Çalışanların Mesai Anlayışı Nasıl Olmalı
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Dünya yaşantımızda geçimimizi sağlamak için bazı işlerle meşgul olmaktayız. Kimimiz ticaretle, kimimiz çiftçilikle, kimimiz hayvancılıkla uğraşmakta, kimimiz işçilik yapmakta, kimimiz ise Devlet Dairelerinde memur olarak çalışmaktayız. Çalışmak bir ibadettir ve “Hiç kimse kendi emeği ile kazandığından daha hayırlı bir şey yememiştir.”(l) Sürdürmüş olduğumuz bu işlerimizde başarılı olmamızın ve almış olduğumuz ücretlerimizi meşru bir zemine oturtmamızın yolu çalışma saatlerimize uygun hareket etmekten geçmektedir. Çalışma insan için ne kadar önemli ise, çalışma saatlerine riayet emek de o kadar önemlidir.
"İnsan için ancak kendi çalıştığının (karşılığı) vardır".(2) Çalışmamızın karşılığını alabilmek, Allah'ı ve insanları razı edebilmek ancak yapmış olduğumuz bütün işlerimizde hak ve hukuka riayet etmekle mümkün olacaktır. Şerefimizi ve değerimizi yükseltecek olan şey yaptığımız işin kendisi değildir. Asıl muteber olan şey, yapılması gerekeni doğru bir şekilde ve zamanında yerine getirmektir.
Yazıyorum
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Siyaset’te para kelimesinden nefret eder hale
geldim artık, nerede siyaset varsa orda para konuşulmaya başladı. Hiç yoksa yağ,un, kömür
var mı diye soruyorlar. Ne kadar ucuz olmaya başladık farkında mısınız.
Özellikle bu ekonomik krizde parayı kullananlar cumartesi günü yapılan ticaret
odası seçimine baksın. Son 24 Saat’te liste hazırlayan ve seçimi kazanan Apdil
Demiral ve arkadaşları propagandamı yaptı. Un,yağ şeker yada kömür sözü mü
verdi. Hayır? Sadece şahsına ve kadrosuna inananların oylarıyla kazandı seçimi.
Doğrusuda bu olmalı. Son günlerde özellikle esnaf ziyaretlerinde benim paraya
ihtiyacım mı var diye siyaset yapanlara duyurulur. Kimse para için aday olmaz.
Bu arada paraya ihtiyacı olmayan kişi çıkar aslan gibi ben maaş filan almayacağım
der. Bu kadar basit. Zaten seçmen aday yada adaylara inanırsa konuşma yapmaya
bile gerek kalmaz. Emirdağ 1 milyon nüfuslu bir şehir değil ki. Herkes
birbirine akraba eş dost yani. Onun için kendini anlatmak yerine toplumun
güvenini kazanmak daha faydalı olur diye düşünüyorum. Zaten herkes herkesi
biliyor. Bunun en basit kanıtı ise Ticaret Odası seçimleri.
Her neyse siyesetin henüz tam
anlamıyla gündemi ısıtmadığı ilçemizde bugün DSP listesini açıklayacak, Başkan
Av. Ayşe Sarı Listesine çok güveniyordu ben de merakla bekleyenlerdenim.
DP ise 30 Ocak’ta adayını
netleştirecek, eski belediye başkanı
Ali Kocaman’ın adaylığı söz
konusu imiş hayırlı olsun, Aslan Sayın düşünülüyormuş tebrik ederiz, kısacası
kim olursa olsun
Emirdağ’a hayırlı olsun.
Miras Paylaşımında Varislerin Tutumu
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
İnsanlardan kimin daha güzel işler ortaya koyacağını denemek için ölümü ve hayatı yaratan Allah’tır.(1) Ve her nefis hayat kadar gerçek olan ölümü tadacaktır.(2) Ölümle birlikte ortaya çıkan sonuçlardan birisi de mirastır. Cenab-ı Hakk ölen kişinin mirasının nasıl paylaşılacağını Kur’an-ı Kerim’de beyan etmiş ve miras paylaşımında varislerin tutumlarıyla alakalı emir ve tavsiyelerde bulunmuştur.
