Anadolu
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Üç tarafı denizlerle çevrili
Buram buram gül kokar Anadolu
Benim için vazgeçilmez sevgili
Bir sevdadır kalplerde Anadolu
Dağları engindir, suları zengin
Toprağı bereketli, insanı sevgin
Rüya gibi geçer benim her günüm
Bir sevdadır kalplerde Anadolu
Karadeniz ormanları sanki bir cennet
Çukurova bereketi bulunmaz nimet
Böyle güzel bir vatan sevilir elbet
Bir sevdadır kalplerde Anadolu
Sevgide Mümin Farkı
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Vereceğimiz şey ne kadar değerliyse, onu vereceğimiz yer de o kadar yüce olmalıdır. Sevmek, sahip olduğumuz en değerli varlık olan yüreğimizi vermektir. Sevginin adanabileceği en büyük kapı ise Allah'ın kapısıdır. Eğer sevgimizi bir ölümsüze adamışsak, onu da ölümsüzleştirmişiz demektir.
İnsanlar, kendilerini esir edip ardından sürükleyen şeyin en büyük sevgi olduğunu zanneder ve buna aşk derler. Halbuki bu aşk değil, tutkudur. Çünkü gerçek aşk insanı kendi cinsinin elinde oyuncak etmez, insana özgürlük kazandırır. Böylesine bir sevgi, kimse için meşrû değildir. Bu tip tutkular çoğunlukla yalnızlığı yüksek dozda yaşayan fertlerde görülür. Bu tipler çektikleri aşırı yalnızlığı hafifleten birini buldukları zaman, ilk anda yalnızlıklarını hafifleten o kişiye karşı duydukları minnet hissini aşk zannederler. Aşk zannedilen bu hissin güçlü olması sevginin şiddetini değil, daha önceki yalnızlığın büyüklüğünü gösterir.
Sevgi yalnızca tek bir kişi tarafından tüketilecek kadar kısır olamaz. Sevgi bir ummandır. Kapasitesi sınırsız olan bir yüreği bir kişiye tahsis etmek, sevgiyi kısırlaştırmaktır. Sevginin sadece kendisine tahsis edilmesini Allah bile kullarından istememiştir. Eşlerin birbirini sevmesi O’nun koyduğu bir kanundur: “O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerinden biri de: Kendilerine ısınmanız için, size içinizden eşler yaratması, birbirinize karşı sevgi ve şefkat var etmesidir. Elbette bunda, düşünen kimseler için ibretler vardır.”(1)
Vatandaşa Hizmet Aşkı ve Bir İntihar
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Yüksel Önaçan
Nasrettin Hoca ve Diyojen gibi insanlar demek ki yüzyıllar boyunca bir dünyaya geliyor.
Bizler olayların özüne mi inemiyoruz?
İniyor da özü kavrayamama gibi bir zekâ eksikliğimiz mi var?
Zekâmız yeterli, özü de biliyor, değerlendiriyoruz da üslubumuz mu yeterli gelmiyor tek cümleyle açıklama yapmaya? Saçma sorulara, olumsuzluklar ne güzel üsluplar kullanmışlar…
Belediye başkanı değil, başkan aday adaylığı için hevesliler kucak dolusu paralar ödüyormuş. Bu ödenen miktarı parti merkezleri belirlediğine göre sanırım paralar parti kasasına giriyor. Seçim Kurulu’nun masrafları da vatandaşın cebinden çıkıyor. Hukukçu olmadığım, yasaların da değişirliğinden dolayı yanlışım varsa okurlarımız hoş görsün lütfen.
Vatanın birlik ve beraberliği, savunması için insanların kendilerini cepheye gönüllü yazdırdıklarını, bu konuda görev alanların da yine millî menfaatlerimiz için gerekirse intihar edebileceğini okurdum, duyardım, bilirdim ve mantığım bunu kabullenirdi; kabullenir de.
Çağın değişimiyle birlikte insanî karakter, duygu ve düşünceleri de mi değişti?
