Haydar Urfalı
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Haydar Urfalı; 1965 yılında Emirdağ’da doğdu. Öğrenimini sırasıyla; Emirdağ Atatürk İlkokulu (1977), Emirdağ Ortaokulu (1980), Emirdağ Lisesi (1984), Konya Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Kimya Bölümü (1988), Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Eğitim Yönetimi Teftişi Planlaması ve Ekonomisi Bölümü’nde (2013) yılında tamamladı.
Ocak-1989’da; Kocaeli Endüstri Meslek Lisesi Kimya Bölümü Meslek Dersleri öğretmeni olarak atandı. 1997 yılına kadar; aynı okulda öğretmen / müdür yardımcısı olarak görev yaptı. 1997 yılında atandığı Eskişehir’e atandı. Eskişehir Yunus Emre Anadolu Öğretmen Lisesi (1997-2000), Tepebaşı Endüstri Meslek Lisesi (2000-2001) ve Fatih Anadolu Lisesi’nde (2001-2004, 2007-2010) yıllarında Kimya Öğretmenliği, Fatih Fen Lisesi (2004-2007) ve TOKİ Şehit Savaş Kubaş Anadolu Lisesi (2010-2013) yıllarında
Müdür Abdülkadir Kutlu Vefat Etti
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Edilinen bilgiye göre, Kutlu gece saat 01.00 sularında kalp krizi geçirdi. Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılan Kutlu, tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Eskişehir Emniyeti'nin pek çok kademesinde görev yapan Kutlu son olarak Hanefi Avcı'nın ardından uzun süre vekaleten emniyet müdürlüğüne bakmıştı. Kutlu'nun cenaze programı netleşmedi. 11.30'da Emniyet'te tören yapacak.
Emirdağ'a defnedilecek
Sosyal Hizmetler ve Sağlık Daire Başkanlığı'ndan yapılan açıklama şu şekilde: “Emekli l. Abdulkadir Kutlu lösemi tedavisi gördüğü Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi
EMİRDAĞ’DA İZ BIRAKANLAR
- Ayrıntılar
Emirdağımızdan adları hâlâ unutulmayan kara yağız delikanlılar gelip geçmiştir. Dokuzuncu dönem mebusumuz Süleyman Kerman’ın dört erkek evladı, gençliklerinin baharında verem hastalığından ölmüşlerdir.Verem hastalığı, o tarihlerde en yaygın ve çok evlere ateş düşüren bir hastalıktı.Ayrıca sıtma hastalığıda halkı perişan ediyordu.Bilhassa ova köylerimizden Hamzahacılı, Pörnek, Veysel ve Çiftlik köylerinde akar suyun geçtiği, sivrisineğin yaşadığı yerlerde olurdu.Bu yıllarda ilçemizde görev yapan Doktorlar Tahir bey, Mender bey ve Cevat Günay’ın hizmetleri unutulamaz. At arabaları ile köy köy dolaşarak vatandaşa hizmet vermişlerdir.Hepsini rahmetle anıyorum.Bunlardan Ceylan Kerman’ı tanıyamadım, Mahir Kerman’ı iyice tanıyordum. Ceylan, rahmetli ile aynı yaşta amcam Halil’in Tayyer adında oğlu vardı.Ceylan ve Tayyer 1924 doğumlu idiler.Tayyer Çil ile samimilermiş.İkisi de dillere destan çok yakışıklı, yeni yetip gelirken verem denen hastalığa yakalanırlar.Süleyman beyin imkanları bizden daha farklı idi.Tedavide kusur koymamış. Ceylan, Memiller sülalesinden İzzet Akın’ın kızı Havva hanım ile evliydi.Bu ablamızda usul boylu, gözleri sürmeli ve iri, kirpikleri yuvasından çıkmış ok, yanakları tabak gibi, kaşları siyahtı.Bir yıldan biraz fazla evlilikleri ya oldu ya olmadı.Ceylan, Hakk’ın rahmetine kavuştu.Amcam oğlu yakışıklı, o güzel delikanlı da aynı yıl vefat etti.Her ikisinin ölümü 1947 yılı olduğu gibi mezarları da mezarlıkta
Gurbetin Başlkenti Emirdağ
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Videolar
ATALARIMDAN SAVAŞ ANILAR
- Ayrıntılar
1921 yılı Temmuz ayının sonuna doğru yaylalar yeşil örtüsünü soyunmaya, sararıp solmaya başlamıştır. Çağlayan pınarlar, dereler uğultusunu yitirir şırıl şırıl akar. Çobanlarda, obalarda ovaya inelim heyecanı çoktan başlamıştır. Ancak; ovada ekinler biçilmiş, sapları harman yerlerine taşınmış olsa da, içlerinde Yunan askeri ile karşılaşırız endişesi korkusu vardır. Nihayet Temmuz sonunda obalardan kalkış, ovaya inme gerçekleşir. Alkeçeli topakevleri ovanın yüzüne kurulmuştur. Koyun sürüleri, çan sesleri ovalara daha bir canlılık, ayrı bir güzellik getirmiştir. Dedem Potuklu sülalesinden Ahmet Ağa, Karacaören’deki tarlamıza, harman yerimizin bulunduğu yere topakevimizi kurmuştur. Saplar döğenler ile harman yapılmaya, sürülmeye başlanmıştır.
