarak Milli Mücadele’de çok önemli bir yeri olan Batı Cephesi’ni sıradanlaştırmaya, değersizleştirmeye çalışmaktadırlar. ‘’Yunan yakıyor, yıkıyor, ilerliyor, ama işgal etmiyordu.’’ gibi mantık ölçülerinden uzak lakırtılar edilebilmekte, bunlara da bazı kesimler körü körüne inanmaktadırlar. Bu kasıtlı sözlerin altında yatan gerçek; ‘’Keşke Yunan galip gelseydi.’’ dileğinin içinde gizlidir. Aradan geçen yüzyıla rağmen Cumhuriyet’i içine sindiremeyenler ve onların yeni yetme takipçileri, maalesef demokratik ortamın nimetlerinden yararlanarak devlet ve millete olan kinlerini zehirli dilleriyle kusmaktadır. Bu kötü niyetli zihniyetin sahiplerine ilgi ve itibar edilmedikçe onların öfkeleri daha da artmakta kendi dar mahfillerinde bağırıp çağırmaktadırlar. Oysa aziz devletimiz ne badireler görmüştür. Her badirenin altından zaferle kalkmasını bilen kahraman Türk milleti için bu tür aymazlıklara verilen cevap net ve kesindir: ‘’geldikleri gibi giderler. Söylediklerinde boğulurlar.’’
Milli Mücadele’nin başlangıcında teşkilatlanan Türk milletinin karşısına sadece işgal kuvvetleri değil; mandacı, muhibbici, tealici yerli işbirlikçiler de çıkmıştır. Hemen hepsinin dış kaynaklardan beslendiği bu zararlı cemiyetler, Kuvva-yı Milliye’nin azim ve kararlı mücadelesiyle bertaraf edilmiştir.
Halkın Artin Kemal dediği Ali Kemal bunlardan biridir. Damat Ferit Paşa hükümetinde İçişleri Bakanlığı yapmış, Mustafa Kemal Paşa ve Kuvva-yı Milliye’ye karşı adice saldırmıştır. Yazılarıyla ağzından salyalar akıtmıştır. Beslendiği İngilizler’in sözcüsü gibi davranmıştır. Şu sözler kendisine aittir: ‘’ İngiliz milleti kainatın en azimli milletidir. Kurtuluşumuzu İtilaf siyasetinde görüyoruz. İtilaf devletlerinin teveccühünü kazanmalıyız.’’
Hoş Geldin
- Ayrıntılar
Çok özledik seni..
Bırakıp gittin gideli,
Yerin dolmaz ,doldurulamaz.
Ya Şehr-i Ramazan.!!
🕋
Geldin huzurla,
Bolluk, bereket, sürurla,
Düzen ,tertip, bereket,
Ruhumuzun gıdasıyla.
🕋
Gönüllere ferahlıksın ,
Secdeler dualar,
Kur’an sofraları ,
Kabul olunan dualar.
🕋
Affet bizi Ya Râb,
Rahmetin bizlere sağanak, sağanak ,
Gönlümüze düşür, sevinç mutluluk ,
Hoşgeldin sefa geldin,ya Ramazan.!
Emirdağlılar, Eskişehir Hasan Polatkan Havalimanının kapatılmasını istemiyorlar
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Eskişehir’in ekonomisine, sanayisine zarar verecek, Özellikle Emirdağlı Gurbetçi hemşerilerimizi oldukça mağdur edecek Eskişehir Hasan Polatkan Havalimanının’’ uçuşlara kapatılması Emirdağlıları derinden üzmektedir.
Eskişehir – Brüksel uçuşları 2005 yılında başladı. 2012 yılında Ümre uçuşları başladı. 2016 yılında ise Haç uçuşları başladı. Eskişehir bu uçuşları başarılı bir şekilde gerçekleştiriyor. Eskişehir – Emirdağ halkı çok memnunlar. Eskişehir – Afyon arası: 135 km. Eskişehir – Emirdağ arası: 111 km. Zafer Havalimanı ise Emirdağ’a tam 131 km. Eskişehir – Zafer Havalimanı arası ise: 125 km.
Eskişehir’de; haç ve Ümre’ye gidecek vatandaşlarımız duyumlarımıza göre, ‘’Zafer Havalimanını’’ kullanmazlar. Emirdağlı Gurbetçi hemşerilerimiz ise hiç kullanmazlar. Yurt dışına gidecek Emirdağlı hemşerilerimiz İstanbul’dan binerler, yine İstanbul’a inerler. Geçmiş yıllarda da böyle olmuştur. Brüksel – Eskişehir arasında her hafta 4 gidiş ve 4 geliş uçuşlar yapılmaktadır. Yaz aylarında ise; bu uçuşlar haftada 30 sefer yapılmaktadır. 2021 yılında; Eskişehir’den yurt dışı uçuşlarda, 99 bin 987 yolcu taşınmıştır.
