Belçika Seçimleri
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
şurda bir kaç gün daha seçmenim.
ondan sonra türkiyeli göçmenim.
adayları görüyoruz seçimden seçime.
sonra işim olsa tekme yerim kıçıma.
seçim öncesi sevmem işkembesinden atanı
st.jossede başkan göremedik EMİR bakanı.
Schaerbekte başkan yardımcısı SAİT i
unutmadık rue josephattaki ofsaiti.
eski vekil EMİN in boyu kadar seçim afişi.
Seçildikten sonra gören varmı bir kişi.
geçen seçimde HALİS adına şarkı yaptırdı.
Demirel gibi her seçimde olunca bıktırdı.
Gözden kalbe bir yol…..
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Esra Bayraktar
Gözler kalbin aynısıdır yalan nedir bilmez onlar siyah mavi yeşil olsun aşkı inkâr etmez onlar!
Yağmur gibi damla damla seven gözler kavuşurlar gözden kalbe bir yol gider ayrılanlar kavuşurlar.
Gözler kalbin aynasıdır yalan nedir bilmez onlar
Siyah mavi yeşil olsun aşkı inkar etmez onlar.!
Güzel bir şarkı sözü ile yazıma başlamak istedim. Evet, dostlar gözler kalbin aynasıdır. Karşımızdaki kişinin ne demek istediğini, gözlerine baktığımızda anlayabiliriz. Tabi ki, anlayana demek gerekir. Çünkü öyle insanlar vardır ki gözlerine bakmayı bırakın söylenen sözleri de anlayamazlar. Bu durumda gözlere bakmakta anlamsız olur öyle değil mi....
Çok yalan söyleyen gözler vardır. Sanırım gözler kalbin aynısıdır, cümlesi sadece şarkılarda mı kaldı dersiniz.
Köşe yazımı yazmaya başladığımda çevremde küçük bir araştırma yaptım. Sonuç ne acıdır ki, hayatta bırakın gözlerin doğruluğunu insanların doğruluğunun nerdeyse yok olmaya yüz tuttuğu bir zaman dilimi içersinde yaşıyoruz ne yazık ki. Üzülecek halimize sonradan ağlayacak gözlerimiz bilmeden gülüyor.
Beyaz Sarayın Önü Bomboş
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Metin Sağlam
Yıllardır çok yazıldı ve çizildi. Bende çok yazdım. Fakat belki de zamanı gelmemişti. Evet, yeni belediye başkanı Sayın Cengiz Pala Otopark ve kaldırım konusuna el attı. Bu gün ilk defa bir konuda çok mutlu oldum. İki sefer Cumhuriyet Meydanındaki Beyaz saray işhanının önüne park yapmaktan ceza yemiştim. Ama artık hiç zoruma gitmiyor. Artık Beyaz sarayın önü bomboş, demek ki isteyince oluyormuş. Devlete ödediğim park cezası artık içimi yakmayacak. Çünkü artık kimse oraya aracını park edemeyecek. Yok, ben park yaparım cezamı da öderim derse ne ala. Kısacası demek ki isteyince oluyor. Yıllarca otopark yazıldı çizildi. Sahi önceden burası neden boşaltılamıyordu? Evet, şimdi sıra vatandaşın aracını park edebileceği otoparka geldi.
