Hatice-Tahire-Kübra
- Ayrıntılar
Kırk yaşında gelen nimet,
Verdi Allah ona en büyük saadet,
Soyu güzel asaletli,
Tahire,Kübra,Hatice..
İslama girmeden önce,
Konuşulurdu iffeti,
Babası Hüveylid,
Kureyşin en ileri tüccarı.
Yüce gönüllü ve ahlâklı,
Güvenilir ticarette,
Büyük kervanlar sahibi,
Temizlerden Tahireydi.
Hira dağların dağı,
Mekkeye bakar yönü,
Bir hayli de yüksek,
Mesafesi uzaktır.
Anaların hası Hatice,
Çıkardı evinin çatısına,
Hira da duran efendisini,
Beklerdi sevdasını.
“Ey Hatice neden yaparsın böyle,
Hava çok sıcak,
Yaşlı vücudun,
Yorgun düşecek.”
“Benim efendim,
Güneşin altında,
Ben gölgede,
Duramam ondan sebep.”
Muhabbet ve birlik,
Eşler arasında olmalı,
Bize örnek oldun,
Yaşayarak gösterdin bunları.
İçimizden Başarılı Bir Kadınımız
- Ayrıntılar
Sizlerle paylaşmak istediğim Emirdağ’ımız adına sevindiğim bir durum oldu. Teyzem İsmet Dönmez ve eniştem Tevfik Dönmez kızı Figen Dönmez Aslan kendisi biyoloji öğretmenidir. Ankara da yaşamaktadır.
Teve 2 de yayınlanan Kelime Oyunu yarışmasında ilk önce günün birincisi daha sonra haftanın birincisi ve en sonunda da 9800 tam puan alarak rakiplerini geride bırakıp ayın birincisi de olmuştur. Bu program 6 Mart pazar akşamı teve2 de saat 19.45 de yayınlanacak hemşehrilerime duyurumdur. Gurur duydum kuzenimle maşAllah, barekAllah. Teyzem gibi akıllı , kıvrak zekalı ,dikkatli. Seydi Boz abim de İsmet teyzem yıllar geçse de bir konu sorduğunuz da noktası virgülüne kadar hatırlar ve anlatırdı der. Bu durum herhalde genlerle ilgili, işin doğrusu Seydi Boz abimde her konuda geniş malumat sahibidir .Hafızası çok güçlüdür ve çok tatlı bir anlatış üslubu vardır .Kendisini uzun süre keyifle dinlersiniz. Ayaklı kütüphanedir.
Kuzenim Figen Dönmez Aslanı tebrik ediyor ,
Halis Erenoğlu'nun Aramızdan Ayrılışının 4. Yılı
- Ayrıntılar
Dört yıl önce bugün kaybettiğimiz, gerek derlediği gerekse kendine ait türkülerle Emirdağ halk müziği kültürüne büyük emekleri olan ve bu sebeple “Emirdağ Türkülerinin Babası” olarak anılan Halis ERENOĞLU’nu saygıyla anıyoruz..
Halis Erenoğlu, Emirdağ halk müziğinin en önemli ismidir. 1938 yılında Emirdağ’da doğar. Hacı Vahitler’in çocuğudur. Babasının adı Mehmet Adil, annesinin adı Hatice’dir. Çocukluğunun bir kısmı, Emirdağ’ın merkezinde bulunan ve 90’lı yıllarda yanan, üç katlı ahşap konakta geçer. Sülale küçükbaş hayvancılıkla ve ticaretle geçimlerini sürdürdüğünden, yazları yaylalarda yaylacılık kültürünün içinde büyür. Bu dönemlerde yaylada çobanlarından dinlediği türkülerden etkilenerek bu işe gönül verir. Anonim Emirdağ türkülerine kaynaklığı bu çocukluk günlerine kadar uzanır. Emirdağ türkülerin ve ağıtların birçoğunu kuzularına çobanlık yapan Çuğulu Çolak Çoban, Balcamlı İbiş gibi farklı farklı çobanlardan öğrenir. Harmana Sererler, Al Fadimem, Altınımı Ben Boynuma Dizerim türkülerini Abdal Bekteş’ten, Abdal Irıza’dan ve Abdal Musa’dan alır. Gaydalama ve düz oyun havalarını Tefçi Saniye'den; yayla türkülerinin bir kısmını Karacalarlı Kepazenin Nuri’den; Gıldolağın Ağıdı'nı Türkmen Köylü Kel Tahir’den; Bayram Bey’in Ağıdı'nı ve Balkan Savaşı’nda bacağını kaybederek İstanbul’da ölen kardeşi Hacı’ya yaktığı Ağıdı birebir Topak Kız’dan (Almalı'dan) alır. Kendi yaktığı türküleri ise kavuşamadığı sevdasınadır.