Eğer Eskişehir Hasan Polatkan Havalimanı uçuşa kapatılırsa, bu durum Eskişehir’in ekonomisine ve ticaretine engel olacaktır. Emirdağlı gurbetçi hemşerilerimizi de çile çektirmektir ve Eskişehir’i cezalandırmaktır. Uçuşların kapatılması demek, Eskişehir’e her yıl gelen çok sayıda Emirdağlı gurbetçi vatandaşlarımızın yaptığı ekonomik katkının uçup gitmesi demektir. İhracat rakamları ile övünen Eskişehir için uçuşların kapatılması, Eskişehir sanayisini zarara uğratacak demektir. Eskişehir, bir havacılık kentidir. Havacılık şehrinde uçuşları kapatmak Eskişehir ilinin ekonomisine, ticaretine zarar verecektir.
Eskişehir’de 180 bin Emirdağlı yaşamaktadır. Emirdağlıların her ailesinden bir kişi mutlaka yurt dışındadır. Yurt dışında çalışan Emirdağlılar, Eskişehir’den ev almaktadır ve Eskişehir’e geldikçe Eskişehir’de kalmaktadır. Emirdağlılar, Eskişehir’in ekonomisini, ticaretini geliştirmektedir.
Eskişehir Hasan Polatkan Havalimanını kapatmayın ve yurt dışında yaşayan Emirdağlıları Eskişehir’den uzaklaştırmayın. Emirdağlılar, Eskişehir’in kalbidir ve ekonomisini ve ticaretini canlandırmaktadır. Eskişehir Hasan Polatkan Havalimanını kapatma kararını bir daha gözden geçirin Eskişehir’deki çeşitli kuruluşlardan bilgi – alışverişi yapın. Emirdağlıları, Eskişehir’den soğutmayın, Emirdağlıları Eskişehir’den küstürmeyin.
Şeyh Ahmed Yasin Ramazan
- Ayrıntılar
“Allah yolunda ölenlere ölüler demeyiniz. Bilakis onlar diridirler, fakat siz bilemezsiniz.” (Bakara suresi 154. Ayet)
Doğumu; 1934 El-Cura Filistin
Vefatı (şehadeti) 22 Mart 2004 Gazze
İmam, öğretmen, siyasetçi..
Ümmetin suskunluğunu Allah’a şikayet eden adam. Kendisi üç yaşında yetim kalmış annesi ve kardeşleri tarafından yetiştirilmiştir. Gazze’ye yerleşmiştir. 1967 Gazze işgalinden sonra Ahmed Yasin arkadaşıyla yaptığı güreş esnasında belinden ciddi hasar almış ve tekerlekli sandalyeye mahkûm olmuştur. Ailesine, arkadaşlarına eziyet etmesinler diye havuz kenarında düşüp başından yara aldığını söylemiştir.
El-Ezher de Üniversitesinden mezun olmuş, öğretmenlik ve cami imamlığı yapmaya başlamıştır. Söylemleri ve üstün zekası, Arapçayı güzel kullanmasıyla dikkatleri üzerine çekti. 1967 Gazze’nin işgalinden sonra faaliyetlere başlayan Ahmed Yasin, Gazze İslam Üniversitesi’ni kurdu. Dernek kurarak İslami çalışma ve faaliyetlerini resmileştirdi. İslami faaliyetlerinden dolayı pek çok kez tutuklanmış hapis yatmıştır. 15 yıl hapis cezası alan Şeyh Ahmed Yasin, 8 yılını ağır şartlar altında geçirmiştir. Sonrasında Ürdün’e gönderilen Ahmed Yasin faaliyetlerine devam eder. Serbest kalınca Gazze ye geri dönmüştür. Mücadelesine ve davasına sahip çıkan Ahmed Yasin, 22 Mart 2004 yılında füzeli hava saldırısında şehadete ermiş Rabbine kavuşmuştur.
EMİRDAĞ’DA ÖDEMİŞLİ BİR EFE: ELMAS PEHLİVAN
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı
Milli Mücadele yıllarında Emirdağ’da işgal kuvvetlerine karşı askeri ve sivil örgütlenme birlikte yürütülmüş, eşgüdüm halinde çalışılmıştır. Yerli yolbaşçılar ve öncüler bu kutlu yolda gayrette bulunurken, Birinci Meclis ile Batı Cephesi Karargâhı tarafından görevlendirilen sivil ve askerler de yer alarak topyekun mücadele edilmiştir.