İstanbul’un Fethi ve Fetih Ruhu
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Tarihte cereyan eden olaylar, haiz oldukları değerlerine göre önem taşırlar. Bir devri kapayıp yeni bir devri açan İstanbul’un fethi, önemi itibariyle, insanlık tarihinin en önemli olaylarından biridir. Bu fetih, Türk-İslam tarihinde üstün değerler kazanmıştır. Onun mana ve ehemmiyeti büyüktür. Hz. Peygamberin bu hususta büyük bir müjdesi vardır: “İstanbul mutlaka fetholunacaktır, O’nu fetheden komutan ne güzel komutan ve o’nu fetheden asker ne güzel askerdir.”(1)
Peygamberimizin bu müjdesine nail olmak amacıyla, Fatih Sultan Mehmet ve onun şanlı ordusu her tür zorluğa göğüs gererek, büyük fedakârlıklar göstererek ve kanının son damlasına kadar düşmanla çarpışarak tarihimizde önemli yeri olan İstanbul fethetmiştir. İstanbul’un fethini kendisine ve ordusuna nasip ettiği için Allah’a hamd ve şükür secdesine kapanan genç hükümdar Fatih Sultan Mehmet bir ferman çıkararak, dil, din, ırk farkı gözetmeden; can, mal ve ırz emniyetinin garanti altına alınacağını ilan ettirmiştir. Yoksulları doyurmuş, herkesin inançlarını rahatça yerine getirmesine müsaade etmiş ve böylece hem İstanbul’u hem de gönülleri fethetmiştir. Bu sebeple İstanbul kısa zamanda dünyanın ilim, sanat ve kültür merkezi haline gelmiş ve bütün ülkelere her konuda örnek olmuştur.
Adaçalı
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Yüksel Önaçan
Oğlum, Emirdağ’a gittiğini, Adaçalı’ya adını veren ağaçları orada göremediğini, neden kesildiğini soruyor,Prof. Dr. KONUK’da:
“Hakan, onlar kesilmedi yakıldı,” diye, cevaplıyor.
Adaçalı…
Çocukluğumuzda gitmemiz yasak olan ve o yasağı kırmaya cesaret edebilen biz mahalle arkadaşları..
Eteğindeki Yergöçüğü. Geride kalanarkadaşları beklemek için Yergöçüğü başındaki mola. Mola sırasında göçüğe inen cesur ağabeylerimizin anlattığı şarıl şarıl bir nehrin sularının sesi geldiği ve adını koyamadıkları bir maden yatağı olduğu. Söylentiye göre göçüğe bir çuval saman dökülmüş ve samanlar ova köylerimizin birisinde falanca kuyudan çıkmış…
Mola bitiminde, haşhaş yağlı, yoğurtlu, yumurtalı dürümler de biter elbette. O zamanlar su, sadece ağzı mısır sömeği tıpalı testilerde taşındığından, testiyi taa Adaçalı’nın tepesine kadar da taşımayı herkes gereksiz gördüğünden biz çocuklar tarafından ihtiyaç dışı görülür, susadıkça bulabildiğimiz bir gaklıktan susuzluğumuzu giderek kadar su bulabileceğimize inanırdık. Kısacası yanımıza su almazdık.
Tepeye tırmanışta bir yarış başlardı. Hedefe yaklaştıkça enerjimiz artardı. Dört-beş asırlık ardıç(sanırım) ağacının gölgesinde, püfül püfül yelde terimizi kurutur, ağaçların gövdesini inceler, altındaki mezar şekline sokulmuş iri taşların olduğu adak ardıcının dallarından birisine giysimizin birisinden kopardığımız parçayı bağlardık; dua eder, dileklerde bulunurduk. Bazı bez parçalarına bağlanmış yüzpara, beş, on, hatta yirmibeş kuruşlukları kimse almayı aklından bile geçirmezdi. Her ne kadar bu yaptıklarımız bazılarına göre batıl gözükse de, yaptığımız duanın, bağladığımız bez parçasının sonunda ruhumuza bir hafiflik gelirdi.
