YAPMA MÜCAHİT
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Hakiki Kabakçı
Telefonu ezan alarmı çaldı
Koştu tuvalete girdi Mücahit
İstibra, istinca havada kaldı
Çeşmenin başına vardı Mücahit
Abdest'e çemredi paçayı, kolu
İlk başladığı yer ayağın solu
Allah bilir ama abdest defolu
Seccadeyi yere serdi Mücahit
Tam da ilk sünnete niyet ederken
Vesvese bu defa geldi pek erken
Sünnet kılmasam mi kılsam mi derken
Namazın farzına durdu Mücahit
Subhaneke diye başlar okuma
Arabayı verdi yıllık bakıma
Transfer yaptı tuttuğu takıma
Namazdayken kadro kurdu Mücahit
Bir müddet sonraysa rükuya gitti
Düşen kimliğini cebine itti
Pantolonun ütü yerinden tuttu
Yukarıya doğru gerdi Mücahit
Secdede de yine huşusu yoktu
Açılan atleti içine soktu
O ara kolunda saate baktı
"Şu namaz bi bitsin" derdi Mücahit
DEDEM AHMET ÇAVUŞ
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı
Adını ve ülküsünü taşımakla gururlandığım dedem Ahmet Çavuş, Yemen ve İstiklal Savaşı Gazisi olup 1893-1974 yılları arasında yaşamıştır. Dedeli- nineli büyük aile ortamında yetişip büyüdük. Bu yüzden kültürel değerlerimizi yaşayarak davranış haline getirdik. Şahsen tarih bilincini, şiir bilgisini ilk ondan kazandım. Osmanlı’nın son askerlerindendi. Yedi kardeşinin dördü cephelerde şehit düşmüştü. Mustafa (Ibık) 1883-1918 Yemen, Ali (1889-1911) Edirne, Salih (Karabıyık- 1890-1912) Kudüs, Mehmet (1891-1919) Batı Cephesi’nde kalmıştı.
Dedem; 1914’te Yemen 117.Nizamiye Alayı, 2.Tabur, 2.Bölükte asker olmuş, aynı askeri birlikte çavuş rütbesiyle görev yapmıştır. Yemen görevi sırasında kahramanlıklarından dolayı Cedit Yemen madalyası ile taltif edilmiştir. Yemen’in işgal edilmesi üzerine İngiliz, K.7 Kumandanlığının 07.11.1918 tarih ve 111-100 numaralı emrine atfen esir alınmış, Mısır- Seydibeşir Kampında 2 yıl tutulmuştur. Adı geçen esir kampında dezenfekte etmek bahanesiyle krizol havuzuna atılmış ve diğer Türk esirleri gibi ömrünün son sekiz yılını kör olarak geçirmiştir.
Emirdağ’a döner dönmez, Ağustos 1919’da Emirdağlılar tarafından kurulan ve Arif Bey’in komutanı olduğu Karakeçili Alayı’na yazılmıştır. Arif Bey’in bir suikast sonucu şehit edilmesine kadar
( 11-12 Mayıs 1920) alayda fiili olarak görev almış, iç isyanların bastırılmasında yararlıklar göstermiştir. Daha sonra Batı cephesinde bulunmuştur. Yunan kuvvetlerine karşı çeşitli görevleri üstlenmiştir.
Gazilik maaşını hak ettiği hâlde ‘’vatan ve millete yapılan hizmetin bedeli, hiç bir maddi şeyle ölçülemez.’’diyerek kabul etmemiştir.
Emirdağ Belediyesinden Ücretsiz Pomem Kursu
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Emirdağ Belediyesinden Polis Adaylarına Ücretsiz POMEM Spor Kursu Emniyet Genel Müdürlüğünce 8.000 Polis alınacağı hakkında yapılan duyurunun ardından Belediye Başkanı Serkan Koyuncu’nun talimatıyla harekete geçildi.
Belediye Başkanlığı tarafından yapılan protokol ve görüşmeler neticesinde İlçe Spor Müdürlüğümüz bünyesinde polis adaylarımız için ücretsiz POMEM (Polis Meslek Eğitim Merkezi) spor kursu açılmıştır.