Elmas Pehlivan, bunlardan biridir. Ancak Pehlivan’ın gönüllü bir efe mi yoksa asker kökenli bir görevli mi olup olmadığı konusunda kaynaklarda bir açıklama bulunamamıştır. Herhalukârda onun bir kahraman olduğu, Emirdağ’da Kuva-yı Milliye ve Müdafa-yı Hukuk Cemiyeti’nin kuruluşunda bulunduğu, iç isyanların bastırılmasında Karakeçili Alayı ile birlikte hareket ettiği bilinmektedir.
Milli Mücadele boyunca, Misak-ı Milli sınırlarını düşman işgalinden kurtarmak için memleketi nere olursa olsun bütün bir millet varını yoğunu, canını cananını ortaya koyarak savaşmıştır. Ödemişli Emirdağ’da, Emirdağlı Uşak’ta çarpışmıştır. Ordu- millet olmak; yediden yetmişine, kızından kızanına, gencinden yaşlısına.. bir bütün hâlinde düşmana karşı bayrak kaldırıp ayyıldızın altında toplanmaktır.
Emirdağ’da Kuva-yı Milliye çete birlikleri çok kısa zamanda teşkilatlanarak savunma ve isyan bastırma görevlerini üstlenmişlerdir. Bunlardan Karakeçili Alayı Arif Bey komutasında olup Ankara Hükümeti emirleriyle hareket etmektedir. Elmas Pehlivan, Kara Ahmet Efe, Çerkes Osman Bey Müfrezelerinin üçü de Reşit Bey’e bağlıdır. Tahir Efe ise birliği ile yüzbaşı olarak düzenli kuvvetlerde görev yapmıştır. Böylece Emirdağ halkı, 5 askeri kuvvetiyle İstiklal Savaşına destek verip katkı sağlamıştır.
Prof. Dr. Nuri Köstüklü¸ Elmas Pehlivan’ın kimliği ve hizmetleriyle ilgili şu bilgileri vermektedir: ‘’ Aziziye Şube Başkanı Hasan’ın verdiği bilgiye göre, Aziziye’de milli bölük kurulmuş ve bu bölük zabitanı ve mühimmatıyla 29 Ağustos günü öğle üzeri Milli Cihat Komutan Yardımcısı Yzb.Nuri Bey’e teslim edilmiştir. Aziziye ve Bolvadin şubelerinden ‘’mücahidin 100 süvari ve 600 piyade’’ 2 Ekim’de Karahisar’a ulaşmıştır. Ayrıca yine Ekim ayındaki yazışmalardan Aziziye ve havalisinde ‘’Elmas Çavuş Müfrezesi’’
Mevlana’dan Şems’e
- Ayrıntılar
Ay ışığına baktım şöyle,
İçim bir ah çekti derinden,
Aradığım sevgili sen misin ?
Vaktimiz azdır, gün senindir ,gecede ..
Pencereye sarılan sarmaşık gibi,
Kalbimi bırakırım sarmaya,
Dolanacak yar nerede ?
Sarsam yüreğimdeki pencereme!
Ah yar neredesin?
Hoyrat gönlüm uslanmaz bir yerde,
Ateş yandı ışık saçar her yerde,
Dolan gel ışık saçan yere.
Sar beni tek yürek olalım,
Bu yolda ışıklar yakalım,
Ay yüzlü şemsim benim,
Ateş olup yanalım !
BERATI ALMAK
- Ayrıntılar
Berat almak kolay mı?
Her gelene banane dersen,
Sessiz sedasız buradan gidersen,
Dua almak olmadan bu dünyada,
Mazluma siper olmadan,
Garibi doyurmadan,
Namusunu muhafaza etmeden,
Kimsenin ahını almadan,
Dedini kodunu yapmadan,
Af edersin demeden,
Özrünü dilemeden,
Anaya babaya bakmadan,
Hal hatır sormadan,
Kardeşine nasılsın demeden,
Sor kendine kime ne iftira attın bilmeden,
Hadi dök önüne ve yalvar Rabbine ,
Ya Rabbim ben pişmanım beni affet demeye,
Affedene sığınmaya ,
Beratı sağdan almaya,
Saidler defterine kaydolmaya,
Varmısın???
Sayfa 55 / 497














