Mutlu Yıllar
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler

Sağduyu aklın gardiyanıdır. Görevi: Kuşkulu düşüncelerin içeri girmesine, ve de dışarı çıkmasına engel olmaktır.2012 yılının hepize mutlu, sağduyulu ve sağlıklı günler getirmesi dileğiyle..
Bu Sezon Tamam Gibi
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Yavuz Öztuncer
Uzun bir aradan sonra herkese merhaba. Her şey güzel gidiyor, her şey yolunda ama yinede BAL Liginde devre arası olmasını bekledim yazmak için. Emirdağ Spor mücadele ettiği ligi tam istediği yerde bitirdi. 11 maçta 8 galibiyet 2 beraberlik ve 1 mağlubiyetle çok iyi performans sergiledi. Takım beklenti çıtamızı yükseltti. Artık tüm Emirdağ profesyonel lige kilitlendi. Bu grupta, bu rakiplerle, bu ligi lider bitirip play-off tada başarılı olup üst lige çıkarlar diye düşünüyorum. Çünkü BAL liginde diğer gruplara göre daha zayıf bir grupta mücadele ediyoruz, Emirdağ Spor için basit bir grup.
Haliyle içerideki maçları seyredebiliyorum. İzlediğim takımlar çok etkili futbol oynayan takımlar değil. Hele izlediğim bazı takımlar var ki bizim okulların lise karmasına dahi gol atamaz. BAL Ligini hak etmiyorlar. Hatta kendime sordum “Bizim takım mı iyi yoksa rakipler kötü olduğu için mi iyi gözüküyor” Ancak dış saha performansını da değerlendirdiğimde, Emirdağ Spor bu ligin üstünde bir görüntü çiziyor. Emirdağ Spor, yönetim ekibi, etkili hocası ve kadrosu ile bu sene geçen senelere nazaran daha fazla umut veriyor. İnşallah hedefe rahat ulaşacak. Bu sezon bu iş tamam gibi gözüküyor.
Zaten Kırmızı-Beyazlı ekibimiz bu sene de Profesyonel lige çıkamazsa seneye tüm bütçeyi Futbola ayırmak yerine Emirdağ Sporun adını duyurabilecek başka branşlara da bütçe ayırsın isterim. Örneğin; Atletizm. Eminim bu emek Atletizme harcansa MİLLİ SPORCU çıkartır Emirdağ. Özellikle Beden Eğitimi Öğretmenleri Mustafa Hoca ve Ufuk Hoca imkansızlıklar dahilinde Atletizmde çok başarılı sonuçlar alıyorlar. Emirdağ, şu anda Afyon Atletizminde söz sahibi halinde. E düşünün birde bu yetenekli çocuklara Kulüp el atsa ve imkanlar sunsa bu çocukların başarılarını hayal bile edemeyiz Kulüp başarı kupaları ile dolar.
Bu arada Aydın hocanın Emirdağlı bir-iki genci takımda değerlendirmek için çağırdığı kulağıma geldi. Eğer doğruysa mutlu oldum. Çünkü gerçekten yetenekli gençlerimiz var, şans verilsin artık.
Emirdağ Spora başarısının devamını diliyor, Yurt içinde ve yurt dışında yaşayan Tüm Emirdağlıların Yeni Yılını Kutluyorum.