Büyükbaş hayvanlarımızdan sağılmayan dana ve tosunları getirmek üzere babam Kartalpınarı Yaylası’na tekrar gider. Hayvanları getirirken Dereköy’den babamı tanıyan tarla komşularımız; “Seyfettin gitme, Yunan askerinin Karacaören’e girdiğini duyduk, hayvanları çevir, burada bu gece bizimle kal.” derler. Babam 1903 doğumlu olup o tarihte tam on sekiz yaşındadır. Ağustos ayının da tam ortasıdır. Yetişkinlik, delikanlılık çağının verdiği heyecandan olsa gerek, anne ve babasına kavuşmak için köylüleri
ESIGC toplantısında projeler ve yapılacak çalışmalar konuşuldu
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Eskişehir İnternet Gazetecileri Cemiyeti (ESİGC); Korona virüs (Covit 19)’ lu günlerden sonra, ilk yüz yüze toplantısını Eskişehir’de gerçekleştirdi.
ESİGC’nin; sosyal mesafe kurallarına uyularak gerçekleştirilen toplantıya üyeler maskeleriyle katılırken, kolonya ve dezenfektanlarını da yanlarında getirmeyi unutmadılar. İstişâri toplantı verimli geçti. Yönetim kurulu ve üyelerin hazır bulundu. ESİGC Başkanı İbrahim Gültekin, açılış konuşmasında; ‘’Toplantının gündeminde yer alan 2020 yılı çalışma takvimi içinde yapılacaklar; hararetli konuşmalar sonunda belirlendi. 2020 yılı çalışma takvimi içinde yapılacaklar belirlendikten sonra; kabul edilen
Devamını oku: ESIGC toplantısında projeler ve yapılacak çalışmalar konuşuldu
ÇATALLI KÖY FİLMİ ÇEKİLDİ
- Ayrıntılar
Yazarımız Ali Yürük’ün eseri Çatallı Köy filminin çekimleri ilçemizin değişik yerlerinde yapıldı. Başrol oyuncuları Tugay Toksöz ve Zeynep Aksu idiler. Ben o tarihte Emirdağ Ağır Ceza Mahkemesinde yazman olarak çalışıyordum. Ali Yürük’ün ağabeyi Nurettin Yürük, Asliye Ceza Mahkemesi Yazmanı, Ceza Mahkemeleri Başkatibi ise Yusuf Boz’du. Refik Polat, Sulh Ceza Mahkeme Kâtibi, Hasan Çetin, Abdullah Kürkçü ve Yüksel Düzkaya lacivert urbalı Mübaşir idiler. Sinema oyuncularının çekimleri bittiğinde, Ali Yürük bunları mutlaka bizim yanımıza getirir, onlarla sohbet ederdik.
Henüz eserini sahneye aktarmadan Emirdağ’da, Başkonak ve Çatallı köylerinde öğretmenlik yaptığı sırada babam ile de ilişkiye geçmişti. Bu ve buna benzer olayları dinlemiş türküler almıştı. Kadir Savun, Hakkı Haktan, Sami Hazinses, Aliye Rona ve başkaca oyuncular ile rejisör Ülkü Erakalın gelmişlerdi. Öncelikle bizim Çilli Mahallesi, Dere boyundaki avlulu, gösterişli rençber evimize talip oldular. Ben Ali’yi kıramazdım. Ancak iki gün sonra babam yayladan gelince durumu anlattığımda; “Hayır. Olmaz! Filmin çekimleri sırasında avlumuzun duvarlarına çocuklar zarar verirler. Ali’ye durumu söyle.” dedi ve bizim evde filmden bir bölüm çekmelerini kabul etmemiştik. Elbet babam haklıydı. Zira Emirdağ’a ilk olarak böyle bir oyuncu kadrosu sinema
Sayfa 83 / 497