Sicil Affından Herkes Faydalanabilir
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Ödeme tarihi, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce olup da kullandığı nakdi veya gayrinakdi kredinin ödemelerini aksatan gerçek ve tüzel kişilerin karşılıksız çıkan çek, protesto edilmiş senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarına ilişkin Merkez Bankası'nda tutulan kayıtlarının silinmesi söz konusu. Bunun için ilgili borcun, kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce ödenmiş olması, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde ödenmesi ya da yapılandırılması gerekiyor. Merkez Bankası tarafından kayıtların silinmesinden sonra diğer bankalar, finans kiralama, faktoring ve tüketici finansman şirketlerince yapılacak kredilendirme, çek karnesi verilmesi ve diğer işlemlerde, silinmiş kayıtlar dikkate alınmayacak. Aşağıda TCMB sicil affı hakkındaki duyurusu yer almaktadır.Hırsızlık Büyük Günahtır
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Başkasına ait bir malı korunduğu yerden sahibinin bilgisi dışında gizlice, alenen veya zorla almak demek olan hırsızlık, gasp ve haksız kazanç, mala ve mülkiyet hakkına karşı işlenen temel suçlardır. Alın terinden ve meşru kazançtan doğan servetin korunması ise İslam’ın temel ilkeleri arasındadır. İslam, emeği ve mülkiyeti kutsal saymış, mülkiyete haksız olarak el uzatmayı yasaklamış ve şiddetle cezalandırmıştır. Bu itibarla bütün ilahi dinlerde ve hukuk düzenlerinde olduğu gibi İslam’da da hırsızlık, hem hukuki açıdan suç, hem de dinen ve ahlaken büyük günah ve ayıp sayılmıştır. Rabbimiz Kur’an-ı Kerimde; “Ey iman edenler, mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin”(1) buyurarak her türlü haksız kazancı yasaklamıştır.Bir Müslüman başkasının malına sahibinin rızası olmadan hangi yolla olursa olsun el uzatamaz, mülkiyetine geçiremez ve başkasının malından tasarrufta bulunamaz. İslam, şahıslar arasında hukuki ve medeni ilişkilerde rıza prensiplerine büyük önem vermiş, izni ve rızası bulunmadan bir kimsenin malını almayı yasaklamıştır.
Emirdağa Bir Obama Lazım?
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Emirdağ’da Hiçbirşey Değişmeyecek?
Aslında şöyle de diyebiliriz: “Neden değişsin ki?”
Yaklaşan yerel seçimler öncesi Emirdağ, yine çok hareketli, adaylar bitmez tükenmez vaatlerle seçim propagandalarını süslüyorlar. Üstelik, daha önce seçime girmeyen partiler de adaylarını açıklayınca durum tam bir muamma oldu. Çünkü bu durum seçimlerde başarılı olacağı Türkiye genelindeki anketlerle belirlenen AKP ve CHP’nin yerel anlamda oylarında az da olsa “azalma “ yaratacak.
Derken, 29 Mart’ın ertesi günü yani 30 Mart sabahı olacak, yeni başkan tebrik telefonları kabul ederken; yenilgiyle tanışan adaylar telefonlarını kapatarak bir süre evlerinde dinlenecek, seçimde hile olduğu, seçimlerin haksız olduğu vb söylentileri en fazla bir ay ilçe gündemini belirleyecek, akrabalar arasında “oy vermedin” “başka partiye oy verdin” iddialarıyla kısa süreli dargınlıklar yaşanacak.
Yüksel Önaçan
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Biyoğrafiler
İlköğrenimini Emirdağ'da, ortaöğrenimini Bolvadin, Eskişehir, Afyon'da (Hamidiye Öğretmen Lisesi'ni dışarıdan), yüksek öğrenimini Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi, Diyarbakır Eğitim Enstitüsü, Eskişehir Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültelerinde tamamladı.30 yıl Afyon, Ağrı, Almanya ve Eskişehir'de öğretmen ve okul müdürü olarak çalıştı. 1995 yılında okul müdürüyken Eskişehir'de emekli oldu.
Başbakanlık, çeşitli bakanlıklar, Afyon ve Eskişehir valiliklerinden, İl Milli Eğitim Müdürlüklerinden takdir, taltif, beraat, teşekkür belgelerine layık görüldü.
1964 yılından itibaren Çağrı, Sevgi Dünyası, Töre, Yeni Düşünce, Aziziye, Emirdağ, Millî Eğitim dergilerine; Orta Doğu, Hergün; Afyon, Eskişehir, Sinop ve Almanya/Bielefeld'deki bölge gazetelerine hikâye ve makaleler yazdı.
Zaman zaman TRT Türkiye’nin Sesi Radyosu’nda öyküleri seslendirilmektedir.
Göç romanının diğer ciltlerini yazmak için Sinop'a yerleşti.
Sayfa 459 / 497














