Günahlardan Sakınma
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Yaratılan her şeyin bir gayesi, bir hikmeti ve bir görevi vardır. Allah, insana düşünme yeteneği vermiş, gönderdiği elçilerle de ona doğru yolu göstermiştir. Yeryüzünde Allah'ın halifesi olarak değer biçilen insan ise, ne yazık ki, çoğu zaman görevini yerine getirmemekte ve günaha düşmektedir.
Müminlerin günah hastalığından korunması için Kur’an’da şöyle buyrulur: “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız; O, size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir ve sizin kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah büyük lütuf sahibidir.”(1)
Günah, kişinin kalbine huzursuzluk verir, gönlünü bulandırır, iradesini zayıflatır, kabiliyetlerini köreltir ve giderek onun fıtratını bozan manevi bir musibet olur. Kur’an-ı Kerim’de: “Hayır! Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini kirletmiştir”(2) ayetinde geçen kalp kirlenmesini Peygamber Efendimiz (sav) şöyle tefsir etmişlerdir: “Kul günah işlediğinde, kalbinde siyah bir nokta belirir. Eğer günahlardan tevbe etmeyip, işlemeye devam ederse o siyah nokta artar ve kalbi istila eder.”(3)
Günahlardan sakınmak, Kur’an’da takva, kavramıyla ifade edilmektedir. Bu anlamda; şirkten ve küfürden uzak durmak, Rabbimizin yasakladığı haramları terk edip, emrettiği farzları yerine getirmek ve Allah'tan başka her şeyi kalpten uzaklaştırarak, sadece ona yönelmek takvadır. Bunun ilk adımı da günaha giden yolu kapatmak, hataen günah işlendiğinde ise, derhal tevbe etmektir. Kur’an-ı Kerim de, “Eğer siz, yasaklandığınız büyük günahlardan kaçınırsanız, diğer kusurlarınızı örter, sizi güzel bir makama koyarız”(4) buyrulmaktadır.
Peygamber Efendimiz (sav) de, “Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın. Yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki, bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran”(5) buyurmuştur.
Dünyada ve ahirette kurtuluşa ermek istiyorsak, hesap gününü ve Rabbimizin: “Günahın açığını da gizlisini de bırakın! Çünkü günah işleyenler, yaptıklarının cezasını mutlaka çekeceklerdir”(6) ikazını her zaman hatırlamalı ve günaha götüren davranışlardan, çevrelerden uzak durmalı, ibadetlerimize devam etmeliyiz. Ahirette herkesin yaptığı en küçük iyiliğin ve işlediği en ufak kötülüğün hesabını vereceğini unutmamalıyız.
(1) Enfal, 29.
(2) Mutaffifin, 14
(3) İbn-i Mace, Zühd, 4244
(4) Nisa, 31
(5) Tirmizî, Birr, 55.
(6) Enam, 121
Ahmet Sezer Başsağlığı
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
İş Adamı Turizmci, hemşerimiz Ahmet SEZER tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmiştir. Merhuma Allah'tan Rahmet, Ailesine başsağlığı diliyoruz. emirdag.com.tr
Hoş Değil
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Yüce dağlar başında kar ile duman
Kahpe felek vermiş, katlime ferman,
Tükendi gücüm, kalmadı derman
Değme bana felek, gönlüm hoş değil.
Mesken oldu gurbet, inan yurt değil,
Bin bir çilem var, bir tek dert değil
Yüreğimde fırtınalar, hava kış değil
Değme bana felek, gönlüm hoş değil.
Bi çare kalmışım, ıssız yollarda
Ötmüyor bülbül, kurumuş dallarda
Ak doldu saçlarım, acımasız yıllarda
Değme bana felek, gönlüm hoş değil.
Dayandığım duvarlar bir bir yıkıldı
Yemyeşil umutlarım kurutulup, yakıldı
Kan ağlayan yüreğime tuzlar ekildi
Değme bana felek, gönlüm hoş değil.
Geleceğim karanlık, umutlarım kaybolmuş
Dertler azat, sevinçlerim hapsolmuş,
Yorgun gözlerime yaş yerine kan dolmuş
Değme bana felek, gönlüm hoş değil.
Aşk yerine, vurgun yedi yüreğim
Bin dualar etsem, olmaz dileğim
İçim kan ağlıyor, nasıl güleyim
Değme bana felek, gönlüm hoş değil.
Çaresizim, azap ile geçer günlerim
İnan ki asırlarca, bitmez dertlerim
Umutsuzca bir ışığı beklerim
Değme bana felek, gönlüm hoş değil.
Erol OKUTAN
Belçika da Ev Almak
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Hakiki Kabakçı
Kirada oturmak cana tak dedi.
Hanım bir gün, biz de ev alsak dedi.
Evsiz adam mı var şöyle bak dedi.
..........Hatta yuvası var kurdun kuşun da.
..........Aldığım ev tam yüz altmış yaşında.