Atalarımız bu çukurun içini ortasından şırıl şırıl akan çay, ve her taraf orman olduğu için yerleşi
Bu Sezon İçin İlk Kez Yazıyorum
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Yavuz Öztuncer
2008-2009 sezonu boyunca Emirdağ Sporla ilgili tek kelime yazmadım. Çünkü hem takım içerisinde olup hem de takım ile ilgili yazmak bana göre etik değildi. Emirdağ Spor bünyesinde tüm futbol maçları bitene kadar beklemek istedim. A Takım, U15 ve U14maçları sona erdi. Evet bu sezon, A Takımla gruplara gidemedik ama bana göre olabilecek en iyi yerde ligi tamamladık. Takımın başına geçtiğimde “ligden düşer, takım dağılır” gözü ile bakanlardan da özür dilerim(!) 3. olduğumuz, ne pahasına olursa olsun ligde kaldığımız için. Kulüp olarak sezon içinde oldukça önemli sıkıntılar yaşadık. Ancak ben ve takım arkadaşlarımdan dirayetli olanlar ile yılmadan, usanmadan, özveri ile Emirdağ ve Emirdağ Spor adına ter döktük. Kadroda birçok Emirdağlı gencimize yer verdik Bu kadar desteksiz ve bol sorunlu bir takım elimde iken bu takımı 3 yapmak kim ne derse desin bana göre oldukça büyük başarıdır. Ukalaca söylüyorum, Engin hoca ve Celil hoca bıraktığında, ben olmasaydım takım sahaya çıkamaz ve ligden düşürülürdü. Her türlü olumsuzluğa rağmen sağ olsunlar takım arkadaşlarım beni kırmayarak sahaya çıktılar. Ve başarı için mücadele ettiler.
U15 ve U14 takımımız liglerinde 2. olmuşlardır. Her üç takımı da tek antrenör olarak ben çalıştırdım ve elimden gelen en iyi sonuçları almak için hem saha içinde hem saha dışında tek başıma mücadele ettim. Bu konuda bana destek olan ve sorunlar karşısında takımı bırakıp gitmek yerine özveri ile Emirdağ adına ter döken takım arkadaşlarıma, çok teşekkür ederim.
Beni üzen ise kulüp Emirdağ’ın tek spor kulübü. Bu takım Emirdağ’ın spordaki aynasıdır.Doğruluk ve Sözde Durma
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Dinimiz
İslâm, toplumsal hayatın düzgün bir şekilde ikamesini sağlamak için onu ayakta
tutan unsurlara çok önem vermiştir. Bu unsurlardan biri de “doğruluktur”.
Arapçası “sıdk” olan kelimenin Türkçemizdeki karşılığı dürüstlüktür. Doğru ve
dürüst olmak, davranışlarımızda samimi olmak demektir. Kimseyi kandırmadan,
amacımız neyse ona göre hareket etmektir.
Rabbimiz
davranışlarında doğruluğu gözeten kullarına şöyle hitab etmektedir: “Bugün,
doğrulara, doğruluklarının yarar sağlayacağı gündür. Onlara, içlerinden
ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler vardır. Allah, onlardan razı
olmuş; onlar da Allah’dan razı olmuşlardır. İşte bu büyük bir başarıdır.”(1)
Ayet-i kerîme’de de görüldüğü üzere, dürüstlüğü kendine şiar edinen,
tartıda-ölçüde hile yapmayan esnaf, konuştuğunda yalan söylemeyen memur,
vaadine sadık siyaset adamı vb. herkes Allah Teâlâ’nın, o muazzam kıyâmet
gününde, cennetini hak edecektir.
Doğruluk,
toplumu ayakta tutan en önemli değerdir. Doğruluğun ve dürüstlüğün olmadığı
yerde, hainlik, yalan-dolan, entrika gibi toplumun zeminini temelden sarsacak
birçok kötülük yayılacaktır. İşte bu duruma düşmemek için doğruluk ve
dürüstlükten taviz vermeden hayatımızı şekillendirmeliyiz. Peygamber Efendimiz
(sav): “Doğru söylemekle helak olacağınızı bile zannetseniz yine de doğruyu
araştırın. Zira sizin kurtuluşunuz doğrulukta olacaktır.” (2) buyurarak en kötü
durumda bile doğru söylemeyi tavsiye etmiştir.
Sayfa 451 / 497