Bugün bilinen ve söylenen Emirdağ türkülerini günümüze taşıyan isim olmasının yanında kendi yaktığı türkülerle Emirdağ halk müziğini zenginleştiren Erenoğlu'na "Emirdağ Türkülerinin Babası" denilmektedir.
Devamını oku: Halis Erenoğlu'nun Aramızdan Ayrılışının 4. Yılı
Prof. Dr. Tuğrul SARI
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Biyoğrafiler
1978 yılında Emirdağ’da doğdu. İlkokulu Emirdağ Mithat Paşa İlkokulu ve ortaokulu Emirdağ Anadolu Lisesi’nde tamamladıktan sonra 1996 da İstanbul Bakırköy Lisesi’ni bitirdi. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde “Diş Hekimliği” eğitimine başladı ve 2001 eğitimini tamamlayarak yılında mezun oldu.
2002 yılında Selçuk Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı bünyesinde doktora eğitimine başladı ve 2007 yılında “Bilim Doktoru” unvanı alarak doktora programından mezun oldu.
2007-2008 yılları arasında yedek subay olarak GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Diş Kliniği’nde askerlik hizmetini tamamladıktan sonra 3 yıl boyunca özel sektörde serbest olarak çalıştı. 2011 yılında “Protetik Diş Tedavisi Uzmanı” unvanı aldı ve aynı yıl Bezmialem Vakıf Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı’na “Yardımcı Doçent” unvanıyla öğretim üyesi olarak atandı. 2012-2014 yılları arasında Bezmialem Vakıf Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekan Yardımcısı olarak görev
SEYDİ BOZ’UN MİLLİ MÜCADELE ANILARI
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı
Seydi Boz, 1898-1972 yılları arasında yaşamış, Emirdağ’da adı ve sanıyla Bozahmetler sülalesinden olup girişimci, gözü pek bir insandır. Çiftçi ve müteahhit mesleklerini icra eden Seydi Boz, 1. Dünya Savaşı ile İstiklal Harbinde bulunmuştur. Emirdağ Belediyesinde Meclis üyeliği ve başkan vekilliği yapmıştır.
Urfalıoğulları olarak da anılan Bozahmetlerin sülale kütükleri 3 hane numarasıyla Kaçarlı (Kacerli) mahallesine kayıtlıdır. Bozahmetler sülalesi Emirdağ’da üç koldan yürümektedir. Bunlar; Bozahmet’in (1815-1875 ) İki oğlundan Sazlı Süleyman’dan (1853-1925) SAZLILAR, diğer oğlu Mehmet’ten (1850-1920) BOZ kolu yürümüştür. Bozahmetli sülalesi soyadı almalarına göre de iki ana gruba ayrılır:1-Sazlıla (URFALI), 2-Çitililer (BOZ)
Soyadı yasası 21 Haziran 1934 yılında çıkarılınca Sazlılar, atayurtlarının anısına URFALI, Çitililer ise BOZ soyadını alırlar.
Mehmet oğlu HÜSEYİN URFALI (1877-1945) soyundan gelenlere Bozahmetlerin üçüncü kolu olarak KARAOĞLANLAR denilmektedir.