Sağ olsun aradı eş dost ve ahbap.
Bir ev bulduk üç katlı yarım ahşap
Noter parasıyla karıştı hesap
..........Bir ay noter gördüm gece düşümde.
..........Aldığım ev tam yüz altmış yaşında.
Ben şomajdayım hanımsa mütvelde.
Üstelik ne avuçta var ne elde.
Banka uydurdu da sahte bir belge.
..........Şansım yaver gitti para işinde.
..........Aldığım ev tam yüz altmış yaşında.
İnan ki ne şakam var ne de yalan.
Bir buçuk asırlık ev, işte plan!
Her katta bir oda var bir de salon.
..........Mutfakla banyo merdiven başında.
..........Aldığım ev tam yüz altmış yaşında.
Biraz temizlik ve biraz da boya.
Bizce başka masraf yok idi güya.
Hapşırırken tavan göçtü odaya.
..........Cılkı çıkmış tuğlanın da taşında.
..........Aldığım ev tam yüz altmış yaşında.
Ev değil mübarek sanki müze.
Ta Napolyon'dan kalmış günümüze.
Nereye değsek geliyor elimize.
..........Tüm yeniledim dört duvar dışında
..........Aldığım ev tam yüz altmış yaşında.
Dışı sizi yakar içi de beni.
Koltuk sığmaz, dardır salonun eni.
Merdiven tam minare merdiveni.
..........Gıcır gıcır öter her çıkışında.
..........Aldığım ev tam yüz altmış yaşında.
Millet sokak aldı diyorlar, sokak!
Bense ancak bir ev, o da zar zor bak.
Sonumuz dikili bir taş muhakkak.
..........Hüvel baki yazar mezar taşında.
..........Yüz evin olsa da ölüm karşında.
Hakiki Kabakçı
Allah’ın Rızasını Talep
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Yüce Allah insanların dünya ve ahirette ebedi saadete ulaşmaları için yol gösterici müjdeleyici, uyarıcı olarak ilahi kitaplar ve peygamberler göndermiş, hayatın her alanında insana rehberlik edecek ilke ve hükümler koymuştur. İnsanoğlunun kurduğu en anlamlı ilişki, yüce yaratıcı ile kendi arasındaki abd-mabud ilişkisidir. Bu ilişkide kul kendi acziyetinin farkındalığı içerisinde, Yaratıcının mutlak güç ve ilahlığını hiçbir şüphe olmaksızın tasdik ve ikrar eder. İman olarak tanımlanan bu tasdikte nihai gaye Allah’ın rızasına ulaşmaktır. Yüce Allah’ın rızasını gaye edinenler için dünya ve içindekilerin hiçbir ehemmiyeti yoktur. Bir ayet-i kerimede şöyle buyrulur: “De ki; size onlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için Rableri katında, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah’ın rızası vardır. Allah kullarını hakkıyla görendir.”(1)
Allah’ın kulundan razı olması ve kulun da Allah’dan razı olması, rızanın tek boyutlu olmadığını anlatır. Rıza, kişinin, Allah’ın ezeli bilgisiyle hakkında takdir ettiklerini isyana ve muhalefete girmeksizin gönül hoşluğuyla kabul etmesidir. Rıza makamı, kulun çalışmasıyla elde edilir ve bunun yolu onun, Yaratan’dan razı olması ve takdirine teslim olmasıdır. Bu konuda peygamberimiz (sav) şöyle buyurmaktadır: “Rab olarak Allah’tan razı olan kişi imanın lezzetini tatmıştır.”(2)
İnsanı yücelten, değerli kılan, kendi menfaati ve çıkarı için yapmış olduğu şeyler değil, hasbi olarak, Allah’ın rızasını kazanmak için yapmış olduğu ibadetlerdir, işleridir, tutum ve davranışlarıdır. Nitekim Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur: “İşte ben sizi ateş saçan bir aleve karşı uyardım. O ateşe, ancak dini yalanlayıp yüz çeviren kötüler girer. Ama Allah’a karşı gelmekten çok sakınan ve gönlünü arındırmak için Allah yolunda mal harcayan ise ondan uzak tutulur. O verdiğini kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olarak vermez. Verdiğinden ötürü hiç kimseden mükafat da beklemez. Sadece ve sadece Yüce Rabbi’nin rızasını kazanmak için verir. Ve elbette kendisi de ahirette Rabbinin kendisine vereceği nimetlerden dolayı hoşnut olacaktır.”(3)
Öyleyse Değerli Kardeşlerim, bütün işlerimizde Allah’ın rızasını esas tutalım. O bizden razı olduktan sonra bütün dünya bize küsse ehemmiyeti yoktur. Rabbim bütün ömrümüzü Allah’ın rızasını elde edebilmek için harcamayı, bu uğurda canla başa çalışmayı, sonuçta da rızasını kazanmış olarak cennete girebilmeyi nasip eylesin
(1) Al-i İmran, 15.
