Emirdağlı Zehra Sayın’ın BELÇİKA’da Başarısı
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Emirdağlı Zehra Sayın, Belçika’da Brüksel'in en büyük ve ünlü Güzel Sanatlar Sarayı ‘’PALAIS DES BEAUX-ARTS’ın Yönetim Kurulu üyeliğine atandı.
193 ülkede faaliyet gösteren ve temsilciliği bulunan Uluslararası Special Olympics’in Belçika Ceosu Zehra Sayın; bu defa Brüksel'in en büyük ve ünlü Güzel Sanatlar Sarayı PALAIS DES BEAUX-ARTS’ın Yönetim Kurulu üyeliğine atandı.
‘’Special Olympics’’; engelli kişilerin spor faaliyetleri ile toplumsallaşmaları konusunda çalışmalar yapıp etkinlikler düzenleyen uluslararası bir kuruluştur. Bu kuruluşun Ceosu Zehra Sayın, buradaki başarıları ile Belçika Türk toplumunun gurur kaynağı olmuştu. Zehra Sayın, halen bu görevini de sürdürmektedir. Sayın’ın Brüksel'in en büyük ve ünlü Güzel Sanatlar Sarayı ‘’PALAIS DES BEAUX-ARTS’ın Yönetim Kurulu üyeliğine de atanması EMİRDAĞLILAR arasında memnuniyetle karşılandı.
Emirdağlı şair/yazar Kâmil Sayın’ın kızı olan Zehra Sayın’ın; Uluslararası kuruluşlarda başkan ve yönetim kurulu üyesi olarak görev alması EMİRDAĞLILAR tarafından gurur verici başarılar şeklinde değerlendirildi.
EMİRDAĞLI, Zehra Sayın Kimdir?
Toki 2. Etap İçin Çalışmalar Başladı
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
2019 Yılında başvuruya acılan Toki 2. Etap için çalışmalar başladı. 27 Ocak 2021 tarihinde ihalesi yapılan Toki 2. etapda 174 daire yapılacak.
28 Mayıs tarihinde başlanan çalışamalr hakkında Emirdağ Belediye Başkanı Serkan Koyuncu "Söz verdiğimizden de fazlasını yerine getiriyoruz. Emirdağ TOKİ 2. Etabın ilk kazmasını vurduk.
174 dairelik inşaatımız bugün itibari ile başladı.
56 projemize ilave olarak başlatilan TOKİ Sosyal Konutları projesi başvuru yapan hemsehrilerimize ve ilçemize hayırlı olsun.Kazasız belasız süresinde tamamlanarak hemşerilerimizin sağlıkla yuvalarına kavuşmalarını temenni ediyoruz.
Tabii yine bu hizmetimiz de kendiliğinden gelmedi.
ESKİ PINARBAŞI
- Ayrıntılar
1970 yılında Lübnan iç savaşı patlak verdi. Ben de Beyrut-İstanbul arası çalışmayı bırakıp, Bussing otobüsü sattım. Emirdağında Eczacı Mustafa Çelik’ten minibüs aldım. Minibüsüm yürüyen mutfak gibiydi. Bu minibüs çok yük taşıdı: Pazarcı taşıdı, Avrupa’ya giden gelen gavurcuları taşıdı, abdal, çingen, deli (veli) taşıdı. Keşiflerde hakim taşıdı, avukat taşıdı, zabıt katibi taşıdı, insan, insanlık taşıdı, adalet ve koskoca bir vicdan taşıdı…
Balıkesir Kepsut’tan 15 metre cepli germe getirttim. Sakarya’nın bir kolu olan Pınarbaşı mekanımız olmuştu. Pınarbaşına iyice alıştım. Germeyle balık tutuyom. Kumyaran, sazan, sarı balık…asıl gün battımı kızılkanat… Temizleyip tavada pişirip yiyom. Minibüsümde herşey var.
Balık deyince… 1970 yılı ahbaplar İstanbul’dan ava gelirken, Yeniköy’den tanıdığım Avusturalya, İstanbul, Kanada, ABD arası ticaret yapan gayrimüslüm Şinok, ailesi Maro, oğlu Yahni, kızı Anastasia’yı da Emirdağına getirmişlerdi. Benim evde misafir etmiştim. Onları ailecek Pınarbaşı’na götürmüş, balık tutmuştum. O vakit kızılkanat çoktu. Tavada yaptım, çok beğenmişlerdi ve Şinok:
-“Halis, ben dünyanın bir çok yerinde tatlı su balığı yedim, bu kadar lezzetlisini burada yiyorum.” demişti.
Gambur Bekir (Bekir Vanli)
- Ayrıntılar
Bir dönem Emirdağında nerde gariban, deli (veli), abdal kimler varsa onlarla oturup kalkıyodum. Arabama alıp gezdiriyom. Herkesin acayibine mi gitti ne? Beni “kimlerle arkadaşlık yapıyo” diye, nedenini bilmeden yargıladılar. Belki dalga geçtiler. Bilmiyolar ki hepsi bir derya, kitap. Herşeyden önce onlar da insandı. Memleketimin elinden tutulmamış garipleri idi.
Takside hafiften demleniyorum. Baktım Gambur Bekir geçiyo. Benimle yaşıttı. İçki insanın kafasını çalıştırır. İğneyinen kuyu kazdırır. Kendi kendime:
-“Babam buna çarpmasa, bu da benim gibi sapa sağlam olacaktı, bunun sebebi vebali Babam.” dedim.