Emirdağ’ın işgali sırasında Seydi Boz’un babası HASAN BOZ (1874-1948) Yunan askerleri tarafından vurulmuştur. Hasan Boz, bu saldırıdan yaralı olarak kurtulmuştur.
Seydi Boz’un anıları 1972-73 yıllarında ses kaydı olarak torunu Seydi Boz tarafından alınmış, torunu Hasan Boz da bu kaydı yazıya dökerek sosyal medyada yayınlamıştır. Bu anılar, bir dönemin sosyo-ekonomik ve kültürel değerleriyle Milli Mücadele’de Emirdağ yöresinin olaylarını yansıtmak bakımından öneme haizdir.
‘’Ben babam Çitili Hasan’ın tek evladıyım. Ebemiz gelin Eşe, Kalenderoğlu Abdil Ağa’nın kızı,biz bunların torunlarıyız. 1,5 yaşında yetim kalmışım, annem Telli Dudu vefat etmiş.Eşe ebem babamın anası beni büyütüyor. Annem, Kalenderoğlu Hacı Osman’ın kızı Telli Dudu. Cerci Yusuf, İzzet Ağa, Makina Abdil, Hacı Yakup annemin kardeşleri. Dayımların soy isimleri Kalender.
YA MUHAMMED
- Ayrıntılar
Ezelden adın konmuş ,
Dünya senin hatırına kurulmuş,
Kâinat seninle dolmuş,
Adın güzel Ya Muhammed !
Anan Amine aydan aydın yüzü,
Baban Abdullah günden duru kaşı gözü,
Cennet olan evlerin de,
Sen doğdun Ya Muhammed !
Kandiller asıldı, yandı kâinat,
Kokun sardı buram buram,
Melekler saf tuttu doğumuna,
Nurun doldu fersah fersah !
Ah Mekke ne güzelsin,
İçinde en güzeli beklersin,
Şehirlerin efendisisin,
Kutlu şehir kutlu olsun !
Amine annemin rüyasısın,
Abdulmuttalibin muştususun,
Abdullah babanın yetimisin,
Sen ne güzelsin Ya Muhammed !
SİNAN PAŞA’NIN EMİRDAĞ BASKINI
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı
Asıl adı Ali Ratip olan Tekelioğlu Sinan Bey, 1891 yılında Edirne-Uzunköprüde doğdu. Harbiye Mektebinden teğmen rütbesiyle mezun olduktan sonra değişik cephelerde savaşlara katıldı.
İsitklal Savaşında Mustafa Kemal Paşa tarafından12 Kasım 1919 tarihinde Mersin dâhil, Seyhan nehrine kadar olan mıntıkayı kapsayan Batı Kilikya Bölgesi’nin kumandanı sıfatıyla millî bir ordu oluşturmak üzere görevlendirildi. Yedi maddeden ibaret olan emirde ‘’takma adının “Tekelioğlu Sinan Bey” olacağı belirtildi. Fransızlar tarafından işgal edilen Kilikya bölgesi,Ermeni işbirlikçilerden destek görüyorlardı. Bölgede Sinan Bey’in de gayretleriyle Fransız işgaline son verilmiştir. Sinan Bey, 12 Nisan 1921 tarihinde iki piyade ve bir süvari milis alayı ile Batı Cephesi'ne hareket etmiştir. Akşehir-Emirdağ yöresinde konuşlanan birlik, düşmana pek çok baskın yaparak Yunan General Papoulas’ın deyimiyle ‘’başlarına bela ‘’ olmuştur.
Mürettep Tümen, taktik ve stareteji amacıyla kurulan, gizli amaç için düzenlenmiş askeri birliktir. Mustafa Kemal Paşa’nın ‘’ezber bozan, hayâli tümen, Paşa’nın hayalet süvarileri’’ olarak anılan bu kahraman birlik, İstiklal Savaşı boyunca büyük zaferlere imza atmıştır. Yunan kuvvetlerine ani, beklenmedik, sürpriz baskınlar yapmıştır.Mürettep Tümen, askeri literatürde Atatürk’ün ‘’savaş dehası’’ olarak nitelendirilmiştir.