Mirasçıların ölen kişiye karşı yerine getirmeleri gereken sorumluluklarından birincisi, eğer kişi borçlu olarak vefat etmişse geriye bıraktığı malından cenaze namazı kılınmadan, borçlarının ödenmesidir. Diğer bir husus da vefat eden kişinin bıraktığı malın üçte birini geçmeyecek ölçüde yerine getirilmesini istediği vasiyeti varsa miras paylaşılmadan önce bu vasiyet yerine getirilmelidir. Peygamber Efendimiz (sav), cenaze namazlarını kıldırmadan önce varislerine ölenin borcu olup olmadığını sorardı. Şayet borcu varsa, yakınlarına ödemelerini emreder, ondan sonra namazlarını kıldırırdı. Gerekçesini de şöyle izah ederdi: “Mü’minlerin ruhu, borcu ödeninceye kadar, borcu yüzünden bağlıdır.(3)
Bu gün miras paylaşımı hususunda toplumumuzda karşılaştığımız en önemli yanlışlardan birisi de, İslam öncesi dönemde olduğu gibi, kadınların mirastan mahrum bırakılmasıdır.
Deli Battal'a BalBal Taşı Uygun Olmazmı?
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
"Evvela millete TARİH'ini, ASİL bir MİLLET'e mensup bulunduğunu, BÜTÜN MEDENİYETLERİN ANASI olan İLERİ bir MİLLET'in çocukları olduğunu göstermeliyiz." M. Kemal Atatürk
Atatürk'ün dediği gibi halkımıza, çocuklarımıza tarihi öğretmeni yanı sıra bu günlere nasıl gelindiğini hatırlatmak gerekir. Bu sebepledir ki biz emirdag.com.tr olarak 1921'li yıllarda Emirdağ'da yaşanan bir olayın, "Turgut Özakman'ın Şu Çılgın Türkler Kitabına konu olan" kasabanın delisi Deli Battal'ın adına bir anıt taşın dikilmesi uygun olacağını düşünüyoruz.O dönemde halkımız savaşa canla başla katılmış. Varını yoğunu ortaya sermiştir. Bunlardan biridir Deli Battal. Deli Battal'ın hikayesi...
Memleketin her köşesinin işgal edildiği, bütün tersanelere girildiği, gaflet ve delalet içinde düşmanla işbirliği içinde bulunanların kardeşi kardeşe vurdurduğu karanlık günlerde….Ülke uçurumdan uçuruma yuvarlanmaktadır. Atatürk ve dava arkadaşları Samsun dan Ulusal Yürüyüşü başlattılar. Ulusu örgütlediler. Yeni bir ordu kurdular. Ancak, ordunun silahı ve elbisesi, iaşesi yoktu. Atatürk Kaymakamlara emir gönderdi, ordunun iaşesine ve giyimine yarayacak her şeye el koyun. Bu emri alan Emirdağ Kaymakamı, halkın nasıl davranacağını bilemiyor ve yalpalıyordu. Odasında tereddüt içinde iken kapısı vuruldu. Kapıda Emirdağın delisi belirdi. Ona Deli BATTAL derlerdi. Kaymakam öfkelendi:
-“Baksana çalışıyoruz çık dışarı.”
-Deli Battal, kızma beyim onun için geldim. Duydum ki Kemal’ in Askerleri çıplakmış. Allah şahidimdir üzerimdekinden başka çamaşırım yok. Çoraplarımı getirdim. Şimdi yıkadım, temizdir.
-Deli Battal, çoraplarını ve çarıklarını çıkarıp Kaymakam’ ın önüne koydu. Çıplak ayaklarıyla huzur içinde çıktı.” Gitti.
Kaymakam halktan kuşkulandığı için pişmanlık duydu. Sakarya savaşından sonra Türk Ordusu Emirdağ’ a girdiğinde Yunan Ordusu’nun cephanesinin yerini gösteren Deli BATTAL’ dır. Deli Battal Yunan Ordusu’nun artçı birliklerince şehit edilecektir. Bu memleketin delisi bile yeri geldiğinde şahadet şerbetini milleti için tereddüt etmeden içer.