Zaman Bilinci
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Belki de hiçbir din, hiçbir kültür ve medeniyet, zamana son hak din İslâm kadar önem atfetmemiştir. Zaman, Yüce Rabbimizin insanoğluna verdiği nimetlerin en başında yer alır. Yeryüzündeki birçok nimetin alternatifi veya yitirilmişse telafisi mümkün iken, geçen hiçbir ânın geri getirilmesi asla mümkün değildir. Önemine binaen Kur’an-ı Kerim’de bazı sureler; Asr, Duha, Leyl, Fecr, Cuma, Felak gibi zaman ifadelerine yeminle başlar, isimlerini de bu ifadelerden alır. Yine pek çok ayette; dehr, karn, asr, sene, yaz-kış, ay, gece-gündüz, sabah-akşam, kuşluk vakti, zeval ve gurub vakti, gece yarısı, ân gibi vakitlerden söz edilir. Bazen “süresi elli bin yıl olan bir günden”[1] bazen de “göz kırpması veya daha az bir zamandan” bahsedilir.[2] Yüce Rabbimiz öyle bir zamandan söz eder ki, o vakit insan henüz adı anılan bir varlık bile değildir.[3] Yine Kur’an’da öyle bir saatten bahsedilir ki, kıyametin kopuşunun kastedildiği bu ânın ne zaman gerçekleşeceğini Allah’tan başka hiç kimse bilemez.[4] İşte Cenâb-ı Hakk’ın bu iki zaman dilimi arasında insanoğluna verdiği kesintisiz nimetin adıdır zaman. Biz insanlar açısından ilk insan ve ilk peygamber Hz. Adem’le başlayan bu kesintisiz nimet, yüzlerce asırdır, binlerce neslin üzerinden akıp gitmiştir.
Dinimizdeki sorumluluk anlayışına göre; “Yüce Allah, kişiyi ancak verdiğinden ve ancak gücü nispetinde sorumlu tutar”. Bu yüzdendir ki, her birimize ahirette sorulacak ilk soru, bir ayet-i kerimede de ifade edilen: “Dünyada ne ile meşgul idiniz? Ne yaptınız?” sorusu olacaktır.
“İki nimet vardır ki, insanların çoğu onları değerlendirme hususunda aldanmıştır: Sağlık ve boş zaman.”[5] buyuran Sevgili Peygamberimizin ashabından birine söylediği şu hikmetli tavsiyesi ne kadar mânidardır: “Beş şey gelmeden önce beş şeyin değerini iyi bil; ölümden önce hayatın, meşguliyetten önce boş zamanın, yokluktan önce varlığın, ihtiyarlıktan önce gençliğin ve hastalıktan önce sağlığın”[6]
Ne var ki Allah ve Resulü’nün zamana verdikleri bu kıymet ve öneme paralel bir duyarlılığı bugün pek çok Müslümanda görebilmek maalesef mümkün değildir. Bırakın zamanın kıymetini bilmeyi, böyle bir nimet karşısında bizdeki duyarsızlık hatta vurdumduymazlık içler acısıdır. Oysa Müslümanlar olarak bizlerin sağlam bir zaman tasavvuruna sahip olmamız, zaman bilincini geliştirmemiz, zamanın bize verilen en değerli nimet olduğunu bilmemiz gerekmektedir. Ne yazık ki dilimize ve kültürümüze de yerleşmiş olan “zaman çok kötü!” “zaman öldürmek”, “zamanım yok!” “zamane çocuğu!” “zaman sana uymazsa sen zamana uy!” şeklindeki söylenmeler, aslında zamana nasıl baktığımızın birer göstergesidir. Halbuki değeri bilindiği ve değerlendirildiği müddetçe zaman daima iyidir, mübarektir. Yaşadığı en küçük zamandan sorulacağı bilinciyle hareket edip zamanı değerlendirerek “iyi ve aydınlık” kılacak da, aksini yaparak onu “kötü ve karanlık” hâle getirecek de biziz.
Sevgili Kardeşlerim,
İster hicrî, ister milâdî olsun, Kur’an-ı Kerim’de de ifade edildiği gibi; “Allah katında ayların sayısı on ikidir.”[7] Birkaç hafta evvel hicrî 1432 yılına girdik; inşallah Pazar günü de milâdî 2012 yılına gireceğiz. Aslında bu, süresinin ne kadar olduğunu bilemediğimiz ömrümüzden koca bir yılın eksildiği, başka bir ifade ile ölüm gerçeğine bir yıl daha yaklaştığımız anlamına gelmektedir. Tam bu noktada, geçirilen 365 günün ardından bir muhasebe yapılması gerekirken, yeni bir yıla kavuşmanın sevinç ve heyecanıyla sırf ötekine özenerek ve öykünerek daha ilk geceden zamanı öldürmek ne kadar da düşündürücüdür!
