YENİ LOGOLAR VE EMİRDAĞ’IN KİMLİĞİ
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı
Sosyal paylaşım sitelerinde Emirdağ Kaymakamlığı bir logo yayınlayarak, ‘’ Bugünden itibaren Kaymakamlığımızın logosu gerek resmi yazışmalarda gerekse sosyal medyalarda bu şekilde kullanılacaktır.’’ beyanında bulunmuştur. Yayınlanan basın açıklamasında logoda kullanılan; Amorium, kuş, ay-yıldız ve e-formunun ne anlama geldiği açıklanmıştır. Ardından Emirdağ Belediyesi de aynı formatın belediye logosu olarak kullanılacağını belirtmiştir. Bugüne kadar Emirdağ için ‘’topakev’’ simge olarak halkın beğenisini kazanmış ve resmi kurumlar, şirket ve işyerleri tarafından kabul edilmiştir.
Kentlerinde tıpkı insanlar gibi kimlikleri ve ruhları vardır. Her kent, bir kimlik üzerine kurulmuştur. Kentlere kimliğini veren temel unsur, orada yaşayan insan topluluğunun sosyo-kültürel yapısıdır. Kent, kimliğini orada yaşayan insan topluluğunun yaşanmış ve yaşanmakta olan tarihinden, yöre coğrafyasına katılan kattığı değerlerden alır. Kentle insan arasında mistik bir ilişki vardır.
Bir kentin kimliği; doğal ve yapay çevreden kaynaklanan kimlik elemanları, bu elemanların mekânsal öğeleri, tarihi, kültürel değerleri ve düzeyi, mimarisi, sosyal yapısı, coğrafyası, içinde yaşayan uygarlıkları, yerel gelenekleri, hayat biçimi, şu anda yaşayan insanları, ilk yerleşimden bugüne geçirdiği evreleri, topografyası, bitki örtüsü, iklimi, jeopolitik konumu, yol bağlantısı, başka kültürlere olan açıklığı veya kapalılığı, ekonomik yapısı, barındırdığı canlı türleri, geçirdiği işgaller ve savaşlar, depremler, çevre kentleriyle ilişkileriyle oluşur. Kent kimliği kavramı ; kent simgesi, kent imajı, kent kültürü ve kent algısını da içine almaktadır.
Emirdağ Kaymakamlığı Logosunu Değiştirdi
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Emirdağ Kaymakamı Sayın Osman Bilici’nin talimatları ile kurumsallaşmayı ön planda tutma adına yeni bir çalışmaya imza attı. Kaymakamlık himayelerinde ilçemizde her alanda yeniden bir yapılandırma sürecine girmiş bulunmaktayız.
Sürecin ilk adımı kaymakamlık olarak, her alanda kendi farklılıklarını ifade eden, geçmişten günümüze sahip olduğu değerlerinden gelen gücünün bilincinde olan, geleceğe dair umutlarını ve hayallerini görünür kılacak, şehir kimliğini ifade edecek bir çalışma başlatıldı. Bu hedef doğrultusunda ilçemizin tarihi, kültürel ve yerel özelliklerini yansıtan, geleceğe bakışını ifade eden bir ilçe logosuna ihtiyaç duyulmuş ve ilçemizdeki kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının ortak noktada birleşmesi adına Emirdağ’ımıza ait kurumsal bir logo oluşturulmuştur. Logomuzu kurumsal olarak kullanmak isteyen kuruluşlarımız kaymakamlık basın odasından elektronik ortamda temin edebileceklerdir.
LOGONUN AÇIKLAMASI
Kaymakamlığımızın yeni kurumsal logosu; ilçemizin coğrafyasını, turizmini ve kültürel değerlerini ortaya çıkaracak, özgün, yenilikçi ve akılda kalıcı olarak; ilçemizin isminin ilk harfi olan “e” harfi içerisine, tarihimizin derinliklerinden ve kültürümüzün
BAĞ BOZUMU
- Ayrıntılar
Yaza veda mı etti pul kanatlı kelebekler.
Yine son bahar geldi kanatır yüreğimi,
Dallarla vedalaşır düşer sarı yapraklar,
Bugün ben yari gördüm ağlamış bir hal ile,
İpek elbise giymiş ince narin bedene,
Bana mendil getirmiş gül işlemiş al ile.
İstemem ağlamayı böyle veda etmeyi,
Gülistana bedeldir kehribar yanakların.
İstemem mevsimlere küsüp kahır etmeyi.
Yeni yılda erken gel filiz versin bağımız,
Sen ağlama sevdiğim çabuk gelir yeni yıl.
Yolumuz ayrılmasın gülsün gençlik çağımız.