Tekelioğlu Sinan Bey’in ‘’Paşa’’lığı halk nazarındadır. Kahramanlığıyla halkın büyük sevgisine mazhar olan Sinan Bey, binbaşılığa kadar terfi etmiş, bir halk ‘’paşa’’sıdır.
Bir önceki yazımızda Emirdağ Baskını ile ilgili bilgiler vermiştik.
Bu yazımızda; Prof. Dr. Sadık Sarısaman tarafından hazırlanan ‘’Emirdağlıların Anılarında Milli Mücadele’’ araştırmasının Sinan Paşa Baskını bölümünü aktaracağız.*
Çok sayıda anı sahibi Sinan Tekelioğlu'nun Emirdağ baskınından bahsetmiştir. Nuri Keskin Sinan Paşa baskınına şahit olanlardandır. Onun anlatımına göre Yunan ordusunun Emirdağ'a girdiği gün, hiç kimsenin haberi yokken baskın gerçekleşmiştir. Emirdağ’daki Yunan kuvvetlerinin büyük kısmının Ankara istikametinde hareket etmesinden bir saat sonra Sinan Paşa 300 kişilik kuvvetiyle taarruz etmiştir.
Çarşıya çıktığında sonradan halkevi olarak işlev görecek olan binanın arkasına doğru geldiği sırada Sinan Paşa kuvvetleri Yunanlılara baskın yapmıştır. Sinan Paşa kuvvetlerinin bir kısmı Karacaören tarafından, Sinan Paşa'nın başında bulunduğu kol ise Adaçal tarafından su deposuna gelerek şehirde bulunan Yunan kuvvetlerine birden bire ateş etmeye başlamışlardır. Yarım saat kadar ateşe devam etmişlerdir. Bu arada Yunan kuvvetleri de onlara karşılık vermişlerdir.
Sinan Paşa kuvvetleri sokaklara dağılmış, rast gelen Yunan askerlerini vurarak öldürmüşlerdir. Bu arada Nuri Keskin hemen evine giderek silahını almış, kendisi de çatışmaya katılmıştır. İlaveten Türk kuvvetlerine Yunan askerlerinin bulunduğu yerleri tarif etmiştir. O, Sinan Paşa’nın askerlerinden birisinin vurulduğuna da şahit olmuştur. Askerin yanına gelen Sinan Paşa bu kişinin kilime sarılıp camiye götürülmesini emretmiştir. Bu arada Yunan askerlerinin bir kısmı Elhan ve Ağılcık köylerine doğru
kaçmışlardır.
Arif Okutan'ın anlatımına göre ise Emirdağ’ının Adaçal ile Karacaören mevkilerinde, güneybatı, kuzey doğu yönlerinde Sinan Tekelioğlu kuvvetleri ile Yunanlılar arasında çarpışmalar olmuştur. Yunanlılardan beş yüz–altı yüz asker öldürülmüştür. Baskının amaçlarından birisi de Emirdağ'daki Yunan fırkalarının Sakarya civarında toplanan Yunan ordusuna katılmalarına engel olmaktır.
Hacı Bozkaya da piyade ve süvarilerden oluşan Sinan Tekelioğlu kuvvetlerinin Kemerkaya–Derbent boğazından geçerek Emirdağ’a baskın düzenlediklerini söylemiştir. Bir şahidin ifadesine göre ise Türkler baskın sırasında öldürdükleri Yunan askerlerini "küllüklere gömmüşler, kuyulara atmışlardır" Sina Paşa kuvvetleri söz konusu baskını takiben şose yolu takip ederek gece Kemerkaya’dan geri dönmüştür.
Sayfa 60 / 501