(2) Müslim, İman, 56
(3) Leyl, 14-15.
Uzun Çarşı II
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Herkes nasibine düşeni alsın
Rızkına ayrılan pişeni alsın
İstersen tekeldeki şişeni alsın
Hakkını alsın şaşmasın Hakdan
Rızkını verir yaradan yoktan
Gurbet kuşlarını hedef alma
Doğru tart sakın hakkı çalma
Hayır er başını derde salma
Az versin bereketi bol olsun
Maddiyat hayırlı kul olsun
Çoğunu bilirimde diyemem
Senin gibi haram lokma yiyemem
Haktan sonrasına boyun eyemem
Bir nefes değilmi senin varlığın
İki cihan için olsun senin karlığın
Mülk sahibine muhkem kayıtlı
Yüce beyler geçti şahşalı atlı
Emanetin söylermisin kaç katlı
Biriktirme hele öteye bak
Zaten öyle diyor kuluna hak
aza razı ol dostum aşırı gitme
Her canlıya sakın zulmetme
Azazilin yolunda hiç gitme
Şükür et nimetlere sayısız
Orası biliyorsun hep dayısız
Yine karıştırdım bilmeden
Hesabını yap durma ölmeden
Biriktirme ağam hayra vermeden
Hepsi buranın malı yerinde dursun
Yürü dostum uğurlar olsun
Biri rüya idi geldi de geçti
Kimi bardaktan kimisi şişeden içti
Aşık halile acaba kimler şişti
Doğruyu söylemek suçmu oldu
Bu çarşı kaç kere boşaldı doldu
Halil Sarı
Prof. Dr. Erol Kutlu
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Biyoğrafiler
Emirdağlı Hemşehrimiz Prof.Dr. Erol KUTLU, Emirdağ ilçesine bağlı Adayazı köyünde 1961 yılında doğdu.Adayazı köyündeki ilkokula 1968 yılında başladı.1974 yılında ilkokulu bitirdi.Aynı yıl Adayazı köyünde ortaokula başladı.1977 yılında da ortaokulu bitirdi.Lise öğrenimi için Eskişehir Atatürk Lisesine yazıldı ve burayı da 1980 yılında bitirdi.Aynı yıl üniversite imtihanlarına girdi ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi İİBF İktisat bölümünü kazandı.Üniversite öğrenimini 1985 yılında başarılı bir şekilde bitirdi.1987 yılında Eskişehir Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Yüksek Lisans Eğitimini tamamladı.Doktorasını Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde 1992 yılında tamamladı.
1986-1988 yılları arasında Fransa'nın Lille Üniversitesinde Fransızca eğitimi aldı.1989 yılında A.Ü İİBF İktisat Bölümü İktisadi Gelişme ve Uluslararası İktisat Ana Bilim Dalı'na araştırma görevlisi olarak atandı.1991 yılında A.Ü Sosyal Bilimler Enstitüsünde doktora programını tamamlayıp,1992 yılında İktisat bölümüne İktisat Yardımcı Docent olarak atandı.18.Kasım.2002 yılında İktisadi Gelişme ve Uluslararası İktisat Ana Bilim dalında ,Doçentlik derecesi aldı. 2008 yılında Profesörlüğe yükseldi.Çalışma alanı , Dünya Ekonomisi,Bilgi Toplumu,Uluslararası İktisat ve Dış Ticaret'tir.Bu alanda yazılmış makaleleri ve kitapları vardır.İyi derecede ingilizce ve fransızca bilmektedir.Bilim kolu:Uluslararası İktisattır.Evli ve 2 kız çocuğu babasıdır...
Prof.Dr.Erol KUTLU'nun: Uluslararası Hakemli Dergilerde Yayınlanan Makaleleri bulunmaktadır. Ayrıca;Uluslararası Bilimsel Toplantılarda Sunulan ve Bildiri Kitaplarında Basılan Bildiriler,Ulusal Hakemli Dergilerde Yayınlanan Makaleler,Yazılan Ulusal Kitaplar ve Kitaplardaki Bölümler,Diğer Yayınlar,Makaleler,Ulusal ve Uluslararası Projeleri bulunmaktadır.''Emirdağ:Göçün Anadolu'nun Bir İlçesine Etkileri Üzerine'' Folklor/Edebiyat Dergisi.01.01.1995 yayınları bulunmaktadır.''Dünya Ekonomisine Katılmak'' ESİAD İletişim Dergisi,Sayı 5,1997,Eskişehir.01.01.1997 yayınları ve ''AB' Dünya Ekonomisindeki Yeri'' konulu seminer,AB Jean Monet Projesi,Eskişehir,Nisan 2004 ulusal ve Uluslararası Projeleri bulunmaktadır.Çok sayıda Ulusal ve Uluslararası Projeleri,Makaleleri,Bildirileri,Ulusal Kitapları,Dergileri ve Seminerleri bulunmaktadır.