ESKİŞEHİR- EMİRDAĞ YOL DURUMU
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı
Sivas-Ordu karayolunun açılışında "Gidemediğin yer senin değildir" sözü Halil Rifat Paşa tarafından söylenmiş, daha sonra da kültürel hayatımıza yerleşmiştir. Bu söz, devletin varlığı ve gücü açısından ifade edilmiştir. Devlet, insan toplulukların yaşadığı her yerde olmalı, vergisini toplamalı, halkın ihtiyaçlarını karşılamalıdır. ‘’Her yol Roma’ya çıkar.’’ sözü de aynı anlamı taşır.(Kastedilen Roma’nın İstanbul olduğu bilinir.)
Tarihte; ticaret, kültür, medeniyet, askerlik gibi alanlarda en önemli yapısal varlık olarak ‘’yol’’ kabul edilmiş, devletler hem ülke içinde hem de ülkeler arasında yol inşa etmişlerdir. İpek yolu, Kral yolu, Baharat yolu gibi tarihi yollar bu işlevleri yerine getirmiştir.
Eskişehir- Emirdağ ilişkileri köklü bir geçmişe dayanmaktadır. Salnamelerde; Emirdağ’ın Eskişehir’e bir şoşe ile bağlı olduğunu ve yaya olarak 18 saatlik mesafede bulunduğunu yazmaktadır. Bu yüzyılda Emirdağ; Afyon’a, Eskişehir’e ve Eskişehir üzerinden 48 saatlik mesafe ile Bursa’ya şoşe ile bağlanıyordu. Yine salnamelerde, bölgenin en kaliteli buğdayının Emirdağ’da yetiştirildiğini, emsallerine göre daha fiyatlı olduğunu, Eskişehir’e kağnılarla taşındığı belirtiliyordu. Keza İstanbul-Ankara demiryolunun Eskişehir’den geçmesi ile Emirdağ’dan getirilen tahıl fiyatlarının arttığı ifade ediliyordu: "Elyevm Dersaadet’den Ankara’ya temdîd idilmekde bulınan şimendüfer hattının kazanın ticâretce irtibât-ı teması olan Eskişehir’e takrininden beru
Yaylalar da Altın Arama Şirketlerine Tepki Büyüyor
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Emirdağ Yaylalarında 2017 yılından bu yana 3 farklı şirket tarafından altın, gümüş ve bakır arama izinleri almış gectiğimiz yıllarda karot çalışmaları başlamıştı. 2020 yılında ise özellikle Çatallı Köyünden çıkan yayla yolunda yapılan yol çalışmaları şantiye için altın firmalarının yaylalara iş makinaları ile gelmeleri ilçe halkını ayaklandırdı.
Sosyal medya üzerinden 2 farklı grupta yaklaşık 15 bin kişi toplandı. konu ile alakalı 2 farklı platform ve 1 adet dernek kuruluşu için çalışmalar başlandı. Bu maden çalışmalarının yaylaların fiziki çehresinin bozulması yanında özellikle altın aranması için
Devamını oku: Yaylalar da Altın Arama Şirketlerine Tepki Büyüyor
Pınarbaşı'na Su Gelmeye Başladı
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Geçtiğimiz yıldan bu yana çekilen Pınarbaşı Bu sene Temmuz ayında kuruma noktasına gelmişti. Yakın açılan sondaj ve geniş sulama sahasına sahip olan Pinarbaşı dsi tarafından ıslah çalışmaları başlamıştı.
yaklaşık 1 ay süren çalışmalar sonucunda balçıklar temizlendi. Çevrede bulunan sondajların sulamalarının da azalmasıyla yeniden su gelmeye başladı. Çevre köyler de mutlulukla karşılanan suyun gelmesiyle birlikte göletin kışın tekrar dolması bekleniyor. Yaklaşık 10 köyün arazisine sulama yapılan Pınarbaşı çevresinde açılan derin su kuyuları ve bilinçsiz sulama kuruma noktasına kadar getirdi.
Yazar AYLA COŞKUN CEREN
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Ayla Coşkun Ceren, 1971 yılında Emirdağ’da doğdu. Yüksel ve Sebiha Coşkun’un çocuklarıdır. Mithatpaşa İlkokulu, Emirdağ Ortaokulu ve Emirdağ Lisesinden mezun oldu. Üniversite öğrenimini Bolu Abant İzzet Baysal Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliğinde tamamladı. Aynı bölümde Yüksek Lisansını yaptı.
12 yıl sınıf öğretmeni olarak çalıştı. Daha sonra Eskişehir Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesinde Türk Dili Ve Edebiyatı bölümünü okudu. Şu anda Bolu’da Türkçe öğretmeni olarak mesleki hayatına devam etmektedir. Evli ve Melike Zeynep adlı bir kızı vardır. Kısa öykü ve denemeler yazmaktadır. Bolu Üçtepe dergisi, Bolu Havadis gazetesi ve Kırmızılar Edebiyat Dünyamızda kısa öykü ve denemeler yazdı. Ayrıca bazı öykü ve denemeleri “Ay Vakti, Hece Öykü, Ayarsız “ adlı edebiyat dergilerinde
Sayfa 80 / 497