Korna çaldım, baktı. Çağırdım, geldi. Kapıyı açtım, buyur ettim, bindi oturdu.
-“Bekir bundan sonra benim kardeşimsin, ne dersen o olacak, ölene kadar kardeşim olarak kalacaksın.” dedim.
-“Sağol Halis gardaşım.” dedi.
Öyle de oldu. Epey samimi olduğum zaman:
YUNUS EMRE VE MOLLA KASIM
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı
İşitin Ey Yarenler adlı Yunus Emre’ye ithaf ettiğim şiir kitabımda Molla Kasım bendinde;
‘’Bir ikindi vaktidir Sakarya’nın Porsuk’u konuk aldığı zaman
Gölgelerin ötesinden gelir sancılı doğuşların müşfik sesleri
Evcil hüzünler dolaşır Anadolu yaylasının duygu arılığında
Muradını alamamış girdaplarda ince sızılar döner durur
Münzevi karanlıkların içinde kaybolur insan çoğu kez
Bir isyan çığlığı kırılır inkârın çukurunda kör fitnenin kanadı
Mahcup pişmanlıkların içinde depreşir kayıp hüviyetli şehirler
Şüphen kurtuluş müjdesi olsun kuşa balığa ve insana
Ey Molla senin elindeyse dört kapının ışıktan anahtarı
Durma dört kapıdan gir içeri sırasıyla ve ürkmeden’’ demiştim.
Burada imgesel bir anlatımla Molla Kasım’ın kendi anlayışına göre Yunus Emre’nin aykırı, haram ve sakıncalı bulduğu şiirleri yakmasını ve suya atmasını ifade etmiştim.
Karayolları Trafik Haftası Etkinliklerle Kutlandı
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Emirdağ’da ‘Karayolları Trafik Haftası’ çeşitli etkinliklerle kutlandı. Haftanın kutlanmasından sürücüler memnun oldular.
1-7 Mayıs 2021 tarihleri arasında kutlanan ‘Karayolları Trafik Haftası’ etkinlikleri kapsamında; Emirdağ İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri ve İlçe Jandarma Trafik ekipleri tarafından Emirdağ’da çeşitli etkinlikler yapıldı ve Trafik kurallarına uyulması çağrısı yapıldı. ‘Karayolları Trafik Haftası’ kapsamında; Emirdağ İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ve İlçe Jandarma Trafik ekipleri, bir dizi etkinlikler planladı.
Tam kapanmaya denk gelen hafta kapsamında; ‘Evdeyim Ama Trafik Kuralları Aklımda’, ‘Trafikte Her Yıl Daha İyiye’ ve ‘Emniyet Kemerimi Unutmam’ sloganlarıyla sürücülere trafik kuralları ile ilgili broşürler dağıtıldı. Emirdağ Belediyesi hoparlöründen vatandaşların duyarlı hale gelmesi ve trafik konusunda bilinçlendirilmesi amacıyla anonsların yapıldı.
Devamını oku: Karayolları Trafik Haftası Etkinliklerle Kutlandı
RAMAZAN EDEBİYATI
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı
Edebiyat toplumun aynasıdır. İnsan ve toplumu ilgilendiren herşey edebi-estetik disiplin dikkate alınarak edebiyatın konusu olabilir. Din, insan ve toplum hayatında önceliği olan bir kurumdur. Oruç tutmak,İslâm’ın şartlarından farz olan bir ibadettir. Ramazan, Kameri ayların dokuzuncusu olup oruç bu ayda tutulur.
Ramazan inanç, kültür ve gelenek olarak Türk millletinin önemli bir değeridir. Teravih, iftar, sahur, Kadir Gecesi inancın toplum üzerindeki yansımalarını gösterir. Öte yandan atasözleri,deyimler, maniler, ilahiler ve şiirlerle dopdolu geçen ramazan, edebiyat alanına da farklı etkiler yapmıştır. Ramazan gecelerinde yapılan eğlenceler toplum tarafından beğenilerek izlenmiştir. Yardımlaşma duygularının zirve çıktığı bu ayda suçun her türlüsünde azalma olduğu bir gerçektir. Oluşan manevi hava, her kesimi çekim sahasına alarak sevgi ışıltılarının gönülleri aydınlattığı, davranışlarda görülmektedir. İnsanların ruhlarında yanan mahyalar, fazilet ve hikmetin güzellikleriyle çorak bozkırları çiçeklendirmektedir. Türk kültür ve medeniyetinin mühim bir öğesi olan ramazan, yüzyıllardan beri Türk milletini ortak değerlerde birleştirip bütünleştirmektedir.
Türk edebiyatı bünyesinde bir ramazan edebiyatı doğmuş, Ramazaniye adıyla bir edebi tür oluşmuştur. şık, tasavvuf ve divan edebiyatnda yoğun olarak işlenen Ramazaniyeler günümüzde de örnekler vererek geleceğe doğru uzanmaktadır.
Enderunlu Fâzıl’dır. Sâbit, Nazîm, Edirneli Kâmî, Nedîm, Koca Râgıb Paşa, Şeyh Galib, Enderunlu Vâsıf, Sünbülzâde Vehbî gibi isimler ramazâniyye şairleri arasında sayılabilir.
Yakın zaman şairleri de ramazan şiirleri yazmıştır. Mehmet Akif Ersoy, ramazanı dizelerine şöyle aksettirir:
Sayfa 74 / 501