Siyaset Saygısızca Yapılmamalı
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Uzun bir bekleyiş sonrası AKP kararını verdi, doğru yada yanlış seçmenin tavrını sandıkta göstermesi ve oyunun rengi ile gerekli yerlere gerekli mesajları iletmesi gerek. Taraf olmak ve siyasi hayal kırıklığı saygısızlığı gerektirmez. Açıklama yapıldıktan hemen sonra haber portallarının çanak tutmasıyla başlatılan ve belden aşağı cümlelerle dolu adına yorum dediğimiz eleştirilerden adeta utanır oldum. Herkes bilir AKP yönetimine muhalif insanların başında gelirim. Ama bu muhalefetimi hiç bir zaman seviyesizleştirmedim. Hiç kimse saygısızca kaleme aldığım bir yazımı okumadı. Eleştirmek her insanın hakkı ama hakaret ve kişilik haklarına saygısızlık işte buna karşıyım. AKP yönetimi seçimini yapmıştır ve Cengiz Pala demiştir. Beğen sekte beğenme sekte bunun dönüşümü yoktur. Kararlarına saygı duymaktan başka da bir şey yapmamalıyız. Buradan özellikle haber portallarındaki arkadaşlarımı uyarıyorum. Sebep ne olursa olsun medeni cesaretlerini gösteremeyip rumuz kullanan ve eleştirilerinde hakarete varan sözler sarfeden yorumları onaylamayın. Çünkü yavaş yavaş bu işin cılkı çıkmaya başladı. Toplumda farklı reaksiyonlara yol açan bu gibi girişimler yarardan çok zarar verir. Dedikodu haberciliği yada sansasyonel haber kavramı
Hiç bir zaman topluma fayda getirmemiştir. Gel gelelim özellikle yerel seçimler toplumun hislerinin en yoğun olduğu dönemlerdir ve bu dönemlerde birey hissi davranarak ani karar verebilir. Kısacası hiç de istenmeyen olaylar yaşanabilir.Şimdi bütün bu söylemlerden sonra siyaset saygısızca yapılmamalıdır diyor ve yarışa katılan tüm adaylara bir kez daha başarılar diliyorum.
Evet merakla beklenen adayını AKP açıkladı,doğru yada yanlış karar verdikleri hakkında bir şey söylemek istemiyorum kararını seçmen verecek ama yönetimi bekleyen çok büyük bir sıkıntı hala çözülmüş değil. Davulga iki aday arasında kalan AKP henüz kararını vermedi en azından benim bu yazıyı yazdığım dakikalarda isim netleşmedi.
Fakı Edeer- Çiçeklerdemisin
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Videolar
Fakı Edeer'den kendi yazdığı ve bestelediği Türküsü Çiçeklerdemisin
Alışverişte Dikkat Edilecek Hususlar
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
İnsanların en hayırlısı insanlara en yararlı olandır. Ticaret erbabı da, toplumumuzun insanlara en çok faydası dokunan bir kesimidir. Her insan, yiyecek, içecek, giyecek gibi ihtiyaç duyduğu şeyleri bizzat temin edemez. Ticaret ehli kimseler insanların istediği malı, istediği eşyayı temin ederek toplumun istifadesine sunarlar. Bu bakımdan Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) güvenilir ve doğru bir ticaretçinin kıyamet gününde sıddıklarla, şehitlerle beraber olacağını müjdelemişlerdir.Her hususta olduğu gibi ticaret hususunda da doğruluk, dürüstlük her müslümanın şiarı olmalıdır. Rasuli Ekrem (s.a.s.) bir yiyecek satıcısına uğramış, mübarek elini, satışa sunulan bir hububat yığınına sokmuş, eline yaşlık bulaşmıştı. Satıcıya "Nedir bu yaşlık?" diye sorduğunda satıcı: Ya Resulallah! Biraz önce yağmur yağdı da ıslandı, karıştırdım, yaş kısmı altına geçti, demiş, bunun üzerine Peygamberimiz (sas): "O yaşlık üzerinde kalmalı idi" buyurmuş ve eklemişti: "Bizi aldatan bizden değildir."(1)
İbn-i Ömer (ra) diyor ki: Bir satıcı, malını müşterilerine övüyordu. Rasulullah yanına vardı, övdüğü malı yokladı. Malın kalitesi düşüktü. Buyurdular ki: "Her malı kendi değerine göre satmalısın, bizi kandıran bizden değildir."(2)
Sayfa 460 / 497