Gençlik Spor İlçe Müdürlüğümüze bağlı Kapalı Spor Salonu'nda uzman eğitmenler tarafından verilecek olan kurslarımız sayesinde polis adaylarımız fiziki yeterlilik sınavlarına hazırlanabileceklerdir.
SİRAC-ÜL HİND
- Ayrıntılar
Yaktı meşalesini zulme karşı,
Hürriyet istedi halkına,
İngiliz yönetimine dur dedi,
Hindistan'da hadis alimi.
Abdulazîz Dehlevi büyük alim,
İngiliz idaresine karşı,
Halkına direnmelerinde,
Ön ayak oldu mübarek..
Kur'andan ayrı düşenler,
Peygamberimizin sünnetinden
Ayrılanlara ,müslümanların içine düştüğü
Zor ve kötü hallerin bundan olduğunu anlattı.
Abdülazîz Dehlevi şöyle der;
"Birisinden yardım istenirken,
Yalnız ona güvenilirse,
Allahû Tealanın yardımına mazhar olduğu,
Düşünülmezse haramdır."
Allah'a güvenirse, o kulun Allah'ın yardımına
Mazhar olduğu düşünülürse,
Sebep yarattığı ve o kişinizde sebep olduğu ,
Düşünülürse Caiz olur.
SEN SENİ BİL SEN SENİ
- Ayrıntılar
Hz ADEM’den olan Hz.HAVVA’dan doğan herkese Selâmün Aleyküm.
Atamız ceddimize Cenab-I Hakkın
İlk olarak yarattığı eşref-i mahlukatın en şereflisi ,meleklerin secde ettiği ve iblis lainin secde etmeyi reddettiği ilk insan olan Hz. Adem atamıza eşi Hz. Havva anamıza yapılan bu çirkin ve çirkef hakareti kınıyor ve iğreniyoruz.
Her dinden insanların atası herkesin babası ,anasıdır…Hz Adem ,Allaha ilk hamd eden ve tövbe edendir.Seçilmişlerin ilki , yeryüzündeki Allahû Teâlânın ilk halifesidir.
Destek çıkan soysuzlara da sözümüz.
Mukaddesatımıza ,dinimize ,nesebimize yapılan bu sözlü daldırıyı yapana diyoruz ki ;”sen insan değilsin,
hayvanda değilsin,
İblisin neslinden gelmişsin belli.
Bari nüfus kâğıdındaki İslâm yazısını sildir, sende bizde bu düştüğün komik ve acınası haline şaşmayalım.sen nasıl bunu rahatlıkla müslüman olan bir ülkede söyleyebilirsin? Bu cesaretin nerden ve kimden? Bizlere rağmen bu ne kendini bilmezlik! Bitimiz kadar sevmeyiz seni ,hiç hazzetmeyiz senden.Bize rağmense neden söylüyor sizce ?
Bana ne diyor işimize bakıyoruz değil mi ?
ARİF BEY’İN KATLİ VE KARAKEÇİLİ ALAYININ DAĞILMASI
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı
Milli Mücadele döneminde Kuva-yı Milliye’yi en fazla meşgul eden iç ayaklanmaların başında Anzavur isyanları gelmektedir. Çanakkale, Balıkesir, Adapazarı, Kocaeli, Düzce gibi yerleşim bölgelerinde çok etkili olan bu isyan; Padişah, İngiliz ve Yunanlılar tarafından maddi ve manevi olarak desteklenmiştir. Kinci, gaddar, azgın anlamlarına gelen Anzavur, dini duygular ile etnik kimliğini öne çıkararak çok taraftar toplamıştır. Uzun uğraşlardan sonra Ahmet Anzavur öldürülmüş, çetesi de dağıtılmıştır.
Mustafa Kemal Paşa, Nutuk’ta Anzavur ve Düzce İsyanları bölümünde Yarbay Arif Bey Müfrezesinden bahseder: ‘’Bizim bu isyan bölgesine gönderdiğimiz kuvvetler şunlardı: İki tabur piyade, sekiz makinalı tüfek, iki sahra ve iki dağ topundan kurulu Yarbay Arif Bey Müfrezesi.’’