Oysa Yüce Rabbimiz, Resûl-i Ekrem Efendimizin şahsında her birimize; “Bir işi bitirince diğerine koyul.”[8] buyurmaktadır. Yine bizim kültürümüze göre “İki günü eşit olan ziyandadır.” Hutbemin başında okuduğum surede Yüce Allah şöyle buyurur: “Asra yemin ederim ki insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.”
Dolayısıyla Yüce Rabbimizden niyazımız, bize zamanı iyi plânlama ve iyi değerlendirme bilincini bahşetmesi; geçirdiğimiz yılın ve yılların iyi bir muhasebesini yapmamız; gireceğimiz 2012 yılının başta ülkemiz, gönül coğrafyamız ve İslâm âlemi olmak üzere tüm insanlığa barış, huzur ve mutluluk getirmesi; hayırlarla dolu bolluk ve bereketler içinde bir yıl olmasıdır.
[1] Meâric 70/ 4.
[2] Nahl, 16/77.
[3] İnsan, 76/1
[4] A’raf, 7/187.
[5] Buhârî, Rikâk, 1.
[6] Hakim, el-Müstedrek, IV, 341.
[7] Tövbe 9/36.
[8] İnşirâh, 94/7.
Mustafa Er Dolandımda Geldim Emirdağ'ından
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Videolar
Galip Nedim Helvacı Başsağlığı
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Emirdağ Belediyesi çalışanlarından Galip Nedim Helvacı hakkın rahmetine kavuşmuştur.Cenazesi bugün ilçemiz çarşı caminde ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazından sonra İlçemiz kabristanlığına defnedildi.
Belediye Başkanımız Cengiz Pala'da taziyesini şu şekülde dile getirdi;Emirdağ Belediyesinin emektarlarından olan Merhum Galip Nedim Helvacı'ya Cenab-ı Haktan rahmet,geride kalanlarada sabırlar diliyorum.''dedi
Halil Koyuncu Başsağlığı
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
İlçemiz Uzun Çarşı'nın sevilen esnaflarından Göseroğullarından rahmetli Mürsel Koyuncu'nun, Terzi Kadir Koyuncu'nun (rahmetli) ve Eskişehir'de ikamet eden Emekli Öğretmen Maruf Koyuncu'nun abileri HALİL KOYUNCU Hakk'ın rahmetine kavuşmuştur. 27.12.2011 öğle namazına müteakip ilçemiz Çarşı Camii'nde kılınacak cenaze namazından ilçemiz Kabristanlığı'na defnedilmiştir. Merhuma Cenab-ı Hakk'tan gani gani rahmet kederli ailesine ve yakınlarına BAŞSAĞLIĞI dileriz.
Mehmet Ali Yamaç Başsağlığı
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Emirdağ Atatürk İlköğretim Okulu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi Öğretmeni Mehmet Ali Yamaç 26 Aralık 2011 Pazartesi günü vefat etmiştir. Cenazesi aynı gün öğle namazına müteakip defnedilmiştir. Merhuma Allah'tan rahmet kederli ailesine başsağlığı dileriz.1965 Emirdağ doğumlu Yamaç; evli 2 çocuk babasıdır, 1989 yılında Kahraman Maraş Elbistan İlçesi Gazi Mustafa Kemal Ortaokulu'nda başladığı Öğretmenlik görevine sırasıyla Eskişehir Vali Münir Raif Güney İlköğretim Okulu, Nasrettin Hoca İlköğretim Okulu, Emirdağ Anadolu Teknik Lisesi, Meslekî ve Teknik Eğitim Merkezi nde görev yapan halen Atatürk İlköğretim Okulunda Uzman Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni olarak görev yapmaktaydı.