Arif Bey, Kuva-yı Milliye’yi zora sokmaya çalışan ve isyanı boyunca pek çok vatan evladını feci bir biçimde katleden bu katiller sürüsünü ortadan kaldırmak için olağanüstü gayret göstermiştir. Bu konuda, Prof. Dr.Osman Köksal ;‘’Geride Kalmış Bir Kuva-yı Milliyeci: Kaymakam Bayatlı Arif Bey ve Karakeçili Müfrezesi’’ adlı makalesinde ayrıntılı bilgiler verir: ‘’Arif Bey, Kızılcahamam’daki kısa süreli konaklaması sırasında, bir yandan yeni kuvvetlerin katılımını bekleyip göreve hazırlanırken, diğer yandan civardaki köylüleri millî hareket lehine kazanmak için faaliyetlerini sürdürmekte ve bunlar arasından Kuva-yı Milliye saflarına gönüllü yazmaktaydı. Ancak 11/12 Mayıs gecesi beklenmedik bir şekilde çadırında uyurken basına aldığı bir mavzer kurşunu ile şehit edildi. Onun müessif ölümü, gerek kendi birliğinde, gerekse kamuoyunda büyük üzüntü ve tepkilere neden oldu.’’
Anzavur’u ortadan kaldırmak üzere yola çıkan ve çevre halkın güvenini kazanan Arif Bey’in bu şekilde şehit edilmesi ve konunun aydınlatılamaması türlü senaryoların üretilmesine sebep olmuştur.
Mustafa Kemal Paşa, Büyük Millet Meclisi’nin 17 Mayıs Pazartesi günü yapılan toplantısının ikinci gizli oturumunda Arif Bey olayı ile ilgili şunları söyledi: “Son verdiğim malûmatta Arif Bey kumandasında bir müfrezemizin Yabanâbâd’a (Kızılcahamam) geldiğini ve oradaki Kuva-yı Seyaare ile birleştiğini arz etmiştim. Bundan dört beş gün evvel Arif Bey bir kazaya uğradı. İhtimal ki işitmişsinizdir. Kendisi Yabanâbâd’da çadırında yatarken öldürülmüştür. Şimdiye kadar yaptığımız tahkikat neticesinde sarih noktaya iktiran edemedi. Bunun ya dahilden veya hariçden vukû‘una kat‘î bir emare elde edemedik. Bazıları diyorlar ki kendisinin sedîdüttab‘ı ve harekât esnasında maiyetine biraz tazyikâtta bulunmuş olması gibi sebeplerle, doğrudan doğruya kendi etrafında bulunanlardan bu kazanın sadır olabileceğine ihtimal veriyorlar. Fakat yine bazı malûmat vardır ki bunun yakınına sokulan kimseler tasmîm etmiş ve bu suretle vak‘a husûle gelmistir. Her halde sarih ve kat‘î bir malûmat yoktur. Ma‘mâfih tâbiki
Devamını oku: ARİF BEY’İN KATLİ VE KARAKEÇİLİ ALAYININ DAĞILMASI
Şahin Ünver
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Biyoğrafiler
Emirdağ eşrafından Arabacı Gülü diye bilinen İbrahim ÜNVER ile Ayşe ÜNVER oğlu, 10.02.1958 Emirdağ doğumlu Şahin ÜNVER; ilkokul, ortaokul ve liseyi Emirdağ’da okumuştur. Yüksek Öğrenimini önce Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilgiler bölümünde ve daha sonra Anadolu Üniversitesi Tarih bölümünde lisans tamamlama eğitimi alarak tamamladı.
1980 yılında Emirdağ Lisesinde öğretmenliğe başladı. Ardından Hatay- İskenderun İmam Hatip Lisesinde öğretmen olarak görev yaptı. Daha sonra Afyon-Emirdağ Lisesinde Müdür Yardımcılığı, Emirdağ Örenköy ve Adayazı Ortaokul Müdürlüğü, Emirdağ Anadolu Lisesinde Tarih Öğretmenliği ve yine aynı okulda Okul Müdürlüğü görevlerinde bulundu. 2001’den itibaren Aydın-Nazilli, Denizli-Acıpayam, Afyonkarahisar – Emirdağ, Aydın – Sultanhisar İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü olarak görev yaptı.
Sayfa 62 / 501














